Tahiyyat Yüceler Yücesinin Huzurunda Selam

tahhiyat
Namazlarimizda oturunca mutlaka tahiyyat okuruz. Nedir Tahiyyat ve onu nasil okumaliyiz? O mübarek bir bulusmanin yâdigâridir. Gidelim yine saadet kaynaginin hayatina:
Yildiza yemin ederek basladi. Aklin bilemeyecegi, gözün göremeyecegi bir âlemden haber veriyordu. Sirlarla dolu bir âlemden, gayb âleminden…
Sözün sahibi, her seye sahip olandi; yemin ettigi yildiza, hitap ettigi insana ve haber verdigi sirli âleme. O, âlemlerin Rabbi Allah, söyle buyuruyordu:
“Battigi zaman yildiza yemin ederim ki,
Arkadasiniz (Muhammed) sapmadi ve bâtila inanmadi.
O, hevesine göre konusmaz; o (söyledikleri) vahyedilenden baskasi degildir.
Cok güçlü, kuvvetli olan (Cebrail) ona ögretti. En yüksek ufukta iken asil sekliyle dogruldu. Sonra yaklasti, derken daha da yaklasti. Iki yay arasi kadar… Hatta daha da yakin oldu.

Iste bu halde Allah kuluna vahyettigini vahyetti. Gözün gördügünü kalp yalanlamadi.

Simdi siz, onun gördükleri hakkinda kendisi ile tartisacak misiniz?

Yemin olsun ki sidretü’l-müntehânin yaninda baska bir defa daha onu gördü. Cennetü’l-Me’va da onun yanindadir. Sidreyi kaplayan kaplamisti. Göz ne sasti ne de asti.

Yemin olsun ki, Rabb’inin en büyük âyetlerinden bir kismini gördü” Necm 53/1-18

Gören, Muhammed Mustafa aleyhi’s-salatü ve’s-selâm, gösteren ise kulunu Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götüren Rahmân’di. Isrâ 17/1 Nice âyetlerini göstere göstere sidret’ül-müntehâya çikardi. Yaratilmis âlemin son noktasi olan sidreden öteye idrak sinirlarinin ötesinde bir tarzda huzuruna aldi. Ve iste o yüce huzurda Resûlullah (s.a.v), yüce Mevlâ’yi söyle selâmladi:

“Tahiyyat Allah’adir, salâvat ve tayyibat da…

Yaratilmislarin her türlü saygi ve hürmeti sadece Allah’adir, onlarin yaptiklari bütün ibadetler, dualar ve iyilikler de…”

Yüce Mevlâ Habibi’ne karsilik verdi:

“Selâm sana olsun ey Nebî, Allah’in rahmeti ve bereketleri de…”

O mübarek Resûl, bu selâma mukabelede bulundu:

“Selâm, bizim ve Allah’in sâlih kullarinin üzerine olsun.”

Melekler de bu selâmlasmadan haberdar oldular, hep birlikte sehadet getirdiler:

“Allah’tan baska ilâh olmadigina sehadet ederim. Hz.Muhammed’in (s.a.v) O’nun kulu ve Resûlü olduguna da sehadet ederim.” Aynî, Binâye, 2/308

Nebîler Nebîsi’nin mi’racindan bizim mi’racimiza… Namaz müminin mi’raci, Rabb’i ile görüsmesi. Her namaz, o büyük mûcizeyi yasayabilme firsati…

Mi’racimizda, mi’racin sahibi Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v) rehberimiz. O, namazlarimizdaki her oturusumuzda yüce Mevlâmiz’la nasil selâmlasacagimizi ögretti. Rehberlerin en güzeline yarasir biçimde.

Yüce huzurda simdi kendimizin oldugunu biliyoruz. Ve her tahiyyatimizda Cenâb’-i Mevlâmiz’a önce hürmetlerimizi arzediyoruz:

“Tahiyyat Allah’adir, salâvat ve tayyibat da…

Yaratilmislarin her türlü saygi ve hürmeti sadece Allah’adir, onlarin yaptiklari bütün ibadetler, dualar ve iyilikler de…”

Ve Resûl-i Ekrem Efendimiz’i (s.a.v) selâmliyoruz:

“Selâm sana olsun ey Nebî, Allah’in rahmeti ve bereketleri de…”

Niyahet kendimize ve Allah’in sâlih kullarina dua edip, sehadet getiriyoruz:

“Selâm, bizim ve Allah’in sâlih kullarinin üzerine olsun.

Allah’tan baska ilâh olmadigina sehadet ederim. Hz.Muhammed’in (s.a.v) O’nun kulu ve Resûlü olduguna da sehadet ederim.”

Unutmamak gerekir: Allah bize çok yakin, biz ise inandigimiz ve teslim oldugumuz kadar…

-

Fikhin Aydinliginda Ibadet Ve Hayat – Kemal Yildiz – Semerkand

Popularity: 1%

Yorum yapmaya ne dersin?

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Anayasanın bazı maddelerinde öngörülen değişiklik için 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumda ne yönde oy kullanacaksınız?

View Results

Loading ... Loading ...