<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iSLAMDENiZi iSLAM iSLAMiC MUSLiM iSLAM DiNi CHAT SiTELER WEBSiTES</title>
	<atom:link href="http://www.islamdenizi.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamdenizi.net</link>
	<description>iSLAMi SOHBET</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 13:35:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Evliliğin ilk dönemleri neden tehlikeli?</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/evliligin-ilk-donemleri-neden-tehlikeli.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/evliligin-ilk-donemleri-neden-tehlikeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 13:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAMi HAYAT]]></category>
		<category><![CDATA[aileler nedne yok oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[biten evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[Eski evliliklerde tehlikeler neden azdı?]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sırları]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilikleri krizden kurtarmak için]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüz evlilikleri ne durumda?]]></category>
		<category><![CDATA[Tehlikelerin karşısında durabilmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1125</guid>
		<description><![CDATA[Farklı aileden, farklı kültürden gelen ve iki ayrı kişiliğe sahip kadın ve erkeğin oluşturduğu evlilik zannedildiği gibi kolay elde edilmiyor. Evlenmek, yuva kurmak kolay da, ömür boyu o birlikteliği sürdürmek beceri istiyor. O birlikteliğin içinde bulunan sosyal, kültürel, ekonomik, dinî, fikrî, duygusal ve geleneksel sorunlar gelecek için büyük önem taşıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı aileden, farklı kültürden gelen ve iki ayrı kişiliğe sahip kadın ve erkeğin oluşturduğu evlilik zannedildiği gibi kolay elde edilmiyor. Evlenmek, yuva kurmak kolay da, ömür boyu o birlikteliği sürdürmek beceri istiyor. O birlikteliğin içinde bulunan sosyal, kültürel, ekonomik, dinî, fikrî, duygusal ve geleneksel sorunlar gelecek için büyük önem taşıyor.</p>
<p>Evliliğin ilk dönemindeki davranışlar evliliğin gidişatını belirlediği için bu dönemleri çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Bilindiği gibi evlilik öncesindeki dönemler, eşlerin gerçek kişiliklerini gizledikleri dönemlerdir. Eşler, söz kesme ve nişanlılık gibi dönemlerde birbirlerinin hoşuna gidecek davranışlar sergilerler. Maske takıp rol yaptıkları için ortak paydalarını belirlemede gevşek davranırlar. Evlilik sonrasında beklentileri ve kişilikleri yavaş yavaş ortaya çıktığında ise sorunlar baş gösterir. İşte esas birliktelik ve evlilik hayatı bundan sonra başlar.<br />
<span style="color: #800000;">Günümüz evlilikleri ne durumda?</span></p>
<p>Hayatta hiçbir şey kolay ve ucuz değildir. Evlilik gibi ciddi bir kurumun bedelleri vardır. Her şeyde olduğu gibi evliliklerde de sorunlar mutlaka olacaktır. Sorun yaşamayan, sıfır hata ile yürüyen evlilik yoktur. Bir düşünürün dediği gibi; &#8216;Sorunsuz hayat, zevksiz hayattır. Önemli olan sorunlarla mücadele edip onların üstesinden gelebilecek iradeyi ortaya koyabilmektir&#8217; Yeni evlenenler, evlilik öncesinde sorunlara hazırlıklı olmalı ve bunlarla mücadele edebilecek güçte kendilerini hazırlamalı. Burada anlatmaya çalıştığımız sorunların krizlere dönüşmemesidir. Günümüzde krize dönüşen evliliklerle ilgili yurt içi ve yurt dışındaki üniversitelerde yapılan araştırmalar var. Şimdi bu araştırmaların ortak paydalarını sizinle paylaşalım.<br />
<span style="color: #800000;">Eski evliliklerde tehlikeler neden azdı?</span></p>
<p>Eski evliliklerde geçimsizlikler daha az yaşanıyordu. Çünkü insanların beklentileri bugünkü kadar değildi. Eski insanlarda sabır ve tahammül vardı. Zorluklarla mücadele edebilecek iradeleri vardı, aşırı hırsları yoktu.</p>
<p>Çok değil bundan 35-40 sene öncesinden bahsediyoruz. Kırk sene öncesinin evliliklerinde sorunlar 10 veya 15 senelerinden sonra baş gösteriyordu. Bu sorunların çoğu da alkol, kumar ve ihanet gibi sorunlardan oluşuyordu. Ekonomik sorunlardan dolayı boşanan insanlar yoktu, olsa bile çok azdı. O dönemin insanları ufak tefek sorunlar yüzünden evliliklerini tehlikeye sokmuyorlardı. Sorunlarla mücadele edip üstesinden gelebilme güçleri vardı.</p>
<p>Şimdi ise her şey değişti.  Daha düne kadar, evlilik uzmanlarının ortak tespitleri şöyleydi; evliliğin tehlikeli yılları 5 ile 7 yıl arasında değişiyordu. Bu durum da değişti. Günümüzde yapılan evliliklerin en tehlikeli dönemleri bir yılın altına düştü. Yeni nesil evlilikten çok şey bekliyor. Çağımızın kapitalist sistemi insanları egoist yaptı. Devamlı almak ve tüketmek istiyor. İstediği olmayınca da isyan edip baş kaldırıyor. Bugünkü kuşakta, eski insanların ne sabrı ne de tahammülü kaldı&#8230;<br />
<span style="color: #800000;">Tehlikelerin karşısında durabilmek</span></p>
<p>Hayatın her alanında tehlikelerin var olduğunu söyledik. Önemli olan bu tehlikeler karşısında durabilme iradesini ortaya koyabilmektir. Şimdi evliliğin ilk dönemlerindeki sorunların krizlere dönüşmemesi için yapılacakları sıralayalım.<br />
<span style="color: #800000;">Yapılması gerekenler:</span></p>
<p>Birbirimizin özel ve genel huylarını anlamaya çalışın. Birlikte yaşamanın sorumluluklarını okuyarak ve araştırarak öğrenin. Hele bir evlenelim &#8216;geçinebilirsek&#8217; evliliği sürdürürüz. &#8216;Geçinemezsek&#8217; ayrılırız mantığıyla yapılan evlilikler, ayrılma ile sonuçlanıyor. Kesinlikle böyle bir evlilik yapmayın. Evde kargaşanın olmaması için &#8216;yöneten&#8217; ile &#8216;yönetilen&#8217; belli olsun. Bizim kültürümüzde bu görev erkeğe verilmiştir. Kadın bu konuda uyumlu olmalı.</p>
<p>Siz artık bir aile oldunuz. Birbirinizden ayrı davranışlar sergilemeyin. Birlikte hareket etmeyi prensip haline getirin. Geçimsizliğin baş düşmanı &#8220;erkekte öfkelenme, kadında da inatlaşma&#8221; olduğu için bu iki duyguyu kontrol altında tutun.</p>
<p>Birbirinizi değiştirme isteği evlilik öncesinde olabilir. İsteklerinizi, arzu ettiğiniz gibi sıralayabilirsiniz. Hatta sözleşme bile yapabilirsiniz. Evlilik sonrasında ise,  birbirinizi değiştirmeye kalkmayın. Birbirinizi olduğu gibi kabullenmek zorunda olduğunuzu bilin. Huylarınızdan ve alışkanlıklarınızdan dolayı çatışmalar oluyorsa bunlardan ders alın ve kendinizi frenlemeyi bilin.</p>
<p>Aileler ve akrabalar arasında &#8216;mesafeyi ve dengeyi&#8217; çok iyi ayarlayın. Bu dengeyi oluşturamazsanız kendi aile yuvanızın tehlikeli dönemlere gireceğini bilin. Çevrenin ve akrabaların etkileri altında kalarak hareket ederseniz evliliğinizin yürüyemeyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Evliliğin ilk dönemlerinde birbirinize karşı &#8216;üstünlük sağlama&#8217; kompleksine girmeyin. Doğal halinizle, başka kişiliklere bürünmeden nasılsanız ise öyle davranın. Evlilik hayatında sorunlar mutlaka olacaktır. Bu sorunlara önceden kendinizi hazırlayın.<br />
<span style="color: #800000;">Evlilikleri krizden kurtarmak için.</span>..</p>
<p>Evliliğin ilk dönemlerinde eşlerin en çok yakındıkları sorunların başında karakter uyuşmazlığı ve huyların çatışması geliyor. Bununla birlikte her iki tarafın aileleri de müdahil duruma girince sorunlar krize dönüşüyor. En çok boşanmalar da bu dönemde oluyor. Bunun oranı da 0 civarındadır.</p>
<p>Evlilik sorunlarının krize dönüştüğü dönemler de ikinci yıldan sonra baş gösteriyor. Krizin sebebi de beklentilerin karşılanmaması şeklinde dile getiriliyor. Bununla birlikte ekonomik ve sosyal sorunlar da devreye girince krizler dayanılmaz hal alıyor. Üçüncü ve dördüncü yıllardan sonra sorunlar katmerleşiyor. Sürekli kavgalar ve küskünlüklerle birlikte alkol ve kumar gibi bağımlılıklar krizleri daha da çıkmaza sürüklüyor.</p>
<p>4-5 ve daha sonraki yıllardan sonra aile içi şiddet öne çıkıyor. Aynı evde iki yabancı gibi yaşayan eşler, çocukları yüzünden birbirlerine zoraki tahammül ediyorlar. Bu dönemlerde üçüncü bir kişinin devreye girmesi krizleri çekilmez hale getiriyor. Uzmanlar bütün bu krizlerin nedenini evliliğin ilk dönemlerindeki yanlış davranışlar ve alışkanlıklar üzerine kurulmasından kaynaklandığını söylüyorlar.</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1125" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1125&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/evliligin-ilk-donemleri-neden-tehlikeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanları cehenneme sürükleyen yalnızca dilleridir</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 13:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[dil nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve insan]]></category>
		<category><![CDATA[dilimizi iyi kullanma]]></category>
		<category><![CDATA[din ve di]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1122</guid>
		<description><![CDATA[Allah Resulü'nün Muaz bin Cebel'in sorusuna cevabı:İnsanların sıcaktan bunaldığı, hurma ağaçlarının altında istirahata çekildiği bir mevsimde Allah Resulü ve arkadaşları Bizans İmparatorluğu ile savaşmak amacıyla Tebük yollarındaydı. Sıcaklık gittikçe artıyor, düşman bir türlü ortaya çıkmıyor, yolculuk her geçen saat daha da zorlaşıyordu. Kur'an-ı Kerim o günleri zorluk zamanı olarak isimlendirmişti]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir-medium-0.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-1123" title="insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir-medium-0" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir-medium-0.jpg" alt="" width="254" height="171" /></a></p>
<p>Allah Resulü&#8217;nün Muaz bin Cebel&#8217;in sorusuna cevabı:İnsanların sıcaktan bunaldığı, hurma ağaçlarının altında istirahata çekildiği bir mevsimde Allah Resulü ve arkadaşları Bizans İmparatorluğu ile savaşmak amacıyla Tebük yollarındaydı. Sıcaklık gittikçe artıyor, düşman bir türlü ortaya çıkmıyor, yolculuk her geçen saat daha da zorlaşıyordu. Kur&#8217;an-ı Kerim o günleri zorluk zamanı olarak isimlendirmişti.</p>
<p>Sıcaklık artık tahammül edilmez bir boyuta varınca Ashab-ı Kiram kendilerini korumak maksadıyla etrafa dağıldı. Genç sahabi Muaz bin Cebel arkadaşlarını seyrederken Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi gördü. Resul-i Ekrem yalnızdı. Koştu hemen Efendimiz&#8217;in yanına geldi ve bu fırsatı en iyi bir şekilde değerlendirerek şu soruyu sordu:</p>
<p>&#8220;Ya Resûlullah!  Beni cennete girdirecek, cehennemden uzaklaştıracak bir ameli bana haber ver.&#8221;</p>
<p>Allah Resulü, Muaz bin Cebel&#8217;in bu istediğine şöyle cevap verdi: &#8220;Çok büyük bir şey istiyorsun. Ancak bu, Allah&#8217;ın kolay kıldığı kişi için pek kolaydır; Hiçbir şeyi ortak koşmadan yalnızca Allah&#8217;a kulluk edersin. Namazı dosdoğru kılarsın. Zekâtı verirsin. Ramazan orucunu tutarsın. Gücün yeter, imkân bulabilirsen haccedersin.&#8221;</p>
<p>Efendimiz Muaz&#8217;a İslam&#8217;ın temel esaslarına bağlı kalmasını tavsiye etti. Zira cennete girmek bu esaslara bağlı kalmakla mümkündür.<br />
&#8216;Resulullah, hayrın kapılarını haber veriyor&#8217;</p>
<p>Bir süre sonra Efendimiz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Şimdi sana hayır kapılarını haber vereyim mi? Oruç kalkandır. Sadaka, suyun ateşi söndürmesi gibi günahın azabını söndürür. Kişinin gece yarısı kıldığı namaz da günahı söndürür.&#8221;</p>
<p>Cennete ulaşmanın yolu nefisle mücadele etmekten geçiyordu. Nefsiyle savaşan bir müminin en büyük silahı ise oruçtu. Gaflete kapılarak işlediğimiz pek çok günahımız vardı ve bu günahlar cehennem azabı olarak karşımıza çıkacaktı. Bizi yakacak olan ateşi söndürebilmemiz için sevdiklerimizden infak etmemiz, fakirleri, kimsesizleri gözetmemiz ve herkes sıcak yatağında uyurken kalkıp namaz kılmamız, gözyaşlarımızla günahlarımızdan tevbe etmemiz gerekiyordu.     Bundan sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem &#8220;Korkuyla ve umutla Rablerine kulluk ettikleri için  vücutları yataklarından uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez&#8221; [Secde sûresi 16, 17] ayetini okudu.     Daha sonra Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: &#8220;Sana bütün işlerin başını, ana direğini ve doruk noktasını bildireyim mi?&#8221;</p>
<p>Muaz bin Cebel&#8217;de: &#8220;Haber verin Ey Allah&#8217;ın Resulü&#8221; deyince: &#8220;İşin başı İslâm, direği namaz, zirvesi cihaddır&#8221; buyurdu.</p>
<p>İşin başı İslam&#8217;dı. Cennete girmenin ilk ve en önemli şartı Müslüman olmaktı. İslam binasını ise namaz ayakta tutuyordu. Efendimiz aleyhisselam &#8216;namazı olmayan bir dinde hayır yoktur&#8217; buyurmuştu. Cihad ise Allahın dinini yüceltmek için bir müminin yapabileceği her şeydi. Hiçbir amel cihad ile mukayese edilemezdi. (bkz. Tevbe suresi 19. Ayet)</p>
<p>İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen şey&#8230;</p>
<p>Efendimiz daha sonra: &#8220;Bu anlattıklarımın hepsini tutan, onların devamına ve olgunlaşmasına sebep olan şey nedir söyleyeyim mi?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Muaz bin Cebel de: &#8220;Evet, söyleyin Ya Resûlullah, deyince Peygamberimiz dilini tuttu ve: &#8216;Şunu koru&#8217; buyurdu.</p>
<p>Muaz: &#8220;Ya Resûlullah! Biz konuştuklarımızdan da sorgulanacak mıyız? Diye sorunca Allah Resulü şöyle buyurdu: &#8220;Annen yokluğuna yansın ey Muaz! İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, ancak dillerinin ürettikleridir!&#8221; [Tirmizi]</p>
<p>İnsanı cehenneme götüren şey ağzına gelen her şeyi söylemesi, çenesine sahip olmayışıydı. Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman edenler ya hayırlı bir söz söylerler ya da konuşmazlardı. Ancak müminler kurtulmuştu ve o müminler boş şeylerle ilgilenmezler, gereksiz şeylerle ilgilenmeyi ve bunları konuşmayı imani bir eksiklik olarak görürlerdi.</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1122" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1122&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/insanlari-cehenneme-surukleyen-yalnizca-dilleridir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlluminati Nedir</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/illuminati-nedir.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/illuminati-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[SORU - CEVAP]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Weishaupt]]></category>
		<category><![CDATA[İlluminati Dereceleri?]]></category>
		<category><![CDATA[İlluminati Derecelerinin Gerçek Manası]]></category>
		<category><![CDATA[İlluminati nasıl çalışıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[İlluminati Sembollerı]]></category>
		<category><![CDATA[İsa'nın kızı kaçırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Mabed Şövalyesi]]></category>
		<category><![CDATA[mason örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[masonlar]]></category>
		<category><![CDATA[masonlar kimlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[masonlar neye hizmet ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[masonların gizli yanları]]></category>
		<category><![CDATA[masonluk ve tarihcesi]]></category>
		<category><![CDATA[Rockefeller kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[SİON TARİKATI]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvarlak Masa Teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvarlak Masa ve Birinci Dünya Savaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1112</guid>
		<description><![CDATA[1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/Adam_Weishaupt01.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-1113" title="Adam_Weishaupt01" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/Adam_Weishaupt01.jpg" alt="" width="180" height="190" /></a></p>
<p>1776 yılında Almanya&#8217;nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, &#8220;Aydınlanmış Olanlar&#8221; anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.<br />
Münih&#8217;te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen Illuminati&#8217;nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Örneğin, topluluğun kurucusu Adam Weishaupt&#8217;un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur.<br />
<span style="color: #ff0000;">Kuruluşu</span></p>
<p>Cizvitlerin görüşlerine ve dayatmalarına büyük bir antipati besleyen Galileo Galilei, bir topluluk kurarak bu dogmalarla mücadele etmek ve parlak gençleri ve aşırı derecede zeki insanları bünyesinde toplayarak onlara özgürlüğün, hür düşüncenin ve aydınlanmanın faziletlerini aşılamak istiyordu. 1774Mason olan Weishaupt, bu emellerinin Masonluk içerisinde var olduğunu görse de, Masonluğun emellerinin ve felsefesinin siyasetler üzeri olması itibariyle ve Almanya&#8217;daki kilise/cizvit egemenliğini sona erdirmek istemesinden ötürü, bu doğrultuda bir topluluk kurmaya karar verdi ve kendisi gibi düşünen 11 arkadaşıyla beraber 1776 yılında yılında Illuminati&#8217;yi kurdu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Dereceler ve Çalışma Sistemi</span></p>
<p>Illuminati topluluğu, tıpkı Masonluk gibi ve benzer anlamları olan, üç derecede çalışırdı.<br />
Çırak<br />
Minerval<br />
Illumine (Aydınlanmış) Minerval<br />
Başkan ise Areopagites ünvanı ile anılıyordu.<br />
Çıraklar, Fransız ansiklopedistlerin eserlerini okuyarak ve kendi görüşleriyle birlikte bunların raporlarını sunarak tezler hazırlardı. Derece geçişleri tezler hazırlayarak ve bu tezlerin yeterliliği, üst dereceler tarafından oylanarak kabul edilirdi. Bir alt derecedeki üye, bir üst derecedeki üyelerin kim olduklarını bilmezdi.<br />
<span style="color: #ff0000;">İnişler, Çıkışlar</span></p>
<p>12 kişi ile kurulan Illuminati topluluğu, gelişmelerini Mason Localarından kendilerine uygun üyeler kazanarak sağlamaya çalışmışlar, ilk sene sonunda 80 üyeye çıkmışlardır. Daha önceden bir Mason olan Baron Adolf von Knigge&#8217;nin katılımı ile ciddi bir ivme kazanmış, Baron&#8217;un kazandırdığı seçkin üyeler ile ciddi bir yükselişe geçmişlerdi. Baron ayrıca, Masonluğun şövalye dereceleriden etkilenerek hazırlanmış bir de Illuminatus Dirigens adlı bir ek derece daha oluşturmuştu. Baron&#8217;un bu kadar öne çıkması, Weishaupt&#8217;un pek hoşuna gitmemiş ve anlaşmazlık, Baron&#8217;un kısa süre sonra topluluktan ayrılmasıyla sonlanmıştı.<br />
22 Haziran 1784&#8242;te tüm Bavyera&#8217;da Masonluk ile birlikte Illuminati de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı. Masonluğun, tarih boyunca kendisine yönelen tüm baskı ve yasaklamaların altından hiçbir zarar almadan çıkması gibi yine zararsız çıktığı bu süre Illuminati&#8217;ye pek yaramamış ve büyük ölçüde gücünü ve varlığını yitirmişti.<br />
19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof Hegel&#8217;in katılımıyla canlanan ve eski parlak günlerine dönen Illuminati, bu yıllarda, bir yandan üyesi olan Hegel&#8217;in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir topluluk haline gelmişti. Dünya üzerindeki çeşitli toplulukları etkileyen bu düşüncenin mirasçıları bugün halen çalışmalarını sürdürüyor olsalar da, Illuminati varlığını tamamlamıştır.</p>
<p>Dünyayı 10 kişi yönetiyor ve bu 10 kişinin 300 kadar alt kadrosu verilen emirleri uyguluyorlar. İlluminati adı verilen bu tarikatin/örgütün hedef başkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmak.</p>
<p>Bugüne kadar çeşitli komplo teorileri içeren bir çok kitap yayınlandı. İlluminati, bu alanda yayınlanan hiçbir esere benzemiyor. Kitaptaki iddialar o kadar ilginç ki, neye inanıp, neye inanamayacağınızı şaşırıyorsunuz. İlluminati, 1575&#8242;te ispanya&#8217;da bulunan ve özellikle ruhani kudret sahibi olduklarını iddia eden bir dini parti veya bu partinin üyelerine verilen isim.</p>
<p>Yazar Texe Marrs, Süper zenginlerin yönettiği bir Dünya Komplosu&#8217;ndan bahsettiği kitabında, dünyaya hakim olan bu güce bu adı uygun görmüş. Kitabın satırları arasına gömüldükçe ve sayfalar arasında ilerledikçe inanması güç iddialarla karşılaşıyorsunuz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Dünyayi 10 kişi yönetiyor</span></p>
<p>Yazara göre, dünyayı kendilerine &#8216;bilge adamlar&#8217; adını veren, 10 kişi yönetiyor. İlluminati&#8217;nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. &#8216;İç çember&#8217; denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar.</p>
<p>10 kişilik &#8216;bilge adamlar&#8217; grubunda Fransa&#8217;dan üç, ABD&#8217;den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika&#8217;dan birer üye bulunuyor. Yazar, burada Fransa&#8217;nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltığı olduğunu, Kanada&#8217;nın bir üyesinin de ABD&#8217;nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Hedef tek dünya devleti kurmak</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/israilfw4.jpg" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1114" title="israilfw4" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/israilfw4.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">&#8216;İç çember&#8217; üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatı, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları. İlluminati Komplosu&#8217;nun hedefi, başkenti Kudüs olan bir dünya devleti kurmak. Kitabın, sonunda illuminati piramidinin üstünde bulunan &#8216;bilge adamlar&#8217;a hizmet eden isimlerden bir kısmı, ünvanlarıyla birlikle verilmiş. Türkiye&#8217;den kimse var mı diye baktık ancak, ne hikmetse kimseyi bulamadık! İlginç değil mi?</span>İlluminati nasıl çalışıyor?<br />
<a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/iskeletorjq7.jpg" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1115" title="iskeletorjq7" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/iskeletorjq7.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Yılda bir kez biraraya gelen İlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapıyorlar. Bu planların içinde çeşitli ülkelerde ekonomik krizler çıkararak, ülkeleri sömürmek, savaşlar çıkarmak, &#8216;Daha Fazla Savaş&#8217; ilkeleri gereği savaşların sürekliliğini sağlamak, çeşitli hastalıklar icat etmek, (kitapta, AIDS ve HIV&#8217;in ABD&#8217;deki askeri araştırma laboratuvarlarından dünyaya yayıldığı iddia ediliyor.) nüfus azaltıcı çalışmalar yapmak, etnik temizliği desteklemek ve 11 Eylül örneğinde olduğu gibi terör yaratarak, &#8216;anti-terör yasaları&#8217; çıkarmak. Yazarın iddiasına göre, 11 Eylül saldırısı için FBI bazı Arapları kullandı ve bombaları temin etti. İlluminatı&#8217;nın ilkelerinden en önemlisi &#8216;Kaostan kaynaklanan düzen&#8217;. İlluminati, kendi düzenini çıkarmak için sürekli kaos yaratmak zorunda. </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Kaynak: İlluminati, Texe Marrs</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">CFR ve Bilderberg toplantılarda Illuminati yöneticiler ve üyeler’in basına sızdıran söyledikleri birçok kişiye fantezi ürünü olarak gelebilir ama, gerçek çoğu kez kurgudan daha çarpıcıdır. Türkiye hakkındaki şaşırtıcı açıklamaları duyunca şaşıracaksınız. Bu söylediklerini doğru olup olmamak amacıyla yaptığım araştırmalardan hayal ürünü olmadığını anlayınca sürekli düşünmeye başladığımı itiraf ediyorum.Illuminati’nin yöneticiler ve üyelerinin nerede, nasıl ve ne zaman konuştuklarını gizlemek zorundayım. Yoksa beni yaşatmazlar. Sadece onların “italik” söylediklerini sizlerle paylaşabilirim. “İtalik” olmayan yazılarım bana aittir. Yani kendim yazdım. Bu arada aşağıda göreceğiniz “(…)”’ler, çevrili hatalı yüzünden bozuk konuşmalar bu konudan çıkarılmıştır.Bizi ve Türkiye’yi ilgilendiren konuşmalarını ele alarak başlıyoruz.. Yorumlarınızı da bekliyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Rockefeller açılış konuşmasını yaparak;</span></p>
<p>“Sayın üyeler, hepinizi saygıyla selamlıyor ve açılış konuşmamı sunuyorum. her şeyden evvel, yüce liderimiz Lucifer’in örgütün başkanı olarak bizim için seçtiği ve bize yönlendirdiği onüçüncü üyemizin yakında bize katılacağının haberini almış bulunuyorum. Eski başkanımız Siyonizm’in destekçilerinden değerli bilim adamı Albert Einstein’in ölümüyle boşalan başkanlık koltuğu bir sonraki toplantımızdan önce sahibini bulacaktır. Kendilerinin bu göreve layık çok değerli bir bilim adamı olduğunu biliyorsunuz.”</p>
<p>Çağrıkurt- Kim bilim adamıymış?.. Henüz onun kimliğini tespit etmiş değilim!?.. İnşallah tespit edebilirim ama bana göre büyük ihtimalle Stephen Hawking olabilir. Albert Einstein Illuminati’nin başkanı olduğunu duyunca şaşırmıştım. Ama 1950’li yıllarında İsrail Devleti’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığını istememişti.. Neyse ki devam edelim</p>
<p>“Şimdi toplantımızın asıl konularına geçiyorum. Bildiğiniz gibi hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Kendimize ana ilke edindiğimiz Novus Ordo Seclorum yönündeki çabalarımız sayesinde, tek bir dünya devleti kurmamıza çok az kalmıştır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ajanlarımız sayesinde çıkarttığımız savaşlar ve karışıklıklar sayesinde hem biz zenginliklerimizi kat kat artırdık, hem de bu işe yaramaz insan sürüsünün bir kısmını yok etmeyi başardık. Gördüğünüz gibi bu yolda tek çözüm felsefemiz olan Ordo Ab Chaos sayesinde bize bilge adamlar, insanlığın efendileri olmaya devam edeceğiz.”</p>
<p>Çağrıkurt- Şimdi burada anlamadığımız yabancı kelimelerini bizim dilimize çevirelim.<br />
Novus Ordo Seclorum : Yeni bir Dünya Düzeni.<br />
Ordo Ab Chaos : Kaostan kaynaklanan Düzen<br />
Türkiye, Irak, Iran, Güney Amerika, Afrika, Gürcistan, Ukranya gibi pek çok ülkelerde darbeler ve karışıkların arkasında Illuminati’ye hizmet eden CIA ajanları olduğunu da biliyoruz!! Kaostan kaynaklanan Düzen felsefesi şimdiye kadar duyduğum ve duyacağınız en korkunç ve kanlı felsefesidir.</p>
<p>“Dünya New York’taki ikiz kulelere terörist saldırısı hikayesiyle planladığı üzere bir kaosa doğru sürüklenmiştir. Avrupa ve Amerikan halkları teröre karşı bütün destekleriyle yanımızdadırlar. Ortadoğu’da amacımız doğrultusunda ve Eski Ahit’te Tanrı’nın emrettiği şekilde, Irak işgal edilmiş ve sıra Büyük İsrail Devleti’nin toprakları üzerindeki diğer işgalci ülkelere gelmiştir. Irak’t bir Kürt devletinin kurulması için önümüzde çok az engel kalmıştır. Bu durumda Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl amacının son aşamasına gelmiş bulunuyoruz.”</p>
<p>Çağrıkurt- İkiz kulelere terörist saldırısı arkasında gizli Amerikan hükümet olduğunu zaten biliyorduk. Irak’ta Kürt devleti kurma yolunda adım adım gerçekleşeceğini ve Üç’e bölüneceğini yavaş yavaş acıyla görüyoruz!!!</p>
<p>“Hepinizin de bildiği gibi önümüzdeki en büyük engel Türkiye idi. Fakat Türkiye önce ülke içindeki provokatörlerimiz tarafından çıkarılan terör olaylarıyla ve daha sonra da yine bizim değerli ajanlarımızın uğraşları sonucu yaratılan *** ile uğraşmak zorunda kalmış ve bu uğurda yüz milyarlarca dolar harcamak zorunda kalmıştır. Bu da ülke ekonomisine büyük bir darbe indirmiştir. Bunun yanında satın aldığımız ülke yönetiminde söz sahibi, özellikle sabetayist kökenli bürokratlar ve işadamları sayesinde ülkede bankalar batırılmış ve ödediğimiz paraların çok daha fazlası bankalardan kaçırılan paralarla ülkemize yatırım olarak geri dönmüştür.”</p>
<p>Çağrıkurt- İyi bildiniz.. İyi analiz etmişsiniz.. ***, ASALA gibi Masonların bir oyunudur. Ekonomimiz nereye gidiyor!!!</p>
<p>“Bu kaynakları ülkenin önemli medya kuruluşlarının çoğunluk hissesini satın almak için kullanmış bulunuyoruz. Bizden de aldığı parayla çift maaşlı ve hayatlarından oldukça memnun olarak çalışan yazarlar sayesinde ülke insanlarını istediğimiz gibi yönlendirebiliyoruz. Bu ülke insanları yıllardır süren uygulamalarımız sayesinde kendilerini çaresi hissediyorlar ve tek kurtuluş yolunun Avrupa Birliği’ne girmek olduğuna inanıyorlar. Şu an Türkler, ülke ekonomisinin çok iyiye gittiği, Avrupa Birliği’ne mutlaka girmeleri gerektiği ve girecekleri masallarıyla uyutulmaktadır. Ama hiç düşünmüyorlar ki Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletlerden sonra bizim “Tek bir Dünya Devleti” yolunda attığımız büyük bir adımdır. Gerçek şudur ki, basit bir hareketimizle ülke ekonomisi batma noktasındadır ve sadece bizim desteğimiz ile ayakta durmaktadır.”</p>
<p>Çağrıkurt- Tanıdığımız yazarlara lanet olsun. Türklükten utanan batı hayranı yazarlar ve Orhan Pamuk gibiler başımıza bela oluyorlar. Devlet bu hain işbirlikçileri tutuklansın artık!..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bir mason Rockefeller’a dikerek sordu. “Peki İran konusunda neler yapılıyor?”</span></p>
<p>Rockefeller cevap veriyor;</p>
<p>“Bir Kürt devleti kurulmasına itiraz eden bir diğer devlet İran’dır; çünkü İran hükümeti kendi ülkesindeki Kürtlerin de ayaklanıp, bu kurulacak olan Kürt devletine katılmak için olay yaratacaklarından korkuyor; fakat İran zaten saldırı planlarımız içinde olduğu için bu bizi fazla endişelendirmiyor. Kürt devleti kurulduktan sonra sıra İran ve Suriye’ye gelecek. Irak hakkında söylenecek bir şey kalmadı, yönetim tamamen elimize geçmiş bulunuyor.”</p>
<p>(…) Yine bir mason “Sayın Mesih(!) Bush bu konuda neler yapıyor” soran Rockefeller hafifçe gülümsedi. (…) Duvardaki dev bir ekranda, Türkiye’nin güneydoğu bölgesini, Suudi Arabistan, İran ve Mısır’ın bir kısmını, Suudi Arabistan, İran ve Mısır’ın bir kısmını, Suriye, Lübnan, Kuveyt, Filistin ve Ürdün’ün tamamını içeren Büyük İsrail Devleti’nin olduğu bir Orta Doğu haritası görünüyordu. Rockefeller bir çubukla haritada konuyla ilgili bölgeleri işaret ederek konuşmasını sürdürüyor:</p>
<p>“Sayın George Bush ile dün görüştüm ve talimatlarımız doğrultusunda savaşın İsrail’in İran’a füze saldırısı şekilde yapılacak; önce İsrail İran’ın nükleer tesislerini vuracak. Bu durumda büyük bir olasılıkla İran karşı füze bize saldırısı yapacaktır. Böylece biz yine İsrail’in yanında yerimizi alacağız ve İran’a karşı bir karalama kampanyasının ardından bu ülkeye büyük bir saldırı başlatacağız. Bu arada, Suriye sıranın kendisine geleceğini bildiği için İran’ın yer alacaktır. Biz İran’a saldırılarımızı yoğunlaştırırken İsrail Suriye’yi İngiliz Ordusu ile beraber işgal edecektir.”</p>
<p>Çağrıkurt- Rockefeller! Senin söylediklerin birer birer gerçek oluyor!.. İran kolay bir lokma olmadığınız hepimiz biliyoruz. Bakalım İran’ı nasıl yapacağınızı göreceğiz. Suriye konusunda bildiğimiz bir şey yok.</p>
<p>“Kafatası ve Kemikler Tarikatı’na ve dolayısıyla Yale Üniversitesi’ne biz George Bush gibi itaatkar ve becerikli insanlar yetiştirdikleri için teşekkür borçluyuz” diye ekledi Rotschild.</p>
<p>Rockefeller başıyla onaylayarak konuşmasını sürdürüyor:</p>
<p>“Türk hükümetinin her hangi bir müdahalede bulunacağını sanmıyorum. Suriye’nin ortadan kaldırılması ve İran halkının vaat edilmiş toprakların dışında kalan topraklara sürülmesi ve orada kendilerine bağımsız bir Şii devleti kurulmasına razı olacaklardır. Sonra sıra Kürt devletinin İsrail’e ilhak edilmesine gelecek. Bu noktada sanırım Kürtler biraz başağrısı yapabilirler ama Barzani bildiğiniz gibi bir Kürt Yahudisidir ve bizim tarafımızda yer alacaktır. Ayrıca Barzani babasının başına gelenleri çok iyi hatırlıyordur ve Emperyalist bir devletin dostların her zaman Emperyalizme hizmet etmesi gerektiğini bildiğini ve kaderlerine razı olacaklarını umuyorum.”</p>
<p>Çağrıkurt- Zavallı devletimizcik.. Bu konularda bir şey yapsın artık Devlet duyun bizi!.. Devlet İran ve Irak’ta olanlara hiç göz yummayınız..</p>
<p>“En son olarak Sina Yardımadası ve Suudi Arabistan’ın kuzey kısımları işgal edilecek. Ürdün ve Lübnan ise işin en kolay kısmıdır. Suudi ve Ürdün kralları Amerikan bankalarında yatan paralarına dokunmadığımız sürece istediğimiz kadar toprak alabileceğimiz konusunda bize kesin teminat verdiler. Diğer Araplar ise kendilerine dokunulmazsa Amerika Birleşik Devletleri’nde daha fazla yatırım taahhüdünde bulunuyorlar.”</p>
<p>Çağrıkurt- Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürler Arapları bile etkilediğini göremiyoruz!.. Buna rağmen Araplar ABD’de yatırım yapmaya devam ediyorlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Başka bir mason soruyor:</span></p>
<p>“Türkiye’nin doğu bölgesini nasıl ele geçirmeyi düşünüyorsunuz, biliyorsunuz ki Fırat ve Dicle nehirlerinin bulunduğu bölgeler hem vaat edilmiş toprakların önemli bir bölgesi olarak, hem de yakın bir gelecekte baş gösterecek olan su sıkıntısını gidermede en kritik alan olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye ile savaşmayı göze aldınız mı? “</p>
<p>Rockefeller de cevaplıyor;</p>
<p>“Daha önce belirttiğim gibi Türk hükümeti şu anda bizim verdiğimiz borçlarla ayakta duruyor, sanırım bizimle savaşmayı göze alamazlar. Ama biz yine de bir “B” planı yaptık. Türkiye’nin zorluk çıkarması durumunda, Türkiye’nin doğu bölgesinde hak iddia etmelerini, böylece çıkacak bir savaşta kesinlikle Kürtlerin arkasında olacağımızı Barzani’ye ilettik. Bizim desteğimizle Kürtler o bölgedeki provokatörlerin ve misyonerlerin kışkırtacağı Kürt asıllı insanlarla birleşerek Türk ordusuna karşı isyan çıkaracaklar. Osmanlı İmparatorluğu’na karşı uygulanan planın aynısı, böylece Türkler iki ateş arasında kalmış olacak. Ne demişler, tarih tekerrürden ibarettir. Tabii bunları Kürdistan İsrail’e ilhak ettirilmeden önce yapacağız. Böylece bir taşla iki kuş birden vuracağız. Hem Türkiye bir oldu bitti karşısında kalacak, hem de bu bölgeyi Kürtler sayesinde elde etmiş olacağız. Zaten Amerika Birleşik Devletleri Lozan Anlatşması’nı tanıyan imzayı atmamış ve dolayısıyla Türkiye’nin sahibi olduğu toprakları hiçbir zaman kabul etmemiştir ve bizim için Sev Antlaşması hala geçerlidir.”</p>
<p>Çağrıkurt- Hiçbir zaman kabul etmediğimiz Sevr antlaşmasını diriltecek bir şey olmayacak! Sevr umudu boş ve hayaldir. Biz tarih’ten ders almadığımız ne kadar doğruluğunu Rockefeller tarafından kanıtlıyor. Vay halimize! Tarihten ders alamayacak aptalız.</p>
<p>“Türk ordusunu pek hafife almayın, Türklerin ne kadar iyi bir savaşçı millet olduğunu unutuyorsunuz.” Bunları söyleyen Habsburg, Viyana kuşatmalarını hatırlayarak acı acı gülümsedi.</p>
<p>Çağrıkurt- Yaşlı herif! Türk korkusu var sende!</p>
<p>(…)</p>
<p>Rockefeller cevaplıyor:</p>
<p>“Avrupa’dan herhangi bir itiraz gelmeyeceğini umuyorum. Sayın üyelerimiz, umarım kendi hükümetleri ile gereken anlaşmaları yapıyorlardır.”</p>
<p>(…)</p>
<p>“Vatikan ise tamamen avucumuzun içindedir. Ambrosiano Bankası skandalından sonra Papa uslu bir çocuk gibi ne söylenirse yapıyor. Aksi takdirde, Vatkian’ın önde gelen şimdiki Kardinallerinin ve eski bazı Papaların birer Mason veya Ateist oldukları, Vatikan’ın uyuşturucu mafyası ile olan ilişkileri, Vatikan Bankası’nın mafyanın kara parasını aklama operasyonları ve karşılığında aldığı komisyonlar, eski Papa II. Jean Paul’ün bir zamanlar Almanya’da Yahudi katliamlarında kullanılmak üzere zehirli gaz üreten bir fabrikada çalıştığı ve Nazilere bu gazları sattığı, en önemlisi ise İsa’nın soyundan gelen neslinin kimler olduğu gibi bilgiler örgütümüzün medya ordusu ile bütün dünyaya ilan edilirse, ortada Vatikan diye bir kurum kalmayabilir. Zaten daha önce de Vatikan’ı bu pisliklerden temizlemek isteyen Papa I. Jean Paul’ün ortadan kaldırılması işini, her şeyin eskisi gibi sürdürülmesi için Vatikan piskoposlarının isteğiyle, Illuminati halletmişti. Papa’yı, Vatikan’ın Katolik üzerindeki nüfuzundan yararlanmak için elimizde tutmamız gerekiyor.”</p>
<p>Çağrıkurt- Helal olsun. Vatikan&#8217;ın gerçekleri bilmiyorduk senin sayesinde öğrendik. Sapık ve eşcinsellerin yuvası Vatikan bitsin..</p>
<p>“Sanırım her şey bu konuştuğumuz senaryoya göre giderse, vaat edilmiş toprakların ele geçirilmesiyle Büyük İsrail Devleti kurulacak; daha sonra Kudüs’teki Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa Camisi’nin yıkılmaları ve yerine Süleyman Tapınağı’nın tekrar yapılması ilk hedefimiz olacaktır. Yalnız burada bir sorumuz var. Bu yapılar Müslümanlarca çok kutsal sayılıyor. Bu sebeple bunu şu şekilde yapmayı planlıyoruz; Cami yakınlarında bir yerde arkeolojik kazı bahanesiyle bir çalışma başlattık ve buradan kazılan tünellerle binaların temellerine kadar ulaştık. Bu binaları yıkmak için bütün yapmamız gereken deprem tetikleyici radyo dalgaları göndermek ve dört ya da beş bir sarsıntı sadece temelleri zayıflatılmış bu yapıların kolayca yıkılmasını sağlayacak, diğer yerleşim birimleri fazla zarar görmeyecek.”</p>
<p>Bizim için Süleyman Tapınağı hiç iyi değil!.. Fanatik hahamlar Mescid-i Aksa’yı bombalamaya çalıştıklarını da biliyoruz. Bizden başka kimse bundan haberi yok…</p>
<p>Ülküdaşlarım! Yukarıdaki Rockefellerin sözünde Illuminati ve Yahudilerin en büyük hedeflerden biridir. Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa Camiyi yıkıp yerine ne gibi binayı inşa edeceklerini aşağıda görebilirsiniz.</p>
<p>ÖNCE<br />
SONRA.. Süleyman Tapınağı işte</p>
<p>“Bu noktadan sonra artık hiçbir şey bizi kutsal hedefimize ulaşma yolunda önümüzde engel olamayacak. Eski Ahit’te belirtildiği gibi, dünyadaki bütün Yahudiler Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasıyla anavatanına göç edecek ve binlerce yıl bekledikten sonra Süleyman Tapınağı’na tekrar ibadet etmeye başlayacaklardır. Böylece İsrail dünyanın en güçlü devleti olacaktır.”</p>
<p>“Eski Ahit’te Tanrı’nın belirttiği üzere, yüce Mesih tekrar dünyaya inecek ve bütün insanlığı kuracağı yeni dinine davet edecektir. Tabii olarak en başta Müslümanlar ve diğerleri bu davete karşı gelecekler ve bize karşı güçlerini</p>
<p></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;">İsa&#8217;nın kızı kaçırılıyor</span><br />
Bugün Da Vinci Şifresi&#8217;nde yazılan bilgiler, tarihsel tartışmalara götürüyor insanlığı. Hıristiyanların hiç evlenmediğine kutsal bir ayet gibi inandığı İsa aslında evliydi. Karısı da fahişe olarak tanımlanan Magdalalı Meryem&#8217;di. Hatta İsa çarmıha gerildiği sırada Meryem kızları Sarah&#8217;a hamileydi. İsa&#8217;nın doğmamış çocuğu ve Magdalalı Meryem, neslinin korunması için kutsal topraklardan kaçtı. Tarihte hep sır isim olarak zikredilen Arimatea&#8217;lı Yusuf devreye girdi. Meryem&#8217;i gizlice Fransa&#8217;ya getirildi. Oradaki Yahudiler arasında kendine sığınacak güvenli bir yer bulundu. Kızını da burada doğurdu. Sarah, İsa&#8217;nın ilk çocuğu olarak, İsa neslini çoğaltacak bir kadın olarak, Fransa topraklarında yaşama gözünü açtı. İşte olaylar zinciri de bu noktadan sonra başladı. İsa ile ilgili gerçekleri gizlediği iddia edilen Roma Kilisesi, İsa&#8217;nın neslinin artmasından, İsa ve Magdalalı Meryem sırrının açığa çıkmasından ve temel Katolik öğretilerine meydan okunmasından korkuyordu. Bugünkü Vatikan&#8217;ın, o dönemdeki Roma Kilisesi&#8217;nin tüm engellerine rağmen İsa&#8217;nın nesli çoğalmaya devam etti. 15. yüzyıla kadar bu nesil gizlice çoğalmıştı. Ancak bu tarihte İsa&#8217;nın neslinin son temsilcisi, Fransız asillerinden biriyle evlendi. Merovingian hanedanı diye bilinen İsa&#8217;dan gelme bir soy oluştu. Vatikan, bu soyu yok etmek için türlü çabalar içine girdi. İşte bu krallıkta bir isim öne çıktı: Kral Dagobert. Dagobert Merovingian kralıydı. Yani İsa&#8217;nın neslini temsil eden hanedanlığın da kralı. 17. yüzyıl sonunda bu hanedanlık yok olma aşamasına geldi. Dagobert öldürüldü. Oğlu Sigisbert kaçmayı başardı. Aileye sonradan bir isim eklendi. Godefroi de Bouillon. İşte İsa&#8217;nın sırrı bu isimle birlikte bir gizli cemiyetin himayesine girdi.<span style="color: #ff0000;">Son temsilci</span><br />
İsa&#8217;nın bu sırrını koruyan Sion tarikatı kuruldu. İsa&#8217;nın neslinden olan Merovingianların bugün soyunu temsil eden soyadları ise Plantard ve Saint Clair. Bu soyadları tarikat tarafından yıllarca korundu. İsa soyunun son temsilcisi bugün hayatta. Fransa&#8217;da yaşıyor ve tarikat tarafından gizlice korunuyor. İsmi ise Pierre Plantard de Saint Clair. Bu isim Dan Brown&#8217;un kitabında yazmıyor. Ancak 80&#8242;lerden bu yana Hıristiyanlık ve Vatikan&#8217;la ilgili araştırmaları olan Aytunç Altındal bu ismi Tempo&#8217;ya açıkladı. Son olarak Gül ve Haç Kardeşliği adlı kitabı da yayımlanan Altındal için Türkiye&#8217;nin Dan Brown&#8217;u demek yanlış olmaz.</p>
<p></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Altındal, İsa&#8217;nın torunu, neslin son temsilcisi Saint Clair ile ilgili ise şunları anlatıyor: &#8220;Pierre Plantard de St. Clair. İkinci Dünya Savaşı sırasında adamı Almanya&#8217;da aramaya başlıyorlar. Paris&#8217;te oturuyor. Hemen Londra&#8217;ya kaçırıyorlar. Adamı Londra&#8217;da saklıyorlar. Savaş bitince geliyor. 1945&#8242;den itibaren de AB&#8217;nin kurulması meselesinde, Sion tarikatı yeraltından çıkıyor. Sion tarikatının elindeki, İsa&#8217;yla ilgili dosyalar birden bire devlet arşivinde bulunuyor.&#8221; Altındal&#8217;ın verdiği bilgiye göre İsa soyunun son temsilcisi 88 yaşında şu an ve Paris&#8217;te yaşıyor. İsa&#8217;nın kimliğiyle ilgili bu şaşırtıcı bilgiler, binlerce yıldır şifreler, gizli oluşumlar, cinayetler ve entrikalar arasında taşınıp durmuş. Tapınak Şövalyeleri, Sion tarikatı, Gül ve Haç Kardeşliği diye bilinen gizli örgütler, İsa&#8217;nın sırrını saklamak ve yüzlerce yıl Vatikan&#8217;a kaptırmamak için çalışıyorlar. Tartışmalı da olsa 25 Aralık İsa&#8217;nın doğum günü. 2000 yılın bittiği yeni bir çağın da içindeyiz artık. Sion Tarikatı bu gerçekleri açıklamaya hazırlanıyor. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Hem Dan Brown bu bilgiyi kitabında yazıyor, hem de Aytunç Altındal bunun altını çiziyor. Altındal, tarikatın şifreleme sistemine göre bugünkü Papa&#8217;nın ölmesini beklediklerini söylüyor. Ölümünün ardından da gizli belgeler gün yüzüne çıkarılacak ve İsa gerçekleri ortaya konacak. Dolayısıyla binlerce yıldır Vatikan&#8217;la bu gizli tarikatlar arasında yaşanan çatışma da Vatikan&#8217;ın aleyhine sonuçlanmış olacak. Bu tarikatın içinde Victor Hugo, Leonardo da Vinci, Isaac Newton, Botticelli gibi ünlü sanatçılar da var. Her biri bu tarikatın üyesi olmuşlar. Eserlerine İsa gerçeğiyle ilgili gizli şifrelerini koymuşlar. Bir dönem Sion Tarikatı başkanlığını da yaptığı ortaya çıkan Leonardo da Vinci&#8217;in Son Akşam Yemeği tablosu bugün yeniden tartışılıyor. Çünkü 13 havari ve İsa olarak bilinen tablodaki karakterlerin 13&#8242;üncüsü meğer Magdalalı Meryem&#8217;miş. Aslında tüm bunları anlayabilmek için tarihin başına dönmek gerek. Hıristiyanlık tarihi için önemli bir isim olan Constantin&#8217;in Hıristiyanlık dinini seçtiği tarihe&#8230; 325 yılında Constantin&#8217;in emriyle İznik&#8217;te toplanan Konsey&#8217;de, İsa&#8217;nın Tanrı olarak görülmesine karar veriliyor ve İsa&#8217;yı insan ve evli olarak tanımlayan İncil&#8217;ler yok ediliyor. Dan Brown bu tarihi gerçeği romanında şu satırlarla aktarıyor: &#8220;İsa&#8217;nın çarmıha gerilmesinden üç yüzyıl sonra, İsa müritleri katlanarak artıyordu. Hıristiyanlarla paganlar savaşmaya başlamışlardı ve anlaşmazlık o boyutlara gelmişti ki, Roma&#8217;yı ikiye bölmekle tehdit ediyordu. Constantin de bir şeyler yapılması gerektiğine karar verdi. 325 yılında Roma&#8217;yı tek bin din altında birleştirmeye karar verdi. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Hıristiyan sembollerinde pagan dinine ait izler vardır. Mısırlıların güneş çemberleri, Katolik azizlerin haleleri oldu. İsis&#8217;in mucizevi bir şekilde gebe kaldığı oğlu Horus&#8217;u emzirdiğini gösteren çizimler, Bakire Meryem’in Bebek İsa&#8217;yı emzirdiği modern sahnelere dönüştü. Constantin Hıristiyan geleneğini sağlamlaştırmak için İznik Konseyi adlı ekümenik toplantı düzenlendi. Tarihin o anına kadar Mesih, müritleri tarafından ölümlü bir peygamber olarak kabul ediliyordu. Mesih&#8217;in Tanrı’nın oğlu olduğu İznik Konseyi&#8217;nde teklif edilmiş ve kabul edilmişti.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">İlluminati Sembollerı </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/great_seal.bmp" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1116" title="great_seal" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/great_seal.bmp" alt="" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/illuminati14_01.jpg" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1117" title="illuminati14_01" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/illuminati14_01.jpg" alt="" width="500" height="250" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #000000;">İlluminati&#8217;nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. &#8220;İç çember&#8221; denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar. 10 kişilik &#8220;bilge adamlar&#8221; grubunda Fransa&#8217;dan, üç, ABD&#8217;den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika&#8217;dan birer üye bulunuyor. Yazar, burada Fransa&#8217;nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltığı olduğunu, Kanada&#8217;nın bir üyesinin de ABD&#8217;nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyor.Hedef tek dünya devleti kurmak<br />
&#8220;İç çember&#8221; üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatı, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları. İlluminati Komplosu&#8217;nun hedefi, başkenti Kudüs olan bir dünya devleti kurmak.İlluminati nasıl çalışıyor?<br />
Yılda bir kez biradaya gelen İlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapıyorlar. Bu planların içinde çeşitli ülkelerde ekonomik krizler çıkararak, ülkeleri sömürmek, savaşlar çıkarmak, &#8220;Daha Fazla Savaş&#8221; ilkeleri gereği savaşların sürekliliğini sağlamak, çeşitli hastalıklar icat etmek, (AIDS ve HIV&#8217;in ABD&#8217;deki askeri araştırma laboratuvarlarından dünyaya yayıldığı iddia ediliyor.) nüfus azaltıcı çalışmalar yapmak, etnik temizliği desteklemek ve 11 Eylül örneğinde olduğu gibi terör yaratarak, &#8220;anti-terör yasaları&#8221; çıkarmak..<br />
İlluminatı&#8217;nın ilkelerinden en önemlisi &#8220;Kaostan kaynaklanan düzen&#8221;. İlluminati, kendi düzenini çıkarmak için sürekli kaos yaratmak zorunda.</p>
<p>Başını, asırlardır küresel tefecilikle geçinen ve bu yolla trilyon dolar mertebesinde bir servete erişen Rothschild ailesinin çektiği (ki bu öyle böyle bir aile degildir, herkesin ABD Merkez Bankası sandığı Federal Reserve Bank dahi bu aileye aittir ve I. ve II. Dünya Savaşlarında ülkelere borç vermişlerdir.) bir grup ultra zengin insanın; dünyada tek bir yönetim yapılanmasını, tek bir para birimini, tek bir kanunu, tek bir dini öngören ve bu uğurda çalışan örgütü başa getirmektir..Çok çetrefilli bir yapılanması vardır ve toplum mühendisliği konusunda gerçekten &#8216;aşmış&#8217; bir örgüttür.</p>
<p>Amerikan doları üzerindeki piramit ve gözden oluşan tasvir aynı zamanda bu örgütü temsil eder. Zaten Amerikan dolarını da Rothschild ailesinin sahibi olduğu Federal Reserve Bank basmakta ve faiz karşılığı (evet yanlış okumadınız) Amerikan hükümeti hazinesine vermektedir. Ne garip bir tesadüftür ki, gerçek bir Merkez Bankası kurmayı önererek bu bankayı by-pass etmeye kalkan John F. Kennedy suikaste kurban gitmiş ve 5 ay sonra durum eskiye döndürülmüştür. Dünyanın olay adamı, ünlü spekülatör George Soros un aslında perdenin arkasındaki bu amcaların maymunu olduğu rivayetleri vardır. (İnceleyiniz: JP Morgan Bank)</p>
<p>Yine çok ilginç bir iddaadır ki: Milletimizin belini büken 2001 krizi bu örgütün İstanbul Borsasındaki milyarlarca dolarını yurtdışına çekmesiyle<br />
patlak vermiştir.</p>
<p>Yeni araştırmacıların, Illuminati şebekesinin ilk bölümlerinden biri olarak keşfettiği kısmı da, Yuvarlak Masa isimli İngiliz-asıllı gizli örgüte bağlanan organizasyonlar grubudur.</p>
<p>Bu grup, Bilderberg Grubu, Kraliyet Uluslararası İlişkiler Kuruluşu, Dış İlişkiler Konseyi, Üçlü Komisyon, ve Roma Klubü isimli organizasyonlardan oluşmaktadır.</p>
<p>Bu şebeke, Illuminati’yi en güçlü şekilde ifade edebilecek olan şebeke değildir. Illuminati ağı içerisinde birçok seçkin grup vardır, fakat bu “Yuvarlak Masa” organizasyonları, Illuminati Planı’nın gündelik politik, ekonomik, iş dünyası, ordu (özellikle NATO) , eğitim ve diğer tüm alanlardaki beyin yıkamalarında anahtar rolü oynamaktadır.</p>
<p>Yuvarlak Masa, 19. yüzyılın son zamanlarında Londra’da (Illuminati’nin faal merkezi) yaratılmıştı. İlk resmi lideri, Güney Amerika’yı acımasızca idare etmiş olan ve bu toprakları siyah insanların elinden alan, Cecil Rhodes idi. Teoriye göre, şu anda siyah insanlar Afrika’daki politik kontrolü ellerinde bulundurmalarına rağmen, esas kararlar, hâlâ daha, siyah başkan ve lider kuklaları aracılığı ile Avrupalı ve Amerikalı seçkinler tarafından verilmektedir. “Bağımsızlık” bir hayaldir.</p>
<p>Rhodes, bir kabileyi diğer kabileye karşı oynatmıştı ta ki tümü birbirlerini savaşta yokedene ve böylece Rhodes ve İngiliz’in yönetimi devralmasını sağlayana dek. Bu, hâlâ daha, günümüzde Afrika’da sürmekte olan çatışmalarda aynen olmaktadır…</p>
<p>Rhodes,Yuvarlak Masa’nın amacının İngiltere tarafından (İngiltere merkezli Illuminati tarafından) kontrol edilen bir Dünya Hükümeti kurmak olduğunu söylemişti.</p>
<p>1902’de öldüğünde, parasını, kendi vasiyeti üzerine, “Rhodes Bursları” parasal kaynağını oluşturmaya bırakmıştı. “Rhodes Bursları”, dış ülkelerden gelen öğrencilerin Oxford Üniversitesi’nde -Illuminati’nin “eğitimsel” beyin-yıkama merkezinde- eğitim görebilmeleri için onların masraflarını karşılayan bir programdır. Ülkelerine dönüp de politika, ekonomi ve medya gücünü elinde tutan konumlara yerleşen “Rhodes Mezunları” ile diğer genel öğrenci nüfusu arasında dağlar kadar fark vardır. Onlar, Illuminati temsilcileri olarak görev yaparlar. Bugün, dünyadaki en meşhur Rhodes Mezunu, eski Amerika Başkanı Bill Clinton’dur. Fakat, Rhodes Yuvarlak Masa’nın resmi öncüsü olmasına rağmen, esas sermayeyi sağlayan ve kontrol edenler, birçok global komplonun merkezinde yer almış olan bankacılık hanedanı Rothschild Ailesi idi. Bu Yahudi-karşıtı bir işaret değildir çünkü Rothschildlar Yahudi olduklarını iddia etmektedirler. Yahudi insanları herkesten fazla sömüren ve onların beynini yıkayan da Rothschildlar’dan başkası değildir!<br />
Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasında, Yuvarlak Masa’nın ABD ve İngiltere’deki gizli seçkinleri, kendi hükümetlerinin savaş konseylerindeki başrole sahip kişilerdi.. Belgelerle de ispatlanabileceği gibi, bu kişiler global çatışmaya yol açacak olayları yaratmak için beraber çalışmışlardı. Problemi-yarat-sonra-çözümü-sun teknikleri sayesinde, global statükoyu bu savaşla yoketmek ve böylece dünyayı, savaş bittikten sonra, kendi Planlarının öngördüğü imaja göre yeniden çizme şansını yakalamak istiyorlardı. Ve bunu da aynen yaptılar.</p>
<p>Savaştan sonra, dünyadaki güç, savaştan öncesine göre, daha da az birkaç kişinin eline verilmiş ve indirgenmişti, ve bunu yine kendilerinin yarattığı İkinci Dünya Savaşı ile de daha öteye götürüp geliştirdiler. Bu durum, bugüne dek sürdü, ve aslında, her geçen dakika daha da hız kazanmaktadır.</p>
<p>1919 yılında, Paris yakınlarında, Versailles Barış Konferansı’nda biraraya gelen Amerika ve İngiltere’den Yuvarlak Masa’nın seçkinleri, Alfred Milner, Edward Mandel House, ve Bernard Baruch gibi şahıslar, kendi ülkelerini temsilen toplantılara atandılar ve aslında kendilerinin yarattığı savaşın sonucu olarak, dünyanın nasıl değişeceğini karar vermeye başladılar. Almanya’yı ödenilmesi imkansız tazminatlara tabi tuttular, ve böylece savaş-öncesi Weimar Cumhuriyeti’nin, inanılmaz bir ekonomik çöküntü arasında, kalıp yıkılmasını garanti altına aldılar. Tüm bunların getirdiği sonuç ise “gayet rastlantısal” olarak Hitler’in gücü eline geçirmesi oldu.</p>
<p>Ayrıca, Illuminati’nin Yuvarlak Masa üyeleri, Paris’te Hotel Majestic’teyken, Bilderberg(Bil) -Dış İlişkiler Konseyi(DİK) -Kraliyet Uluslararası İlişkiler Kuruluşu(KUİK) -Üçlü Komisyon(ÜK) şebekesini oluşturma işlemlerine başladılar. Buna ek olarak, Versailles’da karar verdiler ki Filistin’de bir Yahudi anavatanının yaratılmasını destekleyeceklerdi.Bu üyelerin her biri ya Rothschild soyundan gelmekteydi ya da onlar tarafından kontrol edilmekteydi.</p>
<p>Versailles Barış Konferansı’ndaki, Amerikan Başkanı Woodrow Wilson, Rothschild klonları ve ABD Yuvarlak Masa öncüleri Colonel House ve Bernard Baruch tarafından “önerilmişti”; İngiltere Başbakanı Lloyd George, Rothschild çalışanı ve Yuvarlak Masa lideri Alfred Milner ve Rothschild hanedanının kurucusu Mayer Amschel Rothschild’ın torunu Sir Phillip Sassoon tarafından “önerilmişti”; Fransız lider Georges Clemenceau, gerçek ismi Jeroboam Rothschild olan kendi İçişleri Bakanı Georges Mandel tarafından “önerilmişti”.</p>
<p>Hotel Majestic’teki gizli toplantılarının sonucu olarak, Kraliyet Uluslararası İlişkiler Kuruluşu Londra’da 1920 yılında, Dış İlişkiler Konseyi 1921 yılında, ve bunları takip eden Bilderberg Grubu (1954) , Roma Klubü (1968) ve Üçlü Komisyon (1973) kuruldu. Tüm bu organizasyonlar, Rothschild’lar, Rockefeller’ler ve Illuminati’nin daha yüksek güçlerine çalışan Henry Kissinger gibi önde gelen beyin-yıkayıcılar tarafından idare edildi ve edilmektedir.</p>
<p>Bu organizasyonların, üyeleri arasında global politika, iş dünyası, bankacılık, medya, “eğitim” ve diğer alanlardaki en yüksek mevkili insanlar bulunmaktadır. Bunlar, görünüşte bağlantısız ülkeler, politik partiler ve kuruluşlar aracılığı ile, halkların bilgisi dışında, ayni global siyasetleri, planlı bir şekilde düzenleyen kanallardır. Malta Şövalyeleri, Masonlar gibi diğer gizli örgütlerin yüksek konumları da, bu Yuvarlak Masa ağına bağlanır</p>
<p>işte illuminati hanedanlığı üyeleri;</p>
<p>• Whitney Ailesi ( yerlesim 1635, Watertown, Massachusets),<br />
• Perkins Ailesi ( yerlesim 1631, Boston Mass.),<br />
• Stimson Ailesi (yerlesim 1635, Watertown, Mass.),<br />
• Taft Ailesi (y. 1679, Braintree, Mass),<br />
• Wasdworth Ailesi (y. 1632, Newtown, Mass.),<br />
• Gilman Ailesi (y. 1638, Hingham, Mass.)<br />
• Payne Ailesi (Standard Petrolün sahibi),<br />
• Davison Ailesi (J. P. Morgan ve sirketinin sahibi, her iki dünya savasinda da etkili olmuslar ve büyük paralar kazanmislardir),<br />
• Pillsburr Ailesi (Un ticareti),<br />
• Sloane Ailesi (Ticaret ve parekende satisiin dev ismi),<br />
• Weyerhauser Ailesi (Kereste ve orman ürünleri tröstü),<br />
• Harriman Ailesi (Demiryolu Krallari),<br />
• Rockefeller Ailesi (Standard petrol, Chase Manhatten Bank ve binlerce sirketin sahibi CFR, Trilateral Komisyon ve Bilderbergin basindaki aile),<br />
• Lord Ailesi (y. 1635, Cambridge, Mass.),<br />
• Bundy Ailesi (y. 1635, Boston, Mass.),<br />
• Phelps Ailesi (y. 1630 Dorchester, Mass.),</p>
<p>Bush aileleri (Baba Bush CIA ve ABD baskani, ogul Bush bu örgütlerin bir entrikasiyla ABD baskanligina getirildi, her ikisi de SBS üyesi).</p>
<p>SBS toplumdaki hemen her yapiya girmistir. Bunlarin içinde Beyaz Saray, Yüce Divan, Medya, İs ve Endüstri, Federal Banka sistemi, Kanun yapici kurullar, Mahkemeler vb vardir. SBS&#8217;nin temel ideolojisi Anglo Sakson ve Protestan beyazlarin dünyadaki hakimiyetini saglamaktir, ideolojisi oldukça fasistir ve her iki dünya savasinda da bu cemiyet çok önemli roller oynamistir. Bohemian Grove ve CFR ile birlikte Skulls and Bones Society Yeni Dünya Düzeni&#8217;nin yaraticisidir</p>
<p>NOT: bu hanedanlığın üyelerinin sayıları 10 veya 13veya 15&#8242;tir ama kesin bi sayı söylenememektedir</p>
<p>Hükümetleri ve diğer resmi görevlerdeki insanları kontrol altına almak için para ve zaten büyük bir eğilim arzeden seks ticareti kullanılacak.</p>
<p>2- Illuminati bu amaca yönelik Dünya&#8217;nın her yerinde başarılı ve üstün yetenekli öğrenciler yetiştirmek için kolej ve üniversiteler açacak.</p>
<p>3- Teşkilat içinde başarılı isimler hükümetlere, dini ve mali kurumlar içine yerleştirilecek ve ajan olarak kullanılacak.</p>
<p>4- Son derece etkili medya kurumları kuracak ve sorunların çözümleri için tüm Dünya&#8217;da tek bir devletin gerekliliğine ikna edecek.</p>
<p>5- Bu noktada son aşamaya gelinecek, her türlü silah ve asker kullanılarak, tüm ulusal devletlere meydan okunacak ve halklar sadece Illuminati tarafından kontrol edilen bir iktidarın denetimine girene dek savaşılacak. (Masonların teşkilatına ihtiyaç vardı. En etkili isimleriyle temasa geçilecek ve localarında yer açılacak.)<br />
<span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">6- Katolik mezhep içine sızılacak ve yok edilecek.</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span></span><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">(Çünkü Papa&#8217;nın etki alanında en az 1 milyar var, Dünya&#8217;da onun kadar etkili kimse yok.)</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">(Vatikan&#8217;a KGB ajanlarıyla sızıldı ve bazı kardinallere önce yardımcılarını şantaj yoluyla kafesleyip ulaşıldı ve Papa süikastlerinin üstünü örttürecek kadar kullanıldılar. Kiminiyse Venedik&#8217;ten şaibeli yolla alınan Vatikan Bankası yoluyla.)</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">(Bu arada SSCB&#8217;yi ve KGB&#8217;yi başından beri kukla gibi kullanan yine Illuminati&#8217;ydi. Yani &#8220;Soğuk Savaş&#8221; tam bir tavşana kaç, tazıya tut tiyatrosuydu.)</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">(KGB siyasi, kültürel, mali, dini konularda istihbarat sağlarken, onun alt birimi GRU bu amaçlar için Askeri istihbaratta uzmanlaşmıştı. GRU&#8217;da herkes kitle imha silahları konusunda uzmandı ve günü geldiğinde herkes elinde bir çantayla bir nükleer bomba olacaktı. Onun da alt birimi Spetnas nokta operasyonları işine bakıyordu.)</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">(Aynı tarihlerde ABD Başkanı olan Franklin Roosevelt 1932&#8242;de Doların üzerine Illuminati&#8217;nin sembolü meşhur tamamlanmamış piramidi koydurttu.)</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #ff0000;">Yuvarlak Masa Teorisi</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Illuminati şebekesinin temel amacı bütün dünyayı tek merkezden yönetebilmek için eli her tarafa uzanabilen bir ağ oluşturmaktı. Fakat bunun gerçekleşmesi için birbirleriyle irtibatlı birtakım alt mekanizmaların oluşturulmasına ihtiyaç vardı. İşte bundan dolayı bir Yuvarlak Masa (The Round Table) teorisi geliştirildi. Bu teoriye göre şekillendirilecek organlar, üstlendikleri görevlere göre kendi aralarında bir irtibat ağı kuracak, bilgi alış verişinde bulunacak ve dünya ülkelerini yönlendirecek politikalar geliştireceklerdi. Yuvarlak Masa organlarının elemanları kendi ülkelerinde etkili kişiler olacaklardı.</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Yuvarlak Masa teorisi ilk olarak 1877&#8242;de John D. Rockefeller, Cecil Rhodes, John P. Morgan, Andrew Carnegie ve Mayer A. Rothschild&#8217;dan oluşan beşli tarafından ortaya atılmıştır. Bunların hepsi de Illuminati şebekesinin üyeleriydi ve üçü yani Rockefeller, Morgan ve Rothshild yahudi kökenliydi.</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #ff0000;">Yuvarlak Masa ve Birinci Dünya Savaşı</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Yuvarlak Masa&#8217;nın seçkin üyeleri, Birinci Dünya Savaşı öncesinde ülkelerindeki savaş komitelerinde önemli görevler üstlenmişlerdi. Bu kişiler siyaset sahnesinde, birbirlerine zıt ülkeleri temsil ediyor ama Yuvarlak Masa&#8217;da bir araya gelebiliyorlardı. Bu kişilerin savaşın şartlarını ve sebeplerini kendi elleriyle hazırladıkları, Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın arkasında duran gerçeklerin altını kurcalama zahmetine katlanan araştırmacıların dikkatinden kaçmamıştır. Bu kişiler savaş esnasında da ülkelerinin savaş komitelerindeki üst görevlerini sürdürmüşlerdir.</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Savaş sonrasında ortaya çıkan şartlar Illuminati şebekesinin hesap ve planlarına daha da uygundu. Savaşın ateşini yakan ve dört yıl boyunca üzerine gaz döken Yuvarlak Masa üyeleri, 1919&#8242;da Fransa&#8217;nın başkenti Paris yakınlarında Versailles Barış Konferansı&#8217;nda bir araya gelmiş ve savaş sonrası şartlarda dünyaya nasıl şekil verebileceklerini tartışıyorlardı. Bu toplantıda bir araya gelen Alfred Milner, Edward Mandel ve Bernard Baruch, Yuvarlak Masa&#8217;nın seçkin üyeleriydi ve zaten kendilerinin çıkardığı savaşın ortaya çıkardığı şartları değerlendirme konusunda görüş alış verişinde bulunuyorlardı. Bunlardan Alfred Milner, Yuvarlak Masa&#8217;nın lideriydi. Konferansa katılanların birçoğu, daha önce sözünü ettiğimiz ünlü banka hanedanı Rothschild ailesinin fertleri tarafından önerilmişti. Bu ailenin yahudi azınlığa mensup olduğunu daha önce belirtmiştik.</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Filistin topraklarında bir yahudi devletinin kurulmasıyla ilgili politikaların geliştirilmesinde karanlık gizli örgütlerin önemli rolü olmuştur. Versailles Barış Konferansı&#8217;nda alınan kararların arasında da Filistin&#8217;de bir yahudi devleti kurulması vardı&#8230;.</span></span></strong><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #ff0000;"> İlluminati Dereceleri?</span><span style="color: #000000;"><br />
1-Çırak, 2-Kalfa, 3-Usta,4- Gizli (Hafi)Usta, 5- Kamil Usta, 6- Sır katibi, 7- Nazır Hakim, 8-Bina Emini, 9- Dokuzlar Müntahibi, 10- Onbeşler müntahibi, 11- Onikiler müntahibi, 12- Usta Mimarlar, 13- Royal Architekt de Salodon, 14, Müntahibi Kamil, 15- Şark Şövalyesi, 16- Kudüs Prensi, 17- Şark ve Garp Şövalyesi, 18- Salib verdi Şövalyesi, 19- Ali İskoçyalı, 20- Mehafili Muhtereme Üstadı, 21- Prusya Şövalyesi, 22- Lübnan Prensi, 23- Sanduka-i Esrar Reisi, 24- Sanduka-i Esrar Prensi, 25- tünç Yılan Şövalyesi, 26- İskoçyalı Papaz, 27-Mabed Şövalyesi, 28- Güneş Şövalyesi, 29- Sent Andre İskoç Şövalyesi, 30- Kadüsen Şövalyesi, 31- Müfettişi Azam, 32- Sırrı Hafi Prensi, 33- HAKİM MÜFETTİŞ UMUMİ AZAMI.<span style="color: #ff0000;">Bu dereceleri kazanırken takip edilen zaman:</span>1 : 2 Beş Ay<br />
2: 3 Yedi Ay<br />
3. 4 Dokuz ay<br />
1. 5 Üç ay<br />
5 : 9 Üç Ay<br />
9: 14 Beş Ay<br />
14: 15 Üç Ay<br />
15: 17 Üç Ay<br />
17: 18 Yedi Ay<br />
18: 22 Beş Ay<br />
22: 27 Yedi Ay<br />
27: 29 Beş Ay<br />
29: 30 Yedi Ay<br />
30: 31 beş Ay<br />
31: 32 Yedi Ay ki,</p>
<p>Toplam 7 Sene (81 Ay).</p>
<p>Bir de derecelenmenin sıralamasına bakarsak; bu 33. derece arasında Türkiye’de sadece “15” derece olduğunu görürüz. Altıdan dokuza, dokuzdan ondört’e kadar derece yoktur, boş bırakılmıştır! Ondört, Ondokuz, Yirmi ve Yirmi bir yoktur. Yirmi ikiden Yirmi Yedinci’ye kadar yoktur. Yirmi sekiz, Yirmi dokuz yoktur.</p>
<p></span></p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;">Mabed Şövalyesi</span>1125 yılında Kudüs&#8217;ün yeni hıristiyan kralı, Hazret-i Süleyman&#8217;ın mabedinin bulunduğu yer olarak bilinen Mescidü&#8217;l-Aksa&#8217;yı bu örgüte tahsis etti. Bu olaydan sonra örgüt, Mabed Şövalyeleri adını aldı ve hem dini hem de askeri bir tarikat olarak resmen tanınması için Papalık makamına başvurdu. Bu istek Papalık tarafından 1129 yılında kabul edildi.<br />
Mabed Şövalyeleri&#8217;ni oluşturanlar zamanın aydın asilzadeleriydi. Bu nedenle sadece Kudüs ve civarında değil, güney Fransa ve Paris&#8217;te de kısa sürede örgütlendiler. Bunun için gerekli parayı da Avrupa ile Ortadoğu arasındaki ticarete aracı olarak elde ettiler. Çek ve kredi mektubunu ilk uygulamaya koyanların Mabed Şövalyeleri olduğu söyleniyor. Bu uygulama sayesinde Ortadoğu&#8217;ya mal almaya giden Avrupalı tüccarlar yanlarında para taşımadıkları için korsanlara ya da eşkıyalara karşı kendilerini güvende hissediyorlardı.<br />
Mabed Şövalyeleri ayrıca bankerlik ve ticarete de el attılar. Öyle ki Fransa kralının resmi bankacısı odular hatta krala borç verme konumuna geldiler. Bu örgütün Ortadoğu&#8217;da başarılı olmasının bir nedeni de verdikleri sözde durmaları ve dürüst olmalarıydı. Bu özellikleri sayesinde Arap tüccarlar arasında itimat sağladılar.</p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Mabed Şövalyeleri, Hasan Sabbah&#8217;ın Haşhaşiler örgütü ile de temas kurdular. Bu temas sayesinde de bir örgüt olarak nasıl gizli kalacakları ve örgüt üyelerinin birbirlerini tanımak için işaretleşme kodu kullanmaları hakkında fikir sahibi oldular. Ve kendilerine uyguladılar. Örneğin, el sıkışırken işaret parmağının karşısındakinin bileğine teması Mabed Şövalyeleri&#8217;nden olduğunun parolasıydı.<br />
Kudüs müslümanlar tarafından geri alınınca Mabed Şövalyeleri merkezlerini Paris&#8217;e taşıdılar. Seine nehri kıyılarında, Louvre Sarayı&#8217;nın yakınında yüksek bir kale inşa ettiler. Bugün bu kale yok ama burası hala Mabed Mahallesi diye anılıyor.<br />
Mabed Şövalyeleri&#8217;nin geçici sonları<br />
Bu kale ya da mabed, ticaret ve bankerlik faaliyetleri sayesinde gitgide<br />
zenginleşen örgütün hazinelerinin korunduğu esrarengiz bir yer halini aldı. Çünkü halk, örgütün Hazret-i Süleyman&#8217;ın hazinelerinden daha zengin olduğuna inanıyordu. Bu söylenti sadece halkın değil, İngiltere ile savaştan yeni çıkan ve bu örgütten aldığı borcun faizini ödeyemeyen Fransa&#8217;nın üst düzey yetkililerinin hırslarını kamçılıyordu. Bu durum, hazine ve adalet bakanlarını, Fransa&#8217;nın çaresiz kralı Filip&#8217;i, Mabed&#8217;in efsanevi hazinesine elkonulması için ikna etmeye yönlendirdi.<br />
Ancak Filip&#8217;e, Papalık makamının onayladığı ve hıristiyanlığa büyük<br />
hizmetleri olan bu dini-askeri tarikatın mal varlığına el koymak hiç de<br />
kolay gibi görünmüyordu. Üstelik 1306 yılında yaptığı devalüasyonda<br />
ayaklanan halkın öfkesinden kurtulmak için uzun süre Mabed&#8217;e sığındığını da unutamıyordu. Fakat bakanlar, stratejiyi belirlemişti; önce bu tarikat hakkında bir iftira uydurulacak ve Papa, tarikatı kapatmaya mecbur bırakılacaktı. Daha sonra da Papa ile anlaşma yapılabilirdi. Papa&#8217;nın bu komploya karşı isteği ise, Fransa&#8217;nın, şövalyelere atılacak iftiranın Vatikan tarafından resmileşmesi için destek vermesi olabilirdi.<br />
Kıral, bakanlarının ısrarına dayanamadı ve13 Ekim 1307&#8242;de bütün şövalyeler tutuklandı. Suçları; dinden çıkmak, İsa&#8217;ya hakaret etmek, rezil ayinler düzenlemek, homoseksüel olmak ve Baphomet adını verdikleri bir puta tapmaktı. Bu ağır suçlamalar karşısında Papa&#8217;ya da tarikatı kapatmaktan başka seçenek kalmıyordu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Maalesef Fransa kıralı Filip bu operasyondan umduğunu bulamadı; Fransa&#8217;yı kalkındıracağını ümit ettiği hazineye erişemedi. Çünkü, yine halk arasında oluşan efsaneye göre, mabedin üstad-ı azamı, saraydaki ajanı sayesinde bu operasyonu haber almış ve tarikatın dillere destan hazinesini gizlice başka bir yere götürmüştü. Bugün bile bulunsa Fransa&#8217;yı dünyanın en zengin devleti haline getireceğine inanılan bu tarikatın hazinesinin araştırılması için her yıl örtülü ödenekten bir miktar paranın ayrıldığı, bir zamanlar Fransa&#8217;da dedikodu konusu edilmiş.<br />
Papa V. Clement operasyondan bir ay kadar sonra (22 Kasım 1307) hıristiyan aleminin bütün prenslerine, yönetimleri altındaki topraklarda bulunan tüm Mabed Şövalyeleri&#8217;nin tutuklanmasını emreden bir tebliğ yayınladı.<br />
Tutuklanan şövalyelerin büyük bir kısmı yapılan her türlü işkenceye rağmen suçlamaları kabul etmeyerek öldüler. Bir kısmı da işkenceye<br />
dayanamadıklarından ve sonlarını çabuklaştırmak için suçlamaları kabul<br />
ederek idam edildiler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Papa V. Clement, 2 Mayıs 1312&#8242;de Mabed Şövalyeleri Tarikatı&#8217;nın kapatılmış olduğunu resmen ilan etti. Ancak kapatılma kararında suçlamaların hiçbiri yer almıyor sadece &#8220;kilisenin hayrına olduğu&#8221; belirtiliyordu. Tebliğde dikkat çeken bir başka karar da, şövalyelerin bütün mallarının, Kudüs&#8217;ten beri bu tarikatın rakibi olan Hospitalier (Misafirperver Şövalyeler) Tarikatı&#8217;na devredilmesiydi. Bu da Filip için ikinci bir darbe oldu.<br />
Mabed Şövalyeleri&#8217;nin üstad-ı azamı ile üç yardımcısı ise yedi yıl sonra, 18 Mart 1314&#8242;te son kez mahkemeye çıkarıldılar. Karar, ömür boyu hapis oldu ancak suçlamaları reddedip karara itiraz ettikleri için üstad-ı azamı ile üç yardımcısı yakılarak idam edildiler.<br />
Mabed Şövalyeleri&#8217;nin yeniden dirilişi!</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Fransa Krallığı&#8217;nın zulmünden İngiltere ve Orta Avrupa&#8217;ya kaçanlarla daha sonra bunlara katılanlar &#8220;Serbest Masonlar&#8221; adı altında tarih sahnesine tekrar çıktılar. Son üstadlarının talimatıyla, inşa edilmekte olan kilise ve katedrallere başvurarak hiçbir loncaya bağlı bulunmayan duvarcı olduklarını beyan edip işe girdiler. Fransızca&#8217;da duvarcı, &#8220;maçon&#8221; (mason diye okunuyor); bir yere bağlı olmayan, hür, serbest ise &#8220;franc&#8221; (fran diye okunuyor) demek. Franc-maçon da serbest masonlar anlamına geliyor.<br />
Serbest Masonlar&#8217;ın Fransa Krallığı&#8217;ndan intikam almak için Avrupa genelinde örgütlenmeleri zaman aldı. 17. yüzyıldan itibaren toplumun, sivil ve askeri idarelerin köprü başlarını tutmaya, saraylarda önemli mevkiler elde etmeye, kıralların harimine kadar sızmaya başladılar. Fransa&#8217;yı artık başka bir hanedan yönettiği halde, ataları olan Mabed Şövalyeleri&#8217;nin intikamını almaya kararlıydılar. İntikam sadece hanedanlardan değil, Kilise&#8217;den de alınacaktı. İşte nesilden nesile geçen, yeminle korunmuş olan amaçları budur.<br />
Duvarcı Masonlar&#8217;ın sayıları 16. yüzyıldan sonra azalmaya başlar. Bunun bir nedeni duvarcıların, Mabed Şövalyeleri&#8217;nin bekar kalmak için yemin etmiş dindar üyeleri olmalarıdır. Diğer nedeni de katedrallerin ve büyük<br />
kiliselerin inşaatlarının azalmasıdır. Çare olarak, bizzat duvarcı olmamakla birlikte Mabed Şövalyeleri&#8217;nden miras kalan idealleri benimseyenler de &#8220;duvarcı olarak&#8221; &#8220;Kabul Edilmiş Masonlar&#8221; unvanıyla bu hınç ve intikam kervanına kabul edildiler.<br />
Serbest ve Kabul Edilmiş Masonlar ilk toplantılarını 1717&#8242;de İskoçya&#8217;da<br />
yaptılar. Amaçları başta Fransa hanedanı olmak üzere bütün hanedanların egemenliklerine son vermek ve kilisenin gücünü kırmaktır. Avrupa&#8217;nın her yerinde özellikle de Fransa&#8217;da pek çok Mason locası büyük bir gizlilik içinde faaliyete geçer.<br />
Osmanlı İmparatorluğu da bu uygulamalardan nasibini alır. İlk mason locası 1767&#8242;de İstanbul&#8217;un Galata semtinde açılır. Masonların gücünü ve<br />
stratejisini iyi değerlendiren İngiltere, Hollanda, Prusya ve Rusya<br />
kıralları mason localarının kendi ülkelerinde kurulmasını destekleyip<br />
kendileri dahi mason olarak tehlikeyi geçiştirirler.<br />
Mabed Şövalyeleri&#8217;nin gecikmiş intikamı<br />
Serbest ve Kabul Edilmiş Masonlar, Mabed Şövalyeleri&#8217;nin varisi olarak<br />
Fransa Krallığı&#8217;ndan ve Kilise&#8217;den intikam almak için 65 yıl Fransız<br />
İhtilali&#8217;nin altyapısını hazırlarlar. Özellikle Paris&#8217;te pek çok yeni loca<br />
açılır. Yazar, filozof, bilim adamlarından vara-yoğa itiraz eden, inatçı ve<br />
saldırgan tipler özenle seçilerek mason yapılır.<br />
14 Temmuz 1789 günü patlak veren ihtilal 10 yıl sürer. Kıral ve kıraliçe<br />
idam edilir. Kilisenin mallarına el konulur. &#8220;Hıristiyanlıktan Arındırma<br />
Yasası&#8221; kabul edilir. Bundan böyle devlet artık laik olur. Takvim ve<br />
yılbaşı, hıristiyan kökenli oldukları gerekçesiyle değiştirilir. &#8220;Akıla<br />
tapınma&#8221; devletin resmi dini olur. Hatta &#8220;Tanrıça Akıl&#8221; adına Paris&#8217;te resmi ve görkemli ayinler bile düzenlenir.<br />
Masonlar, hanedandan ve kiliseden intikamlarını almışlardı; peki, bundan sonra neyle meşgul olacaklardı?<br />
İlk Serbest Masonlar duvar örmedeki becerilerine göre çırak, kalfa, usta<br />
şeklinde üçlü derecelendirmeye tabiydiler. Ancak duvarcılığın yapılamaması ve masonların sayısını arttırmak için duvarcı olmayanların da localara kabul edilmesi, mason idarecileri farklı ve esrarengiz stratejilere yöneltti.<br />
Masonik dereceler 3&#8242;ten 33&#8242;e yükseltildi ve 4. ila 33. derecelere felsefi<br />
derece denildi. Yani, bundan böyle ilk üç dereceye giren Mavi Localar<br />
masonların avamına, diğer dereceleri içeren Kırmızı Localar masonların<br />
havassına ve 33. dereceden ancak bazı masonların girebildikleri Kara Loca da masonların hassülhavassına (yani kaymağın kaymağına) hitap edecektir. Ama bu kast sistemi, eşitlik ve demokrasiyi savunan masonluğun dejenere olmasının da bir göstergesidir.<br />
Artık masonların değişmez idealleri de kalıplaşmıştır. 1) Masonluğun<br />
otoritesi hariç olmak üzere bütün şahsi otoritelere karşı savaş ve bunun<br />
doğal sonucu olarak da cumhuriyetçi idare sisteminin (masonların denetiminde kalması şartıyla) her ülkede hükümran olması, 2) Masonluğun oluşturduğu din hariç olmak üzere dini her otoriteye karşı savaş, 3) Büyük Fransız İhtilali&#8217;nden her yerde, özellikle de eğitimin her kademesinde hayranlıkla sözedilmesi, 4) Her konunun laiklik, akılcılık ve eşitlik ilkeleri içine alınmasının temini.<br />
Mabed Şövalyeleri tarikatı da, onun varisi olan Serbest ve Kabul Edilmiş<br />
Masonlar tarikatı da musevi-hıristiyan medeniyetinin bir ürünüydü ve<br />
geçmişlerine, tarihlerine yönelik efsaneler de doğal olarak bu medeniyetten doğdu. Örneğin masonluğun kökenini gizlemeye yönelik meşhur Hiram Usta Efsanesi gibi pekçok efsane Tevrat, Talmud, Kabala kökenli musevi unsurlar olarak masonluğa girdi. Ancak bunlara bakıp da masonluğun, yahudiliğin bir uydurması olduğunu söylemek hiç de isabetli değildir. Çünkü bazı localar eski Yunan ve Mısır düşüncesinden alıntılar yapabiliyordu.<br />
Başlangıçta yani masonluk henüz üç derecelikken dini ritüellerin varlığından sözetmek mümkündü. Ancak 33. dereceden masonun 1) hiçbir dini inancı olmayan, ama 2) hangi itikat olursa olsun o itikadın samimi taraftarıymış gibi görünmesini beceren bir insan portresi çizmesi gerekmekteydi. Gerçi Avrupa&#8217;da hürriyet ve hayat hakları sınırlandırılmış, aşağılanmış olan musevi cemaatlerinin, masonlar tarafından Fransız İhtilali&#8217;nin sloganı haline getirilen Bağımsızlık-Eşitlik-Kardeşlik sloganı karşısında ümide kapılmamaları imkansızdı. 19. yüzyılın başlarından itibaren her ülkede musevi cemaatinin ileri gelenleri Mason Locaları&#8217;na üye oldular.<br />
</span><span style="color: #ff0000;"> İlluminati Derecelerinin Gerçek Manası</span><span style="color: #000000;"><br />
BÜTÜN BU ŞÖVALYELİ, PRENSLİ, KUDÜS&#8217;LÜ, LÜBNAN&#8217;LI, İSKOÇYA&#8217;LI, PAPAZLI VE SALİPVERDİLİ (HAÇ VERDİ) MERTEBELERİN TÜRKLERLE, MÜSLÜMANLARLA BAĞLANTISI OLMADIĞI GİBİ, İSLAMİYET&#8217;LE DE ALÂKASI YOKTUR!EĞER MASON MERTEBELERİ İMAM, LEVENT, ALP ERENLER, ÂHİ, SERDENGEÇTİ GİBİ TÜRK VE MÜSLÜMAN MERTEBELERİ OLSAYDI; KÂBE, MESCİD-İ AKSA, KONYA, MEŞHED, HORASAN GİBİ YER ADLARI İLE BAĞDAŞTIRILSAYDI; BELKİ BİRAZ BİZDEN OLDUĞUNA İNANABİLİRDİK.AMA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ, HEPSİ TÜRKLÜĞÜ VE İSLAM&#8217;I BOĞMAK İÇİN GELMİŞ OLAN HAÇLI KAHRAMANLARINA İTHAF EDİLMİŞTİR.<br />
EVET, KUDÜS MÜSLÜMANLAR İÇİN DE KUTSALDIR&#8230; AMA KUDÜS PRENSİ HİÇ TE BİZİM İÇİN KUTSAL DEĞİLDİR!.. AYRICA KUDÜS PRENSİ BİZE HEP KUDÜS&#8217;ÜN İŞGALİNDE 70.000 MÜSLÜMANI KATLEDEN HAÇLILARI HATIRLATIR!&#8230; ONLAR TÜMÜ BİZİM DÜŞMANIMIZDIR!..</p>
<p>BİZDE SOLOMON KRALI YOKTUR!&#8230; HZ. SÜLEYMAN VARDIR! AMA ONUN DA ŞÖVALYESİ YOKTUR!<br />
BİZDE KUTSAL KUBBE YOKTUR!.. ELLERİNİ AÇMIŞ DUA EDEN BİR GENÇ KIZ GİBİ MİNARELERİ GÖKLERE UZANAN CAMİLERİMİZ VARDIR!<br />
BİZDE BÜYÜK PONTİF, YANİ PAPAZ YOKTUR!.. İMAM VARDIR, MÜEZZİN VARDIR, MÜFTÜ VARDIR!..</p>
<p>BİZİM İSKOÇYA İLE ALÂKAMIZ YOKTUR!.. HELE İSKOÇYALILARIN BİZCE HİÇ BİR YÜCE YANI YOKTUR!..</p>
<p>PRUSYA BİZE HİÇ BİR ŞEY İFADE ETMEZ!.. TOPRAĞIMIZA GÖZ DİKEN ALMANYA&#8217;NIN PARÇASIDIR&#8230; ŞÖVALYESİ ANCAK BİZİM DÜŞMANIMIZDIR!</p>
<p>LÜBNAN BİZİM TOPRAĞIMIZDI&#8230; HÂLÂ DA SÖZ HAKKIMIZ VARDIR!.. AMA LÜBNAN KRALI BİZİM DÜŞMANIMIZDIR!.. TÜRK VE MÜSLÜMAN KANI DÖKMÜŞTÜR!</p>
<p>BİZDE YILAN SEMBOLÜ YOKTUR!.. YILAN BİZE HZ. ÂDEM&#8217;İ CENNETTEN KOVDURAN ŞEYTANI, VE ONUN EMRİNE GİRMİŞ OLAN NEFSİ HATIRLATIR!..</p>
<p>BİZDE KUDÜS TAPINAĞI YOKTUR!.. MESCİD-İ AKSA VARDIR!.. YAHUDİLERİN İKİDE BİRDE SALDIRIP TAHRİP ETTİKLERİ O MABED, BİZE HEP HIRİSTİYAN VE YAHUDİLERİN DÜŞMANLIĞINI HATIRLATIR!</p>
<p>BİZDE GÜNEŞE TAPMA DA YOKTUR, GÜNEŞ ŞÖVALYESİ DE!..</p>
<p>BİZDE SAİNT ANDE YOKTUR!.. YANİ AZİZ ANDE!.. NE ONA, NE DE ONUN İSKOÇYALI TAKİPÇİLERİYLE BİR ALÂKAMIZ VAR!..</p>
<p>BİZİM KENDİ EVLİYAMIZ VAR, AMA MASONLAR ONLARI BİLMEZ!.. ONLAR İÇİN BİRİ TEK MERTEBE BİLE KOYMAMIŞLARDIR!..</p>
<p>BİZİM KRALIMIZ, PRENSİMİZ, ŞÖVALYEMİZ YOKTUR!.. PADİŞAHIMIZ, ŞEHZADEMİZ, SULTANIMIZ, BEYLERBEYİMİZ, KAPTAN-I DERYAMIZ VARDIR!</p>
<p>MİLYONLARCA ŞEHİDİMİZ, GAZİMİZ VARDIR!..</p>
<p>AMA BUNLARIN HİÇ BİRİ MASON DERECELERİNDE YER ALMAZ!</p>
<p>BİZDE KADOŞ ŞÖVALYESİ YOKTUR!..</p>
<p>AMA KODOŞ KELİMESİ VARDIR!.. ******** ANLAMINA GELİR!&#8230; HERHALDE MASONLAR ARALARINDAKİ EN BÜYÜK PEZEVENGİ SEÇİP BU MERTEBEYİ VERİYORLAR!..</p>
<p>BU MAKAM VE MERTEBELER BİZ TÜRKLERE HİÇ BİR ANLAM İFADE ETMEZ!.. NE İSLAM&#8217;LA, NE DE TÜRKLÜKLE ALÂKALIDIR!..</p>
<p>GEÇMİŞİN &#8220;BÜYÜK ÜSTAT&#8221;LARINDAN NECDET EGERAN SIRF MASON BİRADERLERİ İÇİN YAZMIŞ OLDUĞU &#8220;GERÇEK YÜZÜYLE MASONLUK&#8221; ADLI KİTABINDA ŞÖYLE DER:</p>
<p>- &#8220;MASONLUK MİLLİDİR, BAĞIMSIZDIR&#8230; MASONLAR VATANPERVERDİR, DİNDARDIR&#8230;&#8221;</p>
<p>ŞİMDİ AÇIKLASIN BAKALIM, BU NE BİÇİM MİLLİLİKMİŞ, NE BİÇİM BAĞIMSIZLIKMIŞ, NE BİÇİM VATANPERVERLİK, NE BİÇİM DİNDARLIKMIŞ!..</p>
<p>YİNE NECDET EGERAN DER Kİ:</p>
<p>- &#8220;MASONLUK GİZLİ DEĞİLDİR, AMA KENDİNE HAS TÖRELERİ, RİTÜELLERİ (ÂYİNLERİ) VARDIR&#8230;&#8221;</p>
<p>- &#8220;MASONLUK BİR İNİSİYASYON (İNSANI ERMİŞ YAPMA) BİLİMİDİR.&#8221;</p>
<p>SADECE BU İKİ YABANCI KELİME BİLE, MASONLUĞUN GAYRIMÜSLİM BİR TARİKAT OLDUĞUNU, KANUNLARA AYKIRI FAALİYET GÖSTERDİĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR.</p>
<p>MASONLAR MÜSLÜMANLARA &#8220;GERİCİ, YOBAZ&#8221; DERLER&#8230; TARİKATÇİLERİ İRTİCA İLE SUÇLARLAR&#8230; AMA KENDİLERİ HEM DE ŞEYTANA, KEÇİYE, YILANA TAPAN BİR TARİKATA MENSUP OLMAKTAN UTANMAZLAR!</p>
<p>SANKİ ALLAH&#8217;A İNANIRMIŞ GİBİ GÖRÜNÜRLER, AMA ONLAR &#8220;ULU MİMAR&#8221;A İNANIRLAR&#8230; YANİ ALLAH&#8217;IN İSİM VE SIFATLARINDAN KUR&#8217;AN&#8217;DA GEÇMEYEN BİR TANESİ ALIP DİĞERLERİNİ VE DOLAYISİYLE ALLAH&#8217;IN &#8220;ZAT&#8221;INI İNKÂR EDERLER.</p>
<p>ÜSTELİK KULLANDIĞI &#8220;MİLLİ, BAĞIMSIZ, VATANSEVER, DİNDAR, GİZLİ DEĞİL, HERKESE DOST&#8221; İFADELERİNİN TAM TERSİNİ UYGULARLAR.</p>
<p>NECDET EGERAN &#8220;GERÇEK MASONLUK&#8221; DEDİĞİ ŞEYİN, KENDİSİ SİSTEMİN EN ALT BASAMAKLARINDA OLDUĞU İÇİN, MAHİYETİNİ BİLMEZ, AMA ANLATMAYA KALKAR&#8230;</p>
<p>ONUN ANLATAMADIĞINI, ASLA ANLATAMIYACAĞINI BİZ TA BAŞLARA DÖNEREK ANLATMAYA BAŞLIYORUZ!..<br />
GÖRECEĞİZ BAKALIM, MASONLUK GERÇEKTE NE İMİŞ!&#8230;</p>
<p>Kaynak :angelfire</p>
<p>13-07-2007 	#10 (mesaj-linki)<br />
asla_asla_deme</p>
<p>Tarih içerisinde zalimleri gözden geçirdigimizde gözümüzün önüne hemen Firavunlar geliyor, Nemrutlar geliyor, Arkasından yardımcıları konumunda olan Haman lar geliyor ve bilgiyi yanlış yerde ve yanlış zamanlarda kullanan BELAM lar geliyor. Tabiidirki İBLİSİ ve Şeytanı ve aynı zamanda onların yardımcıları olan Şeytanın Askerlerini burada zikretmeden geçemeyiz. Bütün bunlar menfiligin, kötülügün, bozgunculugun, yıkıcılıgın, anarşinin, Küfrün, Münafıklıgın, Bidat, Fesat, Fitne ve bilinen her türlü kötülügün kaynagı konumundadırlar&#8230;</p>
<p>Bir de Karun dan bahstmeden geçersek büyük bir eksklik olur tabiiki. Rabbimiz Kasas Suresi Ayet. 76-77. de mealen şöyle buyurmaktadır: *** Karun, Musa nın kavminden biriydi, ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir toplulugun zor taşıdıgı hazineler vermiştik. Toplumu ona: Böbürlenme. Allah böbürlenenleri sevmez. Allahın sana verdigi şeylerde Ahiret yurdunu da gözet, dünya daki payını da unutma; Allahın sana yaptıgı iyilik gibi sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk arzulama, çünkü Allah bozguncuları sevmez demişlerdi&#8230;***</p>
<p>Allahın Dinini kendi çıkarlarına alet eden ve etmeye çalışan Şeytan ve Şeytanın askerleri, Nemrutlar, Firavunlar, Şeddatlar, Belamlar, Hamanlar nasıl hala zamanımızda da torunları kanalıyla işlerini yürütmeye devam ediyorlarsa Karun ve onun zihniyetinde olanlarda aynı vaziyette Ekonomik ve İktisadi alanlarda bozgunculugunu, sürdürmekle, devam ettirmekle meşguller&#8230;</p>
<p>Bunlardan bir tanesi İLLUMİNATİ Toplulugudur. Bu teşkilat zamanımızda Dünya milletlerine kan kusturan ve Dünya hakimiyetini ele alarak her türlü faaliyetleri başta Ekonomik güç olmak üzere, Siyasi, Askeri, Egitim ve Ögretim, saglık teşkilatı ve de en çok önem verdikleri Dünya çapındaki Televizyon, Radyo, Gazete, Dergi, elektronik Haberleşme ve Bilgisayar şebekeleri aracılıgıyla her türlü güç ve kuvvet odaklarını ellerinde bulundurup en sonunda arzuladıkları, şanlı döneme ulaşmaktır. Bu da Başkenti KUDÜS olan KRİSTAL KRALLIGININ kurulması hadisesidir&#8230;</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri nin Savunma politikası, stratejik silah sistemleri ve uluslararası ilişkiler konusunda egitim veren Texsas Üniversitesi Profesörlerinden Texe Marrs İlluminati &#8211; Entrika çemberi isimli eserindeki ifadesinde: Süper zengin olan ve Dünyanın degişik ülkelerinde yaşayan ON HANEDAN ın kurdugu KRİSTAL KRALLIK kurma maksadıyla Dünyayı ele geçirmeye hazırlanan bir Teşkilat olarak adlandırıyor İLLUMİNATİ ÇETESİNİ&#8230;</p>
<p>İkinci Dünya savaşının karanlık günlerinde İngilterenin önde gelen politikacılarından Winston Churchill in açıklamalarına bakacak olursak: İLLUMİNATİ ÇETESİ Adam Weishaupt tarafından 1776. Yılında kurulmuş ve kuruluşuyla birlikte dünya barışını hedef alan Komplolar artmaya başlamıştır. Bu yazılardan İLLUMİNATİ Çetesinin bu günkü liderinin David Rockefeller oldugunu anlıyoruz. Bu kişi 1973.yılında TRİLETERAL Komisyonunu kurup bu örgütün hedeflerinin ise başında DÜNYA HÜKÜMETİ kurma oldugu gündeme getirilmektedir&#8230;</p>
<p>Profesör Jose Arguellese göre: 1997-2002 Yılları arasındaki beş yıllık süre yeniden ÜREME dönemidir. 2003.Yılından itibaren gündeme girecek olan Kaos dönemi, YENİ DÜNYA DÜZENİ ni ortaya çıkaracaktır. 2007-2012 Yılları arasındaki şanlı dönem, Başkenti KUDÜS olan KRİSTAL krallıgının kuruluşuna vesile olacaktır. Dindar bir Hristiyan olan Prof. Texe Marrs a göre, İLLUMİNATİ çetesinin Amerika Birleşik Devletleri nin yönetimini ele geçirmesi Cumhuriyetçi Richard Nixon un, Nelson Rocefeller in tavsiyesine uyarak, ABD nin Dış ilişkiler baş danışmanlıgına Henry Kissinger i getirmesiyle başlamıştır&#8230;</p>
<p>Nixon dan sonra başkanlıgı devralan Gerald Ford; Dış işleri Bakanı olarak Henry Kissinger i görevde tutmuş ve Amerika Bierleşik Devletleri tarihinde ilk olarak seçilmemiş bir başkan yardımcısı olarak Nelson Rocefeller i göreve getirmiştir. 1976.Yılında Demokrat Jimmy Carter; göreve başlar başlamaz Zbigniev Brezinski yi dış ilişkiler baş danışmanı ve Milli Güvenlik baş danışmanı olarak görevlendirmiştir. Jimmy Carter, kabinesindeki 19. önemli mevkiye, David Rocefellerin TRİLATERAL KOMİSYONU üyelerini atamıştır. O tarihten itibaren İLLUMİNATİ çetesi, ABD yönetiminde söz sahibi olmuş, Bill Clinton döneminde ise kesin bir ZAFER elde etmiştir&#8230;</p>
<p>Kaynak:amarat.org</p>
<p>Amerika Birleşik Devletlerinin 6. Trilyon dolar olan dış borçlarının 4 Trilyon doları, Dünyanın dört bir yanında özellikle Fransa, İtalya, Avusturya, Almanya, İspanya gibi ülkelerde bulunan ve İLLUMİNATİ nin iç çemberinde yer alan İlluminati üyeleri tarafından saglanmıştır&#8230;</p>
<p>Prof. Texe Marrs, yıllarca süren araştırmasında İlluminatiyi ve ON GİZLİ EFENDİ sini açıklamakla kalmamış, halen ABD yönetiminde yer alan DIŞ ilişkiler konseyi CFR. Trilateral Konseyi TLC, Bilderberg B ve İLLUMİNATİ çetesinin kurdugu diger teşkilatların ki bunlar Asen Enstitüsü, Kafatası ve Kemik tarikatı, Opus Die, Dünya Ekonomik Forumu gibi teşkilat üyelerini Liste halinde sunmuştur. Şu hususu açıklamakta fayda vardır sanıyorum İLLUMİNATİ Çetesinin ON GİZLİ LİDERİNİN serveti, 102 bagımsız DEVLETİN gayri safi milli hasılasından daha fazladır&#8230;</p>
<p>İlluminati Çetesinin Jeopolitik Teorilerine bakacak olursak öncelikle ifade ederiz ki Jeopolitik, Cografi gerçeklere dayanarak POLİTİKA yapma sanatıdır diyebiliriz. Tarih boyunca, Jeopolitik teorisyenleri genellikle ya DÜNYA EGEMENLİGİ için hangi Cografi bölgelerin KONTROL edilmesi gerektigini ya da Devletin yayılmasına gerekçe olacak Cografi sebepleri araştırmışlardır&#8230;</p>
<p>İngiliz sir Mackinder KARA EGEMENLİGİ Teorisini ortaya atmıştır. Mackinderin teorisini Dogu Avrupaya egemen olan merkez bölgesini kontrol eder, Merkez bölgesine egemen olan DÜNYA adasını kontrol eder, Dünya adasına egemen olan DÜNYAYI kontrol eder şekinde özetlemek mümkündür. Amerikalı Nicholos Spiykmann ise Mackinderin teorisine karşı Kenar kuşak Teorisini Jeopolitige kazandırmıştır&#8230;.</p>
<p>Kenar kuşak teorisine Egemen olan, Avrupa ve Asya ya hükmeder, Avrasyayı elinde bulunduransa DÜNYANIN gelecegini belirleyebilir. Kenar Kuşak Teorisi, Sovyet sosyalist Cumhuriyetler Birliginin yayılmasını önlemek için geliştirilen ABD stratejilerine yön vermiştir. İLLUMİNATİ nin iç çemberinde yani tam merkezinde yer alan Zbiginew Brezinski, DÜNYA egemenligi kavramını ve Dünya egemenligi için Avrasyanın önemi ve rolünü yeniden gündeme getirmiştir&#8230;</p>
<p>Ona göre sahip oldugu zenginlikleri mesela Petrol ve diger enerji kaynakları gibi sebebiyle Avrasya üzerinde küresel mücadelenin sürdürülebilecegi bir SATRANÇ tahtasıdır ve Dünya egemenligi ancak Avrasya yı ele geçirmekle mümkündür. Çagdaş düşünürler, güç merkezleri ve güç merkezleri arasındaki dengelere önem vermektedirler. Fransız Jagues Attali ye göre bir ÜLKE nin güç merkezi olabilmesi için bazı kriterlere ulaşması gerekmektedir&#8230;</p>
<p>Jagues Attali, bu kriterleri Teknolojik, Finansal, Ekonomik, Askeri, Cografi ve Diplomatik alanlar şeklinde tarif etmiştir. Attaliye göre Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Avrupa birligi ülkeleri ve İslam Dünyasının güç merkezi olabilmesi için bazı kriterlere ulaşması gerekmektedir. Brezinski ye göre Avrasya da Fransa, Almanya, Rusya Çin ve Hindistan büyük ve etkin oyunculardır. Ukrayna, Azerbaycan, Güney Kore, Türkiye ve İran önemli Jeopolitik mihverlerdir&#8230;</p>
<p>İlluminati Çetesinin dış ilişkiler Konseyi yani CFR ve Trilateral komisyonunda yer alan Samuel Huntington ise Jeopolitigin kültürel yönüne agırlık vermiş, daha açık bir ifade ileJEOKÜLTÜR boyutunu ön plana çıkarmıştır. Huntington a göre Yeni Dünyadaki mücadelenin esas kaynagı öncelikle İdeolojik ve ya Ekonomik degildir. Beşeriyet arasındaki büyük bölünmelerin belirleyici unsurunu ve kaynagını DİN ve Kültürler teşkil etmektedir. Hungtington un bu tezi, Amerika yönetiminin niyetlerini gizlemek ve ya saptırmak için ortaya attıgı üzerinde durulmuştur&#8230;</p>
<p>Çünkü yeni Dünya düzeni adına sürdürülen faaliyetler, iktisadi ve Siyasi mücadeleler, Enerji kaynaklarını ve bu kaynakların ulaştırma hatlarını KONTROL için yapılmaktadır. Halen Dünyanın tek süper gücü olan Amerikanın, küresel egemenligini geliştirmek için degişik yöntemleri kullandıgı bilinmektedir. Bu yöntemler içinde; Kültürel, Finansal ve Ekonomik küreselleşme propagandası önemli bir yer tutmaktadır. Amerikanın aynı zamanda Dünyanın uzaydan kontrolü için bazı projeleri geliştirmeye başladıgı gayet açıktır&#8230;</p>
<p>ABD nin küresel egemenlik için uygulamakta oldugu bir başka yöntem ise ENERJİ kaynaklarını ele geçirmektir. ABD den Christoper Fettews, Parameter dergisindeki makalesinde diyorki: Orta Asya ve Hazar denizini merkez bölge olarak niteleyip, bu bölgenin önemli Enerji kaynaklarına sahip olunmuştur. Söz konusu rezervlerin kontrolü için ABD, Rusya, Çin, İran ve Türkiye büyük Satranç oyununda rol almaktadırlar&#8230;</p>
<p>11. Eylül.2001. terör eyleminin ardından Amerikanın Afganistana, Kırgızistana, Özbekistana ve Gürcistana ASKER göndermesi, büyük satranç oyunu hamlelerinden birisini oluşturmaktadır. ABD bir yandan Hazar Denizi havzası enerji kaynaklarının kontrolü için gayretlerine devam ederken, diger yandan Basra Körfezi enerji kaynaklarının emin ellerde bulundurulmasını<br />
saglamak maksadıyla ŞER EKSENİ içine dahil ettigi İran ve Irakla meşgul olacak, bölgedeki ülkelerin muhtemel REJİM SIKINTILAINA ! çareler arayacaktır&#8230;</p>
<p>Özetle amerika Birleşik Devletlerinin enerji kaynaklarını ve bu kaynakların ulaştırma hatlarını kontrol ederek, küresel EKONOMİYE egemen olma ihtirasına kapılmıştır. İlluminati Çetesinin 2007-2012 yılları arasınad gerçekleştirmeyi planladıgı KRİSTAL KRALLIK projesi, ortadogu diye bilinen bölgeyi kana bulamıştır ve kana bulayacagı da gelecekte daha bir net şekilde görülebilmektedir&#8230;</p>
<p>Şurası bir gerçektirki Yüz yılı aşkındır ABD İLLUMİNATİ Çetesinin kontrolü altındadır&#8230; Yakın zaman içerisinde yani 1990 yılında ÇÖL FIRTINASI harekatıyla Basra körfezine, daha sonra SONSUZ ÖZGÜRLÜK operasyonuyla Afganistan ve Hazar bölgesine yerleşmiştir. Bu Operasyonların bir degil, birden fazla sebebbi vardır. Amerikanın küresel Hakimiyetini devam ettirebilmesi için, KAOS ortamının devam etmesi gerekir&#8230;</p>
<p>Vakşi Kapitalizm, savaşı kazanç vasıtası olarak gören bir ideolojidir. İLLUMİNATİ Çetesinin iç çemberinde yer alan ve dış ilişkiler Komisyonunda önemli agırlıgı bulunan , ABD Başkanının danışmanlarından William Seidman ın şu itirafı, meselenin kavranmasını kolaylaştırmaktadır. : Irak ta Mc Artur tarzı Askeri bir yönetim kuracagız ve PETROL kaynaklarını ele geçirecegiz. Körfezdeki Petrol kaynaklarını ele geçirdikten sonra çok şey degişecektir. Kimse bize karşı Petrolü silah olarak kullanamayacaktır&#8230;</p>
<p>Askeri Yönetim; Suudi Arabistan da dahil, Petrol üreten Arap ülkeleri üzerindeki denetimimizi GARANTİ altına alacaktır. Suudi Arabistan ve Irak gibi iki büyük Petrol kaynagını ele geçirir ve bu iki bölgedeki İSLAMCI grupları yok edebilirsek, Amerikanın Dünya Ekonomisi üzerindeki Hakimiyetini � hegomonyasını saglaması için önemli bir adım olacaktır. Uluslararası sistemi, birleşmiş milletler teşkilatının temsil ettigi ve bu teşkilatın karar mekanizmasında İLLUMİNATİ Çetesinin önemli bir agırlıgının bulundugu bilinmektedir&#8230;</p>
<p>Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoguda sahneye koydugu; Kronik kaos yani İstikrarsızlık politikası, önümüzdeki yıllarda da devam edecektir. Bölge ülkelerinin birbirleriyle olan münasebetlerinde, Amerikanın belirleyici bir role sahip oldugunu söylemek mümkündür. Uluslararası hukuk adına yazılan ve söylenen bütün kuralların deformasyona ugradıgı ve ABD nin keyfi kararlarına göre mahiyet kazandıgı görülmektedir&#8230;</p>
<p>Amerika bazı ülkelerde Askeri güçle, bazı bölgelerde İSTHBARAT teşkilatıyla, bazı ülkelerde de Dünya Bankası ve İMF gibi kuruluşların yardımıyla Hakimiyetini sürdürmektedir. Uluslararası hukuka, Adalete ve Hikmete uygun olmayan ANGLO SAKSON istila hareketi, Ortadogu da hüküm süren Totaliter ve Otoriter rejimlerin zaaflarını istismar etmektedir. Başta amerikanın kendi halkı olmak üzere, Avrupa Birligi ülkeleri ve diger devletlerin İLLUMİNATİ Çetesinin hazırladıgı KRONİK KAOS tuzagını ortadan kaldırmaları gerekmektedir&#8230;</p>
<p>Bilhassa bizim açımızdan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Georg Bush yönetiminin uygulamaya koydugu KRONİK KAOS tuzagını ortadan kaldırabilecek potansiyele, güce, birikime sahip olan bir ülkedir. Zamanımız iktidarı nın ; Amerika birleşik Devletleri nin önümüzdeki aylarda başlatacagı KİRLİ SAVAŞA engel olma ya gayret etmesi, buna muvaffak olamazsa Türkiyeyi savaşın dışında tutması şarttır diye inanıyoruz&#8230;. ( Hüsnü Aktaş. Misak.s.146. )</p>
<p>Yeni dünya düzenini anlayabilmek için inanıyorum ki Yukarıda da geçtigi gibi CFR yi, ve bu düzenin ardındaki güçleri çok iyi tahlil etmek zaruridir. Bu düzenin ardındaki güçler aynı Masonlar, Rotaryenler ve Lionesler gibi sır perdesi ardında saklanmayı usul olarak kabul etmişlerdir. Onların düşüncesine göre: Bir perde her zaman gereklidir. Cümlesini ifade ettikten sonra İLLUMİNATİ Çetesi yayınlarında deniliyorki: Gücümüzün büyük bölümü gizlenmekten kaynaklanır&#8230;</p>
<p>Bu yüzden de, her zaman bir başka dernegin adı altında gizlenmeliyiz. Bu durumda sorabiliriz: Eger Dünya düzeni bugün egemenligi elinde bulunduruyorsa , neden bazı kurumlara ihtiyaç duymaktadır ? cevap açıktır: Dünya düzeni egenmenligi korumaktadır çünkü egemenligini reddetmekte, kendi varlıgını kabul etmeyip gizlemektedir. Onun gücü her yerde, Hükümetlerde, Egitimde, Bazi DİNİ gruplarda, İncelikle hesaplanan savaşlar, Devrimler ve Kıtlıklarda görünmesine karşın, Dünya düzeni aynı MAFYA gibi kendi varlıgını reddeder&#8230;</p>
<p>Dünya düzeninin hizmetçileri degişir ama DÜZEN sabit kalır. Eger çok fazla kişi CFR yi farkederse, bu kez güç Bilderberg ya da Trilateral Komisyonuna aktarılır. Ama düzen egemenligi sabit kalmaktadır. ( İlluminati Locasının 1794.teki bir metninden. )</p>
<p>Yaşadıgımız Dünya 20. Yüzyılla birlikte eskisinden çok farklı bir Dünya haline geldi. Yüzyılın hemen başlarında tüm güç dengeleri degişti. Bütün güçlü bilinen MONARŞİLER yıkıldı ve yerlerine 19. Yüzyıldaki anti Monarşik dalganın yeni sonucu olan ULUS � Devlet ler kuruldu. İslam Dünyası, dünya politikasında son temsilcisi olan Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla gücünü nerdeyse tamamen yitirdi. Yeni bir Dünya düzeni, aslında bu Yüzyılın başlarında kuruldu. Bu Düzen, Dünyanın Amerikan egemenligi altına girmesiyle başlıyordu. Ve bu nedenle de, 20. Yüzyıl giderek Amerikan Yüzyılı haline gelmiştir&#8230;</p>
<p>Bu durumda, 20.yüzyılda Dünyayı etkileyen büyük politik gelişmelere de göz atacak olursak burada da YAHUDİ parmagını görüyoruz. Yahudi önde gelenleri ve Masonlar bütün yan kuruluşlarıyla birlikte yeni bir Dünya egemenligini kurmayı hedeflemişlerdi. Bu hedeflenen Krallık ismen KRİSTAL KEALLIGI olarak vaad edilmiş olan topraklarda kurulacaktı. İnançları geregi MESİH � Yani kurtarıcı geldiginde kesin olarak kurulacagı umulan Dünya egemenliginin alt yapısı KABALA cıların geliştirdikleri * MESİHİ DÖNEM İNSAN ELİYLE BAŞLAYACAKTIR * kuralına uygun olarak yeni Dünya düzeni gerçekleştirilecektir&#8230;</p>
<p>Bilindigi gibi önceki Yüz yıllarda , Masonluk, tek başına uluslararası dengeleri kontrol etmeye yetiyordu. Fakat 20. Yüzyıl, Dış Politika kavramını ve Ülkeler arasındaki ilişkilerin dogasını çok daha karmaşık bir hale getirdi. Artık büyük Ülkelerin dış politikaları son derece kapsamlı bir kadro elinde şekillendirilmeye başlandı. Artık yalnızca akıllı, Zeki bir KRAL ya da bir &#8211; iki Devlet adamı degil , ancak UZMAN bir kadro tarafından yönlendirilebilecek bir DİPLOMASİ tarzı dogmuştu&#8230;</p>
<p>İşte İTTİFAK bu nedenle yeni mekanizmalar üretti. Böylece İttifakın karar merkezleri, klasik LOCA atmosferinden çıkarak daha gelişmiş ve modern yöntemlere kaymaya başladı. Masonluk hala çok önemliydi ve Ülke içi kontrolün saglanması için zaruriydi. Ancak dış politika alanı , Masonlugun mistik görünümünden ve inançlarından � Ritüellerinden soyutlanmış bu yeni kurumların denetimine geçti&#8230;</p>
<p>Şurası bir gerçektir ki bu örgütün kurucuları Yani yeni dünya düzenini planlayan ve hayata aktaran kurumun başında YAHUDİLER gelmektedir. Yeni dünya düzenini belirleyici en önemli unsur PARA ve EKONOMİ olacaktır. Yahudi toplumunun ise Para ile olan ilişkisi, büyük ölçüde İBRANİ ögretisinden kaynaklanmaktadır. Yahudilerin İnanç, İtikad ve İman yönlerine baktıgımızda ön plana çıkan husus Yahudi dini Dünya merkezli ve MADDE ye yönelik bir DİN oldugu gayet net bir şekilde ortaya çıkar&#8230;</p>
<p>Yahudilerin Maddeye bu denli tutkuyla sarılmalarından dolayı ve bu nedenlerle, İslam Dini ve Katolik dinlerinde uzak durulması ifade edilen söylenen PARA HIRSI , tam aksine Yahudilikte meşru, hatta teşvik edilen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle İslam Dininde ve Katoliklerde yasaklanmış olan FAİZ sistemi, Yahudilikte serbest bırakılmış ve hatta tavsiye edilen bir kazanç kapısı haline getirilmiştir. Bu yüzden bütün Bankacılar ve Bankerler öncelikle Ya Yahudi asıllı ya da Yahudi temayyüllü oldugu bilinen bir gerçektir&#8230;</p>
<p>Bankacılık ve Bankerlik tarihine kısa bir göz atılınca ne demek istedigim açık ve net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Mesela Max Weber de, Yahudi � Para ilişkisinin DİNİ boyutunu özenle vurgulayarak, Yahudilerin parasal işlemler konusundaki tercihlerinin nedeni Ritüel &#8211; yani iman ve inanc yönlü &#8211; telakkileriydi der. Faiz, Ortaçag daki Yahudi ekonomik gücünün de temelini oluşturmuştur&#8230;</p>
<p>Kimsenin Tefecilik � Bankerlik yapmadıgı bir ortamda, bunu bir DİNİ emir olarak gören Yahudiler tefecilikte özelleşmişlerdir. Ortaçagda Yahudiler tefeciler genelde yüzde otuz civarında FAİZLE borç verdiklerini ancak bu oranın zaman zaman yüzde yüz lere bile vardıgı tarihi kaynaklarda yazılmaktadır. Ortaçag boyunca YAHUDİ ve TEFECİ kavramları o kadar özdeşleşmiştirki, bazı dillerde aynı anlamda kullanılır olmuştur&#8230;</p>
<p>Yahudi Tefecilerin bir özelligi de, mesleklerini sürekli olarak Babadan &#8211; ogula aktarmaları ve bu şekilde sürekli katlanan bir sermaye ile büyük bir EKONOMİK güce ulaşmalarıdır. Bu nedenle Ortaçagda pek çok KRAL Yahudilerden borç almışlardır. 17. ve 18. Yüzyıllarda dogan yeni bir sınıf ise Yahudilerin Ekonomik gücünü SİYASİ alana da taşımıştır. Bu sınıf SARAY YAHUDİLERİ olarak adlandırılıyorlardı. Yeni kurulmaya başlanan merkezi mutlak Devletin Finansman ihtiyacının kaynagı bir bakıma Yahudi sermayesiydi&#8230;</p>
<p>Bu Yahudiler, özellikle Protestan reformunun ardından PAPA nın otoritesinden bagımsız olarak kurulan yeni merkezi devletlerin yardımına koşan tefeciler Yahudi Bankerlerdi. Özellikle avrupanın Protestan ve Katolik güçleri arasındaki kanlı Otuz yıl savaşları , hem savaş sırasında hem de sonrasında büyük bir finansman açıgı dogurmuştu ve bu açık Tabiiki Yahudi tefeciler tarafından kapatılmıştır&#8230;</p>
<p>Avrupanın politik ve sosyal gelişimini konu eden kaynaklar, Merkezi Devletlerin kurulmasının , ticari çıkarlarını koruyacak bir OTORİTE ki &#8211; bu elbette Seküler bir Otoritedir &#8211; arayan<br />
BURJUVAZİ nin destegiyle oldugu ifade edilir. Buna göre BURJUVAZİ, Merkezi Monarşilerin kurulmasıyla birlikte EKONOMİK konumunu güçlendirmiş , Büyük Fransız devrimi ile de, Aristokrasiyi ve DİNİ otoriteyi ortadan kaldırarak, dogrudan İKTİDARI ele geçirmiştir&#8230;</p>
<p>İşte BURJUVAZİ olarak adlandırılan bu sınıfın en ilginç fakat fazla dikkat çekmeyen özelligi, büyük bölümünün YAHUDİ lerden olmasıdır. Tefecilik � Bankerlik yoluyla asırlardır gücüne güç katmış, katlanarak büyümüş bir SERMAYE birikimine Yahudilerden başka kimse sahip olamamıştır. Fransız devriminin ardından Saray Yahudileri devri kapanmış ardından yeni bir dönem, Yahudi Bankerler dönemi başlamıştır. Bu Bankerlerin gücü, eski Saray Yahudilerinden çok daha fazlaydı şüphesiz&#8230;</p>
<p>Yahudi hanedanı bu tarihlerden sonra Parasal anlamda hızla büyümüş Goldschmidt, Oppenheimer, Seligmann hanedanlarının kurdugu Finans imparatorlukları bu dönemde, 19. Yüzyılın başında dogmuştur. Bu finans İmparatorluklarının en ünlüsü ve kuşkusuz en önemlisi ise Rothschildler dir. Tüm bunların yanında dikkat çekici olan bir şey vardıki mutlaka göz önünde bulundurulması bir gerçekti: Rothschdlerini elde ettikleri güç, yalnızca bir ailenin elde ettigi güç degildi. Ailenin aynı zamanda son derece DİNDAR bir gelenegi vardı&#8230;</p>
<p>Para gücünü, finansman kaynaklarının Yahudiligin genel çıkarları için kullanıyorlardı. Bu ailenin aynı zamanda kuvvetli bir IRK bilinci vardı. Bilindigi gibi Yahudiler, Yahudi Anneden dogmayan birisine asli YAHUDİ gözüyle bakmazlar. Zaten hanedanın kurucusu olan Mayer Amschel, güçlü bir IRK bilincine sahipti. Bu nedenle de, TEVRAT ın * Kızlarınızı onların ogullarına vermeyeceksiniz ve ogullarınıza ve kendinize onların kızlarını almayacaksınız &#8230; * Hükmü geregi, ogullarına IRK DIŞI EVLİLİKLER yapmamalarını vasiyet etmişti. Bu kural, hanedanın üyeleri tarafından titizlikle uygulandı&#8230;</p>
<p>Rothschdlerin İBRANİ ögretisine bu denli baglı olmaları kuşkusuz çok önemliydi. Çünkü İbrani ögretisi, Yahudilere diger uluslar ve DİNLER üzerine bir Hakimiyet vaad ediyordu. Ve bu kitabın ögretisi sonucunda Kabalacılarda bu HAKİMİYETİ gerçekleştirmek için çalışıyor, MESİH � Kurtuluş Planı geregince * Tarihin akışını degiştirmeye * Ugraşıyorlardı. Güç istiyorlardı. Rotschild gibi IRK BİLİNCİ yüksek bir Ailenin böylesine dev bir EKONOMİK GÜCE ulaşması ise kuşkusuz MESİH PLANI için dev bir destek anlamına geliyordu&#8230;</p>
<p>İşte yazının başından beri vermek istedigim mesaj bu husustur. İlluminati Çetesi Tarin akışını Yahudi ögretisi dogrultusunda degiştirmek için kurulmuş bir örgüttü. Bu örgütün en önemli kaynagı Para ve ona baglı olarakta Dünya siyasetini ellerinde bulundurma hadisesidir. Bu ve bunun gibi Yahudi Bankerler, 20.Yüzyılın başında ellerindeki Ekonomik güç ve kurdukları * IRK DAYANIŞMASI * sayesinde çok büyük politik sonuçlar elde edecek hale geldiler&#8230;</p>
<p>Elbette Dünyanın tüm büyük sermayedarları, Yahudilerden oluşmuyordu. Ama Yahudi sermayedarların özelligi diger MESLEKTAŞLARINDAN farklı olarak politik sistemi yalnızca daha çok kâr etme amacına uygun olarak degil SİYON idealini gerçekleştirme hedefine, ya da bir başka deyişle MESİH &#8211; Kurtuluş PLANINA uygun olarak yönlendirmeye çalışmalarıydı işte bu YAHUDİ farkıydı&#8230;</p>
<p>İşte bu Dünya ya HAKİM olma çabasıydı. İşte bu Dünya siyasetinin yalnızca Yahudiler tarafından idare edilebilecegi inancı için gayretli bir çalışma temposunun sonucuydu. İşte bu Yahudi hiç bir toplumdan emir almaz ama devamlı emretme ve idare etme makamında bulunur inancının göstergesiydi. İşte İLLUMİNATİ bu gayelerin hayata hakim kılınması gayesiyle kurulmuştu&#8230;</p>
<p>Kısaca Yeni dünya düzeni söylemine bakacak olursak: Zaten Yahudi düşüncesi Böl, parçala, yut teorisiyle hareket etmiş ve önlerindeki bütün engelleri Ekonomik yolla, olmadıysa kültürel yolla, biraz ileri düşünce de de Siyasi yolla kaldırmaya başlamıştır. Önce Dinlerin Hakimiyetini ortadan kaldırmak lazım teorisi işletilmiş Kilise ile birlikte krallıgın sonunu 1789.yılında hazırlamışlar&#8230;</p>
<p>Sonra Milletlerin içine fitne kıvılcımı düşürülmüş Yahudi Dürkeim ideolojisiyle Milliyetçilik � Irkcılık akımı başlatılmış Osmanlı İmoaratorlugu parçalanmış bilahare Birinci dünya savaşı sonrasında da çökertilmiştir. Ayn teorinin bir başka versiyonu Rusya da işletilmiş Yahudi Karl Marks ideolojisiyle çok köklü ve yıkılmaz zannedilen ÇARLIK Rusyası yerle bir edilmiş, Planın Ekonomik boyuttaki çalışmaları neticesinde ise Avusturya � Macaristan İmparatorlugu da Yahudiler tarafından tarihin derin kuyularına yuvarlanmıştır&#8230;</p>
<p>Birinci Dünya savaşının hemen ardından 1919. Yılında Paris Barış Konferansı yapılmış, Burada Milletler Cemiyetinin kurulmasına karar verilmiştir. Böylece ilk defa DÜNYA politikasını TEK BİR MERKEZDEN yönlendirecek bir mekanizma kurulmuş oluyordu. Bu mekanizma kurulurken, acaba Dünya politikasını yönlendirmeye çalışan güç odakları ne durumdaydılar ? TAPINAKÇI ŞÖVALYELER gelenegini sürdüren MASONLARLA, MESİH � Kurtuluş hesapları yapan Yahudi önde gelenleri bu mekanizmanın tam merkezinde idiler&#8230;</p>
<p>Mesela Yüksek dereceli ÜSTAD Masonlardan Pierre Mariel şöyle diyor: Milletler cemiyeti MASONİK bir oluşumdur. Bu teşkilatın ilk BAŞKANI da Fransız büyük LOCASINA baglı olan Leon Bourgeois idi. Ama Milletler Cemiyeti fazla güçlü ve etkili bir Organizasyon degildi. Dünya politikasını yönlendirmek isteyenler, Milletler Cemiyetiyle yetinemezlerdi. Bu nedenle o dönemin SÜPER GÜÇ konumundaki ülkelerini yönlendirmek için yeni oluşumlar üretme yoluna gittiler&#8230;</p>
<p>Böylece Tapınakçı Şövalyeler geleneginden kaynaklanan MASONLUK ve Yahudi önde gelenleri , ortaya çıkan bu yeni sisteme Hakim olmak için yeni örgütler oluşturmaya başladılar. Ve işte CFR yani DIŞ İlişkiler Konseyi böylelikle kurulmuş oldu. CFR, Adı üstünde Dış ilişkiler konseyi dir, Yani amacı, gayesi Amerikan dış Politikasını yönlendirmektir. Ancak bir ülkenin, hem de Amerika gibi bir ülkenin dış politikasını yönlendirmek, yalnızca karar mekanizmalarını ele geçirmek suretiyle başarılamaz&#8230;</p>
<p>Siyasi gözlemciler, 1945 yılından sonraki Amerka Birleşik Devletleri politikasının kesin olarak CFR Hakimiyetinde düzenlendigi konusunda birleşiyorler. CFR nin egemenliginin Rockefellerin elinde oldugu hususta da söz birligi ediyorlar. Rockefellerin CFR üzerindeki denetimi, Amerikada çokça yazılıp çizilmiş bir konudur. Rockefellerin Dış ilişkiler Konseyi üzerindeki denetimi yalnızca Konseye akıttıkları dev boyutta para ile sınırlı kalmıyor&#8230;</p>
<p>Rockefeller ler, paranın verdigi güçle kurumun başına kendi adamlarını atıyorlar ve Henry Kissinger gibi Yahudileri Dışişleri bakanlıgında çok uzun süre tutabiliyorlar. Kısaca günümüz siyasetine yön veren kurum da aynı ismi ve aynı örgütü taşıyor İLLUMİNATİ-CFR- Bilderberg ve tabii eşittir Yahudi diyoruz&#8230;</p>
<p>Amerika Birleşik Devletlerinin Birinci Dünya savaşına girişi ve yayılmacı poitikayı kesin olarak benimseyişi nasıl CFR yani Dış ilişkiler Komisyonu ve onun Yahudi önde gelenleri tarafından saglanmışsa, İkinci Dünya savaşına girişi ve bu şekilde Dünyanın en büyük gücü haline gelişi de yine CFR ve onun arkasındaki Yahudi önde gelenleri tarafından saglanmıştır&#8230;</p>
<p>İkinci Dünya savaşı öncesi CFR nin Yahudilerin Waşingtondaki en önemli dostu ise Franklin S. Rosevelt idi. Yahudi sermayedarlarının vazgeçilmez taşeronu ve Dış ilişkiler Komisyonunun önde gelen ismi Albay Mendel House, Roseveltin de Politikalarını danıştıgı isimdi. Yalnızca bu ilişki bile, CFR nin Rosevelt üzerindeki etkisini göstermek için yeterli olabilir&#8230;</p>
<p>33. Dereceden ÜSTAD bir MASON, hatta Tapınakçı Şövalye geleneginin açıkça devamı olan * ORDER DE MOLAY * adlı üst LOCA nın üyesi olan Başkan Rosevelt, Aynı zamanda Siyonist liderlerden daha ateşli bir Siyonistti. Başkan Rosevelt: Filistini dikenli telle çevirip, içindeki Arapları dışarı atacagım, yerlerine de Yahudileri yerleştirecegim diyordu. Başkanın biz başka özelligi ise ABD nin dış politikasını, CFR nin ve Yahudi dostlarının isteklerine göre düzenlemesiydi&#8230;</p>
<p>İkinci Dünya savaşının ardından yaşanan Dünya paylaşımı, Bilderbergin de doguşunu sagladı. Amerika, dogu kısmını Sovyet kontrolüne vermeyi kabul ettigi Avurpayı bu defa kendine daha sıkı baglarla baglamak istiyordu. CFR Yani Dış ilişkiler komisyonu İkinci Dünya savaşının ardından kuvvetli ve önemli örgütler kurmuştu bunların başında Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve özellikle IMF ve Dünya Bankası ve aynı zamanda NATO. Avrupayı, Amerikaya baglama hedefinin en önemli yol haritalarıydı bu kuruluşlar tabiiki&#8230;</p>
<p>Şunu ifade etmek gerekirki CFR nin yani Dış İlişkiler Komisyonunun yani İLLUMİNATİ Çetesinin başından beri bütün planları Yahudilerin istedikleri dogrultuda işlemiştir. Şimdi Kominizm ve bir bakıma Rusyanın çökmesi ve devre dışı kalmasıyla Dünya düzeni şekil degiştirmiştir. Yeni Dünya düzeni içerisinde Rusya da dahil bütün Dünya ülkeleri Amerikanın şemsiyesi altına girmeli ve tek super güç oldugunu kabul etmelidirler&#8230;</p>
<p>Dolayısıyla Üçüncü Dünya düzeninde tek düşman gittikçe yükselişini sürdüren İslam dır&#8230;Her geçen gün, Amerika &#8211; Rusya yani Kuzey ittifakının bir Anti İslam karakterini İslam düşmanlıgı politikalarını yeterince ortaya çıkarmıştır. Bu kanuda en faal çalışmayı Yahudi Henry Kissinger ile Boris Yeltsin sürdürmüş ve dostluk adına büyük bir başarı saglamışlardır. En son alınan karalarda NATO nun misyonu İSLAMA KARŞI SEKÜLER rerjimleri korumak amacı ortaya çıkmıştır&#8230; (Yeni Masonik Düzen.H.Yahya.315-408)</p>
<p>Daha önce de yazdıgımız gibi plan bellidir. YENİ DÜNYA DÜZENİNDE, Başkenti KUDÜS olması gereken KRİSTAL KRALLIGIN kurulması için Dış ilişkiler Komisyanu &#8211; ILLUMİNATİ, Masonlar, Tapınak şövalyeleri, Bilderbergciler, Trilateral Komisyon üyeleri, Rotaryenler, Lionesler her türlü gayret ve çabayı gösterceklerdir.<br />
Ve bu oluşum için sadece Irak Afganistan Hazar üçgeninde Bir buçuk milyon insan öldürülmüştür ve KİRLİ savaş hala devam etmektedir&#8230;</p>
<p>Soguk savaşın sona erdigi 1989. Yılı, Devletler hukuku ve uluslararası sistem açısından, tam bir dönüm noktası olmuştur. Komunizmin Dünyada İflas etmesi ve Sovyet sosyalist Cumhuriyetler Birliginin dagılması, Vahşi Kapitalistlerin bütün dünyayı ele geçirme ihtiraslarını ön plana çıkarmış ve İLLUMİNATİ Çetesinin hazırladıgı * Küresel İmparatorluk * planı yeni dünya düzeni planı olarak devreye sokulmuştur&#8230;</p>
<p>Vahşi Kapitalizmin zaruri bir sonucu olan KÜRESELLEŞME, bütün Ahlaki degerleri tahrip eden ve Uluslararası hukuku ortadan kaldıran bir felakettir. Georg W. Bush yönetimi , Amerikada etkili olan üç grubun koalisyonunu temsil etmektedir: Bunlar Petrol ve Silah şirketlerinden oluşan büyük SERMAYE GRUBU, İsrail Devletinin yüce emellerine hizmet eden yeni muhafazakarlar ve Efangelist Hristiyan gruplardır. Bunlar arasındaki ahengi saglayan İLLUMİNATİ Çetesi, bütün Dünyayı tehdit eden şeytani bir organizasyondur&#8230;(H. Aktaş. Misak.160)</p>
<p>Şurası bilinmelidir ki; Sadece Türkiye de degil, Bütün Dünya ülkelerinde DERİN DEVLET olarak ifade edilen ve HUKUKİ meşruiyeti bulunmayan çetelerin faaliyet gösterdigi artık bilinen bir gerçektir. Mesela İtalyada P-2 Mason Locasının ; GLADYO adı verilen ve Siyasi cinayetlere imza atan derin çeteleri yıllarca yönettigi, hatta Devlet adamlarına komplolar kurdugu malumdur. Amerika Birleşik Devletlerinin derin Devleti CFR adı verilen ve Küresel sermayenin yol haritalarını çizen bir grubun kontrolündedir bu grubun adı İLLUMİNATİ Çetesidir&#8230; (H.Aktaş. Misak.172)</p>
<p>Önce Afganistanı, sonra da Irakı işgal eden George W. Bush Yönetiminin yeni rotası; Lübnan, Suriye ve İran hattıdır. İsrail Devletinin güvenligini saglamaya, Petrole ve Enerji kaynaklarına el koymaya karar veren Amerika nın şimdiki yöneticileri, İktidara geldikten sonra Filistin barış sürecini zayıflatmış, zaafa ugratmıştır. Bunun iki önemli sebebi vardır&#8230;</p>
<p>Birincisi: Amerika Birleşik Devletlerinde etkili olan YAHUDİ Lobi lerinin etkili örgütleridir. İkincisi: Demokrat Başkan Bill Clinton dönemine duydugu nefrettir. Amerika daki Yahudi Lobisinin etkili örgütü AIPAC ın Başkanı Howard Fridman: Lübnan çatışması asıl sorunun sadece dikkati dagıtan kısmıdır. Sorun İranın Nükleer silah programıdır. Bütün hedeflerin başında, İranın Haritadan silinmesi vardır. Diyerek, İLLUMİNATİ Çetesinin niyetini ortaya koymuştur&#8230;</p>
<p>Konumuza Yusuf kerimoglu Hocaefendinin Mali İbadet le alakalı sözleriyle neticelendirelim İnşaallah: Yeryüzünde bulunan bütün nimetlerin, İnsanlar için meta ve Zinet olarak yaratıldıgı malumdur. Mükellef olan her insanın; hem kendi ihtiyaçlarını karşılamak, hem ailesinin geçimini temin için çalışması zaruridir. Müminlerin dünya malını kazanırken, meşru hudutlarına riayet etmeleri FARZDIR. Allahın rızasını kazanmak niyetiyle mallarını harcayan Müslümanların; Dünyada ve Ahirette mahzun olmayacakları muhkem nassla haber verilmiştir..(Yusuf Kerimoglu.Misak191.s.22)</p>
<p>Rabbimiz Bakara suresi Ayet.274.te mealen şöyle buyuruyor: *** Mallarını gece gündüz gizli ve aşikar Allah yolunda harcayanlar yokmu ? İşte onların Rabbleri katında mükafatları vardır. Onlara hiç bir korku yoktur: Onlar mahzun da olacak degildirler&#8230;**</p>
<p>Allahım senin her gününe şükürler olsunki bizleri Müslüman ismiyle ve İslam Dinine mensup olarak yarattın. Bizleri her türlü sapık ve ne idigi belirsiz örgütlerin şerrinden muhafaza eyle yarabbi. İslam dünyasını Yahudilerin şerrinden, Masonların şerrinden, Roraryenlerin ve Lionsların şerrinden ve adını sayamadıgımız İslam düşmanlarının şerrinden muhafaza eyle yarabbi. Bizleri Lanetli ve huzurdan kovulmuş olan İblisin, Şeytanın ve İpliklere dügümler atan Cinlerin şerrinden de muhafaza eyle yarabbi. Sana döndük ellerimizi sana açtık bizleri koru Allahım. Sen her şeye kadirsin&#8230; Amin&#8230;</p>
<p></span></p>
<p><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1112" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1112&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/illuminati-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tassavvuf-Der Islam im Koran GLOSSAR</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/tassavvuf-der-islam-im-koran-glossar.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/tassavvuf-der-islam-im-koran-glossar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 19:46:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[GLOSSAR]]></category>
		<category><![CDATA[im Koran]]></category>
		<category><![CDATA[Tassavvuf Der Islam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1109</guid>
		<description><![CDATA[Abd: Diener Allahs 

Adem: das Nichts 

Amel Buch: Das Lebensbuch in dem alle Taten eines Menschen festgehalten werden]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abd: Diener Allahs</p>
<p>Adem: das Nichts</p>
<p>Amel Buch: Das Lebensbuch in dem alle Taten eines Menschen festgehalten werden</p>
<p>Amenu: Der Mensch, der an Allah glaubt, an das Erreichen Allahs durch den Geist glaubt und daran glaubt, dass das ein Gebot ist</p>
<p>Amilussalihat: Taten, die unsere Seele reinigen</p>
<p>Ashab-i Yemin: Diejenigen, die ihre drei vor der Zeit Allah geleisteten Eide einhalten</p>
<p>B</p>
<p>Basiret: das Seelenauge</p>
<p>Beka: Die zweite Heiligenstufe auf der Allah uns einen goldenen Thron im Indi Ilahi gibt</p>
<p>D</p>
<p>Dalalet: Zustand, in dem sich jemand befindet, der noch nicht den Sirat-i Mustakiym erreicht hat, seinen Mürschid erreicht hat, sich nicht wünscht mit seinem Geist Allah zu erreichen</p>
<p>E</p>
<p>Ensar: Jene, die den Emmigranten von Mekka nach Medina halfen</p>
<p>Emmare: Die erste Stufe der Seele, in der die Seele ständig zu sündigen befiehlt</p>
<p>Esfel-i safilin: Die tiefste Stufe (siebte) der Hölle</p>
<p>F</p>
<p>Felah: Erlösung, das Recht bekommen in das Paradies einzutreten</p>
<p>Fena: Die erste Heiligenstufe, in der der Geist in Allah zuflucht findet und dort verschwindet</p>
<p>Fevz: die höchste Erlösung</p>
<p>Fuad: Wahrnehmungssinn in unserem Seelenherzen</p>
<p>Füccur: negative Energie und Einflüsse, die Satan in unser Seelenherz sendet</p>
<p>G</p>
<p>Gischavet: Geheimer Schleier, zwischen den Menschen und den Mürschids, der verhindert, das von den Mürschids Gesagte zu verstehen</p>
<p>H</p>
<p>Hasenat: Gute Taten, Taten, die positive Punkte bringen</p>
<p>Hatem: Siegel im Seelenherzen</p>
<p>Hayy: am Leben sein</p>
<p>Hazzül Azim: größte Glückseligkeit</p>
<p>Hidayet: Das Erreichen Allahs durch den menschlichen Geist</p>
<p>Hidayetci: Derjenige, der zum Hidayet führt (Prophet, Mürschid)</p>
<p>Hikmet: Fünfte und sechste Heiligenstufe, die mit dem ununterbrochenen, ständigen Zikir beginnen. Die fünfte Heiligenstufe ist die Ulul Elbab Stufe. Die sechste Sufe ist die Ihlas-Stufe.</p>
<p>I</p>
<p>Ihlas: Sechste Heiligenstufe, in der keine negativen Eigenschaften in der Seele mehr vorhanden sind</p>
<p>Ilka: Erreichen, Vereinigen</p>
<p>Indi Ilahi: Platz im Angesicht Allahs</p>
<p>Irfan: Das Wissen, das über das irdische Wissen hinausgeht</p>
<p>Istiane: Die Hilfe, um die wir Allah bitten, damit Allah uns unseren Mürschid (Heiligen) zeigt</p>
<p>L</p>
<p>Levvame: Die zweite Stufe der Seele, in der die Seele gepeinigt wird, beschuldigt wird für die Sünden</p>
<p>M</p>
<p>Maarif: das Irfan lehren</p>
<p>Mardiye: Sechste Stufe der Seelenreinigung, in der Allah mit uns zufrieden ist</p>
<p>Misak: Eid, den unser Geist vor der Zeit Allah geleistet hat und in dem unser Geist schwört während dem irdischen Leben zu Allah zurückzukehren</p>
<p>Mizan: Das System, das alle Sünden und gute Taten mit ihren Punkten enthält</p>
<p>Muhsin: Die vierte Heilgenstufe, in der der physische Körper Allah ergeben wird</p>
<p>Muhacirin: Diejenigen, die von Mekka nach Medina ausgewandert sind</p>
<p>Mutmainne: Die vierte Stufe der Seelenreinigung, in der wir die Zufriedenheit erlangen</p>
<p>Mülhime: Die dritte Stufe der Seelenreinigung, in der wir Beginnen Eingebungen von Allah zu bekommmen</p>
<p>Müteschabih: Verse, die eine geheime Bedeutung haben und nur von Heiligen im ständigen Zikir, d.h. von Heiligen der Ulul Elbab Sufe oder einer höheren Heiligenstufe erklärt werden können</p>
<p>N</p>
<p>Nas: Menschen</p>
<p>Nefs: Seele, einer der drei menschlichen Körper</p>
<p>Nehiy: Verbotenes</p>
<p>Nezir: Warner</p>
<p>R</p>
<p>Raziye: Die fünfte Stufe der Seelenreinigung, in der wir mit Allah zufrieden werden</p>
<p>Rahim: Einer der 99 Namen Allahs, der nur für diejenigen gilt, die auf dem Weg Allahs sind (Sirat-i Mustakiym)</p>
<p>Rahman: Einer der 99 Namen Allahs</p>
<p>Resul: Prophet, Mürschid, Botschafter</p>
<p>Ruh: Geist, einer der drei menschlichen Körper</p>
<p>S</p>
<p>Sabikun: Gewinner des Rennens auf Allahs Weg. Die Sabikun bestehen aus drei Gruppen: den Salih, den Muhlis, den Ulul-Elbab</p>
<p>Salah: Siebte und höchste Heiligenstufe. Die Stufe in der der Heilige von Allah einen Heiligenschein bekommt und zusammen mit den Propheten in das Adn-Paradies eintreten wird</p>
<p>Salat: Gebet, das mindestens fünf mal am Tag verrichtet wird (Namaz-Gebet)</p>
<p>Semi: der Hörsinn unseres Herzens</p>
<p>Seyyiat: Taten, die unsere Punkte verringern</p>
<p>Sibgatullah: mit Allahs farbe gefärbt sein</p>
<p>Sitretil Münteha: Baum, der am Ende der Welten des Seins steht. Danach kommt das Adem, das Nichts.</p>
<p>Sirati Cehim: der Weg der in die Hölle führt und auf dem die Schickselszellen jener sind, die in die Hölle gehen werden</p>
<p>Schirk: Sünde, bei der etwas Allah gleichgesetzt wird</p>
<p>Tasavvuf: Der Islam im Kuran, alle Gebote Allahs befolgen</p>
<p>T</p>
<p>Takva: Stufe, die derjenige erreicht, der seine drei Allah geleisteteen Eide einhält: seinen Geist zu Allah zu führen, seinen physischen Körper zum Diener Allahs zu machen und seine Seele zu reinigen</p>
<p>Tarik: Weg, der zu Allah führt</p>
<p>Tarik-i Müstakiym: Sirat-i Müstakiym, Weg der aus sieben Tariks besteht und Allah nach sieben Himmelsstufen erreicht</p>
<p>Tezkiye: Die Reinigung der Seele zu 51%</p>
<p>U</p>
<p>Ulul-Elbab: Fünfte Heiligenstufe, Besitzer des Lübbs, der Geheimnisse der ersten Hikmet Stufe</p>
<p>Ümmül Kitap: Dieses Buch steht in der zweiten Welt des siebten Himmelsstocks. Es ist so groß wie ein zehnstöckiges Hochhaus und ist frei schwebend. Es beinhaltet alle Bücher Allahs, die auf die Erde herabgesandt wurden.</p>
<p>V</p>
<p>Vech: der physische Körper des Menschen</p>
<p>Vuslat: Allah mit dem Geist erreichen</p>
<p>Y</p>
<p>Yakin: Tiefes Wissen</p>
<p>Yunus Emre: v.a. durch seine Gedichte weltbekannter Heiliger, der im 13 Jh. lebte</p>
<p>Z</p>
<p>Zikir: Allahs Namen wiederholen, ständiges Zikir: ohne Unterbrechung, 24 Stunden am Tag Allahs Namen im Herzen wiederholen</p>
<p>Zühd: Die dritte Heiligenstufe, in der die Person mehr als die Hälfte ihrer Zeit (mehr als 12 Stunden am Tag) mit Zikir verbringt</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1109" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1109&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/tassavvuf-der-islam-im-koran-glossar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Unser Meister, Seine Exzellenz Dr. Iskender ALI MIHR</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/unser-meister-seine-exzellenz-dr-iskender-ali-mihr.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/unser-meister-seine-exzellenz-dr-iskender-ali-mihr.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 19:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Iskender ALI MIHR]]></category>
		<category><![CDATA[Seine Exzellenz]]></category>
		<category><![CDATA[Unser Meister]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1107</guid>
		<description><![CDATA[Unser Meister, Seine Exzellenz Dr. Iskender ALI MIHR 
Mit einem Zeichen seiner Exzellenz Eschref Rumi ist er am 29.11.1933 als drittes Kind und einziger Sohn der Familie in Iznik geboren. Sein Familienstammbaum beginnt mit dem Bozoklu Han. Er ist Scherif (d.h. Nachfahre des Heiligen Hazreti Hüseyin, Sohn des Heiligen Hazreti Ali (R.A.-sei Allah zufrieden mit ihm), der Cousin und Schwiegersohn unseres Heiligen Propheten ist). Er ist verheiratet und hat zwei Kinder.
Er hat die Grund-, Mittel- und Oberschule in Bursa besucht. Er absolvierte die Istanbuler Hochschule für Wirtschaft und Handel im Jahre 1956 (heutige Marmara Universität) in den Fachgebieten Bankenwesen und Buchhaltung. Seinen Master hat er an der ODTÜ, der "Technischen Universität des Mittleren Osten" über Wirtschaft gemacht.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Unser Meister, Seine Exzellenz Dr. Iskender ALI MIHR<br />
Mit einem Zeichen seiner Exzellenz Eschref Rumi ist er am 29.11.1933 als drittes Kind und einziger Sohn der Familie in Iznik geboren. Sein Familienstammbaum beginnt mit dem Bozoklu Han. Er ist Scherif (d.h. Nachfahre des Heiligen Hazreti Hüseyin, Sohn des Heiligen Hazreti Ali (R.A.-sei Allah zufrieden mit ihm), der Cousin und Schwiegersohn unseres Heiligen Propheten ist). Er ist verheiratet und hat zwei Kinder.<br />
Er hat die Grund-, Mittel- und Oberschule in Bursa besucht. Er absolvierte die Istanbuler Hochschule für Wirtschaft und Handel im Jahre 1956 (heutige Marmara Universität) in den Fachgebieten Bankenwesen und Buchhaltung. Seinen Master hat er an der ODTÜ, der &#8220;Technischen Universität des Mittleren Osten&#8221; über Wirtschaft gemacht.<br />
Seinen Militärdienst hat er zwischen 1957-1958 in Korea geleistet.<br />
Er war bei den KIT, den öffentlich-staatlichen Wirtschaftsunternehmen, der Türkiye Vakiflar Bank und dem Staatsplanungsamt als Inspektor, Direktor und Experte tätig.<br />
Als Inspektor hat er zuerst in Bandirma, dann in Tokat gedient. Unser Meister, seine Exzellenz, hat 1972 nach seinem Verlassen des Staatsplanungsamtes ein Unternehmen für Fisibilitätsuntersuchungen gegründet. Später wurde er erneut in sein Amt im Staatsplanungsamt, in die Abteilung &#8220;Wirtschaftsplanung&#8221;, berufen.<br />
In jenen Jahren schrieb er über Planung, Förderung und Anwendung der Pläne in verschiedenen Wirtschaftszeitschriften, wie z.B. der &#8220;Ticaretliler&#8221;. Er hat für die Zeitschrift &#8220;Ege&#8221; die damaligen Pläne zur &#8220;Förderung und Anwendung&#8221; kommentiert.</p>
<p>1989 gründete er die MIHR Stiftung, welche auf den Gebieten Islam, Moderne Technologien, Nuklearphysik und -chemie, Energie, Wirtschaft, Finanzen und Unternehmen arbeitet und zu diesen Themen im In- und Ausland Konferenzen und Seminare veranstaltet. Er ist ihr Präsident.</p>
<p>Er ist Editor der seit 1992 publizierten MIHR Zeitschrift. Er ist der Gründer des Fernsehsenders NUR TV und des Radiosenders NUR RADIO, die beide über Satellit senden.<br />
Unser Meister, seine Exzellenz, Dr. Iskender Ali Mihr hat 1997 seine Doktorarbeit über Religion an der Columbia State University in Louisiana in den USA geschrieben und die erste und einzige Universität von Allah &#8220;University of Allah&#8221; am 1. April 2000 gegründet.</p>
<p>Parallel zu der Erklärung des Heiligen Kurans in der Universität von Allah, wird das 19 bändige Werk der Erklärung des Kuran-i Kerims mit dem arabischen, lateinischen. Türkischen jeder Strophe und der Wort für Wort-Erklärung vorbereitet.</p>
<p>Die Arbeiten von unserem Meister, Seiner Exzellenz Dr. Iskender Ali Mihr:</p>
<p>Seine publizierten Bücher zur Makroökonomie:<br />
1- Der Liquiditätsmechanismus<br />
2- Wie kann die Türkei vom Flaschenhals Ihrer Wirtschaft befreit werden?<br />
3- Die Lösung des Inflationsproblems der Türkei und der Aufschwung<br />
4- Mittel- und langfristige Kredite in der Türkei, 1973<br />
5- Finanzprobleme in der türkischen Industrie, 1974<br />
6- Ressourcenverschwendung im türkischen Bankensystem, 1984<br />
7- Arbeitskraft-Beziehungen zwischen der Türkei und der BRD, 1973</p>
<p>Einige seiner Forschungsarbeiten in der Bibliothek des Staatsplanungsamtes:<br />
1- Die Rolle des Sparvolumens für den Aufschwung der Türkei<br />
2- Beziehung zwischen Geldversorgung und Preis<br />
3- Geldvermehrungsfaktor und Finanzensystem<br />
4- Die Beziehung zwischen Emission, Geldumlaufgeschwindigkeit und Inflationsgeschwindigkeit<br />
5- Die Diagnose und Behandlung der Inflation in der Türkei<br />
6- Die Analyse der zehn türkischen Banken und die Türkei<br />
7- Bericht über Sparfonds und Entwicklungsbank<br />
8- Wirtschafts- und Anlagekredite<br />
9- Der Liquiditätsmechanismus und die Ressourcenverschwendung im türkischen Bankensystem im Jahre 1982<br />
10- Kredite und Beteiligungen im türkischen Bankenwesen<br />
11- Die Kosten der Einsparungen der Banken und Rentabilität<br />
12- Die Berechnung der Krediteinnahmen und die Kosten der Sparzinsen</p>
<p>Seine Artikel zu geistlichen Themen:<br />
1- 13 Artikel in der &#8220;Sebil&#8221; Zeitschrift<br />
2- 17 Artikel in der &#8220;Milli&#8221; Zeitschrift</p>
<p>Seine Artikel zur Makroökonomie:<br />
1- 33 Artikel in der türkischen Wirtschaftszeitung &#8220;Türkiye Iktisat Gazetesi&#8221;<br />
2- 8 Artikel in der Handelszeitung &#8220;Ticaret Dergisi&#8221;</p>
<p>Konferenzen und Vorträge:<br />
1990-1991 USA<br />
1991 Aserbaidschan<br />
ab 1992: Deutschland, Belgien,<br />
Türkei: monatlich in Ankara, Istanbul, Izmir, Aydin, Denizli<br />
und regelmäßig in Samsun, Gaziantep, Malatya, Adana, Konya, Hopa, Gönen und vielen anderen Regionen</p>
<p>Seine Bücher auf geistlichem Gebiet:<br />
1- Glückseligkeit, Tasavvuf, Islam<br />
2- Gespräch<br />
3- Der Islam im Kur&#8217;an, türkisch<br />
4- Der Islam im Kur&#8217;an, englisch<br />
5- Der Islam im Kur&#8217;an, deutsch<br />
6- Die Lichter der Botschaft<br />
7- Die Vergebung<br />
8- Die Eide<br />
9- Das Erreichen Allahs<br />
10- Die Offenbahrung der Botschaft<br />
11- Göttliche Bestimmung (Kader) und Handeln mit dem freien Willen (Kaza)<br />
12- Vel Asr 1<br />
13- Vel Asr 2<br />
14- Vel Asr 3<br />
15- Vel Asr 4<br />
16- Mümin sein<br />
17- Vereinigung<br />
18- Verleugnung<br />
19- Erleuchtung<br />
20- Warner<br />
21- Gedichte<br />
22- Die falschen Interpretationen des Kuran-i Kerims, die durch Verschweigen und Irreführung den Zugang zum Paradies verhindern<br />
23- Kadir Nacht<br />
24- Islam-Glückseligkeit-Islam<br />
25- Islam und Tasavvuf- Band 1 und 2<br />
26- Kur&#8217;an-i Kerim, 1.,2.,3. und 4. Band</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1107" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1107&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/unser-meister-seine-exzellenz-dr-iskender-ali-mihr.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Die MIHR Stiftung</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/die-mihr-stiftung.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/die-mihr-stiftung.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 19:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[die]]></category>
		<category><![CDATA[Die MIHR Stiftung]]></category>
		<category><![CDATA[MIHR]]></category>
		<category><![CDATA[Stiftung]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1105</guid>
		<description><![CDATA[ MIHR Stiftung 
Eine kurze Erklärung zur Stiftung durch den Präsidenten der MIHR Stiftung unser Meister, Ihre Exzellenz Dr. Iskender Ali Mihr:

Allahu Teala hat im Jahr 1989 die Gründung der MIHR STIFTUNG ermöglicht. Die MIHR STIFTUNG ist eine Stiftung, die auf dem Weg Allahs arbeitet, für Allah existiert. Das die Mitglieder dieser Stiftung zum Schönsten gelangen, ist eines der Ziele dieser Stiftung.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Die MIHR Stiftung<br />
Eine kurze Erklärung zur Stiftung durch den Präsidenten der MIHR Stiftung unser Meister, Ihre Exzellenz Dr. Iskender Ali Mihr:</p>
<p>Allahu Teala hat im Jahr 1989 die Gründung der MIHR STIFTUNG ermöglicht. Die MIHR STIFTUNG ist eine Stiftung, die auf dem Weg Allahs arbeitet, für Allah existiert. Das die Mitglieder dieser Stiftung zum Schönsten gelangen, ist eines der Ziele dieser Stiftung.<br />
Ein Sprichwort unserer Ahnen sagt:<br />
&#8221; Was kann eine Hand allein erreichen, schon zwei Hände haben eine Stimme&#8221;.<br />
Wir sind eine Gemeinschaft mit vielen Händen und vielen Stimmen.</p>
<p>DIE MIHR STIFTUNG IST EINE BRÜCKE DER TÜRKEI UND DES ISLAM DIE ZUR ZUKUNFT FÜHRT.</p>
<p>Die Zukunft: Sie kennzeichnet das Entstehen neuer Ereignisse auf der Erde, die Vereinigung der Religionen zu einer einzigen Religion und die Zusammenführung aller Religionen unter ein gemeinsames Dach.</p>
<p>Die Gründungsziele und Aktivitäten der Stiftung</p>
<p>Die Mihr Stiftung (Zivilisation-Wissen-Wohltat-Erhöhung) ist 1989 gegründet und wurde am 25.10.1989 durch das Stiftungspräsidium in der Amtszeitung bekanntgegeben.<br />
Der Hauptsitz der Stiftung ist Ankara.</p>
<p>Die Gründungszwecke sind folgende:</p>
<p>1-Hilfe für Hilfsbedürftige<br />
2- a) Islam<br />
b) Moderne Technologien<br />
c) Energie<br />
d) Wirtschaft<br />
e) Finanzwesen<br />
g) Geschäftsstudien<br />
3-<br />
a) Auf dem Gebiet der Islamischen, Technischen und Sozialen Wissenschaften, die oben nicht erwähnt wurden, Forschung zu betreiben und Forschungen machen zu lassen,<br />
b) Publikationen im In- und Ausland zur Entwicklung dieser Wissenschaften zu veröffentlichen, Konferenzen und Seminare zu veranstalten und an ihnen teilzunehmen,<br />
c) Kurse zu veranstalten, Fakultäten und Universitäten zu gründen, sich an bestehenden Universitäten zu beteiligen.</p>
<p>Im Sinne dieser Hauptziele der Stiftung und in der kurzen Zeit seit Ihrer Gründung wurden zahlreiche Konferenzen veranstaltet. In den Jahren 1990 und 1991 in den USA, 1991 in Aserbaidschan, 1992 in Deutschland und Belgien sind Konferenzen durch den Präsidenten Dr. Iskender Ali Mihr gehalten worden. Ab dem Januar 1992 wurden monatliche Konferenzen in Ankara, Istanbul, Izmir, Aydin und Denizli veranstaltet.</p>
<p>Die Stiftung hat das ständige Bestreben den Islam, wie er durch unseren Propheten offenbahrt wurde und durch ihn und seinen Ergebenen gelebt wurde, im In- und Ausland zu erklären und erleben zu lassen. In der islamischen Welt wird heute der Islam nur als Form gelebt. Nur eine Gruppe von Menschen leben den Islam von zu Zeiten unseres Propheten- dem ersten Zeitalter der Glückseligkeit. Jedoch sind sie eine kleine Gruppe von Menschen.<br />
Die Basis ist die Ergebung zur Gesamtheit des Kurans, das Leben und Leben lassen (anderer Menschen) des Islam durch Erfassen des Geistes des Kurans.<br />
So wie die Sahabe, die Ergebenen des Propheten, den Islam gelebt haben, in Ihrem Leben praktiziert haben, die Irschad-Stufe erreicht haben und so die Ehre Islam zu sein erlangt haben, so ist das Leben des Islam auf ihre Weise auch für uns ein unbedingtes Gebot Allahs (C.C). Die Praxis des heutigen Islams mit den das irdische Leben betreffenden 5 Pfeilern den Islam zu leben ist gemäß dem Kuran unzureichend und ist ein Auffassung und Praxis, die nicht zur Erlösung führen.</p>
<p>In diesem Zusammenhang wurden folgende Werke durch unsere Stiftung veröffentlicht:<br />
Werke zum Islam/ Tasavvuf :<br />
1- Glückseligkeit, Tasavvuf, Islam<br />
2- Gespräch<br />
3- Der Islam im Kur&#8217;an, türkisch<br />
4- Der Islam im Kur&#8217;an, englisch<br />
5- Der Islam im Kur&#8217;an, deutsch<br />
6- Die Lichter der Botschaft<br />
7- Die Vergebung<br />
8- Die Eide<br />
9- Das Erreichen Allahs<br />
10- Die Offenbahrung der Botschaft<br />
11- Göttliche Bestimmung (Kader) und Handeln mit dem freien Willen (Kaza)<br />
12- Vel Asr 1<br />
13- Vel Asr 2<br />
14- Vel Asr 3<br />
15- Vel Asr 4<br />
16- Mümin sein<br />
17- Vereinigung<br />
18- Verleugnung<br />
19- Erleuchtung<br />
20- Warner<br />
21- Gedichte<br />
22- Die falschen Interpretationen des Kuran-i Kerims, die durch Verschweigen und Irreführung den Zugang zum Paradies verhindern<br />
23- Kadir Nacht<br />
24- Islam-Glückseligkeit-Islam<br />
25- Islam und Tasavvuf- Band 1 und 2<br />
26- Kur&#8217;an-i Kerim, 1.,2.,3. und 4. Band</p>
<p>Werke zu Wirtschaftswissenschaften:<br />
Seine publizierten Bücher zur Makroökonomie:<br />
1- Der Liquiditätsmechanismus<br />
2- Wie kann die Türkei vom Flaschenhals Ihrer Wirtschaft befreit werden?<br />
3- Die Lösung des Inflationsproblems der Türkei und der Aufschwung<br />
4- Mittel- und langfristige Kredite in der Türkei<br />
5- Finanzprobleme in der türkischen Industrie<br />
6- Ressourcenverschwendung im türkischen Bankensystem<br />
7- Arbeitskraft-Beziehungen zwischen der Türkei und der BRD</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1105" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1105&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/die-mihr-stiftung.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>berat kandili ne zaman 2010</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-ne-zaman-2010.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-ne-zaman-2010.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[berat gecesi nezaman]]></category>
		<category><![CDATA[berat kandili nezamna]]></category>
		<category><![CDATA[beratt 2010 ne zamna]]></category>
		<category><![CDATA[beratt kandili ne zaman oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[hangi gece beraat kandili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[2010 Berat Kandili; 26 – 27 Temmuz Pazartesi gecesini Salı’ya bağlayan gecedir
Hicri Takvime göre ise; 14 – 15 Şaban 1431
BERAAT GECESİ
Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede buyuruluyor ki:
”Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.” (Duhan 2,3)
Her sene Berat gecesinde, o yılda olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi. Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:
”Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” (Nesai)
Yine hadis-i şerif meallerinde;
(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]
(Allahü teâlâ, Şaban’ın 15. gecesinde müşrik ve müşahin hariç herkesi affeder.) [İbni Mace] (Müşahin, bid’at ehli demektir.)
(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]
(Allahü teâlâ, Şaban’ın yarısının [Berat] gecesinde, dünya semasına tecelli eder. Benikelb kabilesinin koyunlarının kıllarından daha çok kimsenin günahlarını affeder.) [İbni Mace, Tirmizi]
(Allahü teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]
Hazret-i Âişe validemiz, (Ya Resulallah, Allahü teâlâ seni günah işlemekten muhafaza buyurduğu halde, neden Berat gecesinde çok ibadet ettin?) diye sual etti. Peygamber efendimiz, cevaben buyurdu ki:
(Şükredici kul olmayayım mı? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü teâlâya arz olunur.) ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/sunu1br5.jpg" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1102" title="sunu1br5" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/sunu1br5.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>2010 Berat Kandili; 26 – 27 Temmuz Pazartesi gecesini Salı’ya bağlayan gecedir</strong><strong>Hicri Takvime göre ise; 14 – 15 Şaban 1431<br />
BERAAT GECESİ<br />
Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede buyuruluyor ki:<br />
”Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.” (Duhan 2,3)<br />
Her sene Berat gecesinde, o yılda olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi. Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
”Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” (Nesai)<br />
Yine hadis-i şerif meallerinde;<br />
(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]<br />
(Allahü teâlâ, Şaban’ın 15. gecesinde müşrik ve müşahin hariç herkesi affeder.) [İbni Mace] (Müşahin, bid’at ehli demektir.)<br />
(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]<br />
(Allahü teâlâ, Şaban’ın yarısının [Berat] gecesinde, dünya semasına tecelli eder. Benikelb kabilesinin koyunlarının kıllarından daha çok kimsenin günahlarını affeder.) [İbni Mace, Tirmizi]<br />
(Allahü teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]<br />
Hazret-i Âişe validemiz, (Ya Resulallah, Allahü teâlâ seni günah işlemekten muhafaza buyurduğu halde, neden Berat gecesinde çok ibadet ettin?) diye sual etti. Peygamber efendimiz, cevaben buyurdu ki:<br />
(Şükredici kul olmayayım mı? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü teâlâya arz olunur.)</strong></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1101" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1101&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-ne-zaman-2010.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Berat Kandili Mesajları Beraat gecesi mesajları sms kısa mesaj</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-mesajlari-beraat-gecesi-mesajlari-sms-kisa-mesaj.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-mesajlari-beraat-gecesi-mesajlari-sms-kisa-mesaj.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:24:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kandili mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[beraat sms]]></category>
		<category><![CDATA[berat kandili mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[berat kısa mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[berat sms]]></category>
		<category><![CDATA[kandil sms]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1096</guid>
		<description><![CDATA[*Koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı, o kadar çok sayıda insanı af ve mağfiret eder." HADİS 

*Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri dönmez kabul olunur: Recep'in gecesi, Şaban'ın yarısında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı geceleri." HADİS 

*Affımıza vesile olması dileklerimle miraç kandilinizi tebrik ederim. 

Allah'ın adıyla başladığınız her işinizde başarılar dilerim. Kandiliniz mübarek olsun. 
*
*Allah'ın adıyla başladığınız her işinizde başarılar dilerim. Miraç kandiliniz mübarek olsun. 

*Allah'ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiride an bu gece. Hayırlı kandiller? 

*ALLAH'ın daveti üzerine peygamberiz bir gece melekler tarafından mekkeden kudüse götürülmüştür. Burada cebrail ile birlikte bütün gökleri aşarak ''sidretül münteha'' denilen makama yükselmiş ve ALLAH ile görüşmüştür. Bu yolculuğun Mekke?den Kudüs?e kadar olan bölümüne isra Kudüs?ten ALLAH ile görüşmesine kadar ise Mirac denir. Bu görüşmede pegamber efendimize ümmet'i için vakit namaz ve Mirac hediye edilmiştir. Hayırlı Kandiller! 

*Allah'ın nimet, rahmet ve mağfiretinin müminlere bol bol ihsan edildiği gece manasına gelen Regaib Kandili'nde, bir yıllık yaşantımızı, ibadetlerimizi ve iyiliklerimizi iyi düşünecek ve ona göre hayatımıza çekidüzen vererek samimi bir teslimiyetle nefis muhasebesine gireceğiz. Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun.. Kandiliniz mübarek olsun! 

*Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun.. 

Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım. 

Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı, anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım. 

Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalplerimizi okşadığı, bir anın bir asra bedel olduğu bu gecede dualarda birleşmek dileğiyle... 

Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar, dualarda birleşen gönüller vardır. Hayırlı kandiller.. 

Beraat kandilin mübarek olsun. Allah sana sevdiklerinle beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamayı nasip etsin. 

Beraatin, hayatımıza yeni ufukların açılmasına vesile olması dileğiyle.. 

Biçarelere, dul ve aceze hatunlara bakmak için çalışıp, çabalayan kimsenin; gece sabaha kadar namaz kılan, her gün oruç tutan, meydan-I gazada cihad eden gibi Allah yanında rütbesi vardır. 

Bin aydan daha hayırlı bu mübarek gecenin büyüsüne kapılmanız dileğiyle Miraç kandiliniz mübarek olsun.. 

Bin aydan daha hayırlı bu mübarek gecenin büyüsüne kapılmanız dileğiyle, kandiliniz mübarek olsun.. 

Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, kandilin mübarek olsun... 

Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, Miraç kandilin mübarek olsun... 

Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun. 

Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualarınız kabul olsun? 
Bu gece beraat gecesi. Dua edelim.. Yürekler bir atsın bu gece, günahlarımız affolsun. İyi kandiller. 

Bu gece beraat kandili.. Günahtan kurtuluş gecesi.. Haydi dua edelim.. Temizlensin günah defterleri.. İyi kandiller.. 

Bu gece Cenab-ı Hak?ın, kendisine yönelip af dileyen müminleri bağışlayarak kurtuluş beratı verdiği bir gecedir. Hepimiz için hayırlı olsun! 

Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla'ya sunacağı ve O'nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Regaip kandiliniz hayırlı olsun! 

Talihiniz gözleriniz kadar berrak, kaderiniz bakışınız kadar güzel, umudunuz yarın kadar yakın, yarınınız aşkınız kadar mutlu, aşkınız Miraç kadar mukaddes, dualarınız istediğiniz gibi makbul olsun. 

Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle.. Hayırlı kandiller.. 

Tüm Müslüman dünyasının Mübarek Regaip Kandilini tebrik ederiz. 

Üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban, Ramazan ayları manevi yönden daha önemli ve hayırlıdır. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaip kandilidir. Yani bu gece ALLAH'ın rahmet ve bağışlamasının bol olduğu gecedir. Edilen dualar, tövbeler bu gece kabul olunur. Yürekler binbir nurla doludur. Kandiliniz kutlu olsun.. 

Ümit ederiz ki bu mübarek gece, zor günler geçirdiğimiz; fakat gelecek adına umutla dolu olduğumuz şu dönemlerde yeniden bir uyanışa vesile olur. Beraat kandiliniz mübarek olsun.. 

Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmisine vesile olan Kadir Geceniz mübarek olsun. 

Bu gece peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V 'in dünyaya şereflendirdiği gecedir. O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur.. Dularımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun, kandiliniz mübarek olsun.. 

Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.. 

Bu güzel gecelerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvanıza dolsun. Miraç kandiliniz mübarek olsun. 

Bu güzel gecelerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvanıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun. 

Bugün ellerini semaya gönlünü Mevla'ya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç. Çünkü bugün Miraç kandili, kandilin mübarek olsun. 

Bugün ellerini semaya gönlünü Mevla'ya aç. Bugün günahlardan olabildiğince kaç. Bugün en gizli incilerini onun için saç. Çünkü bugün kandil Kandilin mübarek olsun. 

Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Kandiliniz mübarek olsun. 

Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Miraç kandiliniz mübarek olsun. 

Duanız kabul, ameliniz makbul hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun. Kandiliniz kutlu olsun. 

Dul ve yetimlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden ve gündüzleri oruç, geceleri ibadetle geçiren kimse gibidir. 

Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği bu mübarek geceni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim. 

Gel ey Muhammed bahardır, dualar ardında saklı, aminlerimiz vardır. Hacdan döner gibi, Miractan iner gibi gel gel. Bekliyoruz yıllardır. Kandiliniz mübarek olsun.. 

Gül bahçesine girenler gül olmasalar da gül kokarlar. Kainatın en güzel gülünün kokusunun üzerinizde olması temennisiyle... İyi Kandiller.. 

Gün vardır, bin yıldan uzun gelir bize, bir yıl vardır bir günden kısa gelir bize. Bire bin yazılan bu gecede dua edelim Rabbimiz'e. Hayırlı kandiller.. 

Güneşin güzel yüzü, yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler baş ucunda dursun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul, kandilin mübarek olsun. 

Güneşin güzel yüzü, yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler baş ucunda dursun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul, Miraç kandilin mübarek olsun. 

Günler bize dostların güzelliği ile, geceler onların duaları ile mübarek oluyor. Umudumuz dostların hediyesi, duamız sizlerin sevgisi. Kandiliniz mübarek olsun.. 

Hayır işler, insanı kötü ölümden korur. Gizli sadaka, Allah'ın gazabını giderir. Sıla-i rahim akrabalara iyilikte bulunmak, ömrü uzatır. Bütün hayırlı işler bir çeşit sadakadır. Dünyada hayır ehli olan kimseler, ahirette de hayır ehlidirler. Dünyada münker kötü iş ehli olan kimseler, ahirette de münker ehlidirler. Cennete herkesten önce girecek olan maruf ehli kimselerdir. 

Her müminin, riayet etmesi ve vefalı olması gerekli olan hususlar şunlardır:Din saygısı, edebe saygısı ve sofra saygısı. 

Kadın, beş vakit namazını kılar, Ramazan Orucunu tutar, kendisini yabancıdan korur ve kocasına itaat ederse, kendisine: Hangi kapısından istersen Cennete gir denir. 
Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için kandiller vardır kutlamak ve af dilemek için Miraç kandiliniz mübarek olsun. 
Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için, kandiller vardır kutlamak ve af dilemek için.. Kandiliniz mübarek olsun. 

Kandiliniz mübarek olsun!! 

Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği, dostlukların bitmediği yine de mutlu, umutlu ve sevgi dolu,rahmetlerin yağmur gibi yağdığı nice kandillere... 

Kim canı gönülden iman eder, kalbini her türlü günah, nifak ve bozgunculuktan temiz tutar, dili ile doğru ve tatlı konuşur, endişeye düşmeden haline razı olur, doğru ve güzel huylu olursa gerçekten mutluluğa erer. 

Konsun yine pervazlara güvercinler, hu hulara karışsın aminler,mübarek akşamdır, gelin ey Fatihalar, Yasinler.... İyi Kandiller 

Mübarek aylara selam olsun.. Selam olsun ey Regaip.. 

*Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbi'ne kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. 

*Oruçlu olan kimse, bir kimsenin aleyhinde bulunmadıkça veyahut eza ve cefa yapmadıkça, ta orucunu bozuncaya kadar ibadetdedir. 

*Regaip kandiliniz mübarek olsun! Kalpleriniz imanla dolsun! 

*Regaip kelimesi bolluk, bereket, fazilet anlamına gelir. Bu gece Allah?ın lütuflarının bol bol verildiği bir gecedir ve üç ayların ilk kandil gecesidir. Hayırlı olsun.. 

*Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların seni sırılsıklam etmesi dileğiyle kandilin mübarek olsun. 

*Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların seni sırılsıklam etmesi dileğiyle Miraç kandilin mübarek olsun. 

*Size karanfilin sadakatini, sümbülün bağlılığını, menekşenin tevazusunu, lalenin gururunu, leyleğın saadetini versek, bize de dua eder misiniz? Kandiliniz mübarek olsun.. 

*Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapılmanız dileğiyle. Nice kandiller. 

*Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapılmanız dileğiyle. Nice kandiller. 

*Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun. 

*Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle Miraç kandiliniz mübarek olsun. 

*Yükü sevgi, özü saygı, gücü barış, süsü hoşgörü olan mübarek Miraç kandilinizi kutlarım Allah'a emanet olun. Güzel kandiller.. 

*Zâde duygular yükselsin göklere, yükseklerde hafakan, gözlerde yaşlar, ona susamış dudaklar kadar, açılan eller var. Kandiliniz mübarek olsun. 

*Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalb zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahib olursa olsun yine fakirdir. Tamaı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir. 
15:52 - Temmuz 28, 2008 - yorum yaz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/beratgecesi.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-1097" title="beratgecesi" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/beratgecesi.jpg" alt="" width="416" height="302" /></a></p>
<p><strong>*Koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı, o kadar çok sayıda insanı af ve mağfiret eder.&#8221; HADİS*Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri dönmez kabul olunur: Recep&#8217;in gecesi, Şaban&#8217;ın yarısında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı geceleri.&#8221; HADİS*Affımıza vesile olması dileklerimle miraç kandilinizi tebrik ederim.</p>
<p>Allah&#8217;ın adıyla başladığınız her işinizde başarılar dilerim. Kandiliniz mübarek olsun.<br />
*<br />
*Allah&#8217;ın adıyla başladığınız her işinizde başarılar dilerim. Miraç kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>*Allah&#8217;ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiride an bu gece. Hayırlı kandiller?</p>
<p>*ALLAH&#8217;ın daveti üzerine peygamberiz bir gece melekler tarafından mekkeden kudüse götürülmüştür. Burada cebrail ile birlikte bütün gökleri aşarak &#8221;sidretül münteha&#8221; denilen makama yükselmiş ve ALLAH ile görüşmüştür. Bu yolculuğun Mekke?den Kudüs?e kadar olan bölümüne isra Kudüs?ten ALLAH ile görüşmesine kadar ise Mirac denir. Bu görüşmede pegamber efendimize ümmet&#8217;i için vakit namaz ve Mirac hediye edilmiştir. Hayırlı Kandiller!</p>
<p>*Allah&#8217;ın nimet, rahmet ve mağfiretinin müminlere bol bol ihsan edildiği gece manasına gelen Regaib Kandili&#8217;nde, bir yıllık yaşantımızı, ibadetlerimizi ve iyiliklerimizi iyi düşünecek ve ona göre hayatımıza çekidüzen vererek samimi bir teslimiyetle nefis muhasebesine gireceğiz. Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun.. Kandiliniz mübarek olsun!</p>
<p>*Allah&#8217;ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun..</p>
<p>Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.</p>
<p>Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı, anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.</p>
<p>Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalplerimizi okşadığı, bir anın bir asra bedel olduğu bu gecede dualarda birleşmek dileğiyle&#8230;</p>
<p>Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar, dualarda birleşen gönüller vardır. Hayırlı kandiller..</p>
<p>Beraat kandilin mübarek olsun. Allah sana sevdiklerinle beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamayı nasip etsin.</p>
<p>Beraatin, hayatımıza yeni ufukların açılmasına vesile olması dileğiyle..</p>
<p>Biçarelere, dul ve aceze hatunlara bakmak için çalışıp, çabalayan kimsenin; gece sabaha kadar namaz kılan, her gün oruç tutan, meydan-I gazada cihad eden gibi Allah yanında rütbesi vardır.</p>
<p>Bin aydan daha hayırlı bu mübarek gecenin büyüsüne kapılmanız dileğiyle Miraç kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Bin aydan daha hayırlı bu mübarek gecenin büyüsüne kapılmanız dileğiyle, kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, kandilin mübarek olsun&#8230;</p>
<p>Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, binbir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, Miraç kandilin mübarek olsun&#8230;</p>
<p>Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualarınız kabul olsun?<br />
Bu gece beraat gecesi. Dua edelim.. Yürekler bir atsın bu gece, günahlarımız affolsun. İyi kandiller.</p>
<p>Bu gece beraat kandili.. Günahtan kurtuluş gecesi.. Haydi dua edelim.. Temizlensin günah defterleri.. İyi kandiller..</p>
<p>Bu gece Cenab-ı Hak?ın, kendisine yönelip af dileyen müminleri bağışlayarak kurtuluş beratı verdiği bir gecedir. Hepimiz için hayırlı olsun!</p>
<p>Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla&#8217;ya sunacağı ve O&#8217;nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Regaip kandiliniz hayırlı olsun!</p>
<p>Talihiniz gözleriniz kadar berrak, kaderiniz bakışınız kadar güzel, umudunuz yarın kadar yakın, yarınınız aşkınız kadar mutlu, aşkınız Miraç kadar mukaddes, dualarınız istediğiniz gibi makbul olsun.</p>
<p>Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle.. Hayırlı kandiller..</p>
<p>Tüm Müslüman dünyasının Mübarek Regaip Kandilini tebrik ederiz.</p>
<p>Üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban, Ramazan ayları manevi yönden daha önemli ve hayırlıdır. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaip kandilidir. Yani bu gece ALLAH&#8217;ın rahmet ve bağışlamasının bol olduğu gecedir. Edilen dualar, tövbeler bu gece kabul olunur. Yürekler binbir nurla doludur. Kandiliniz kutlu olsun..</p>
<p>Ümit ederiz ki bu mübarek gece, zor günler geçirdiğimiz; fakat gelecek adına umutla dolu olduğumuz şu dönemlerde yeniden bir uyanışa vesile olur. Beraat kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmisine vesile olan Kadir Geceniz mübarek olsun.</p>
<p>Bu gece peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V &#8216;in dünyaya şereflendirdiği gecedir. O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur.. Dularımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun, kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Bu güzel gecelerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvanıza dolsun. Miraç kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Bu güzel gecelerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvanıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Bugün ellerini semaya gönlünü Mevla&#8217;ya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç. Çünkü bugün Miraç kandili, kandilin mübarek olsun.</p>
<p>Bugün ellerini semaya gönlünü Mevla&#8217;ya aç. Bugün günahlardan olabildiğince kaç. Bugün en gizli incilerini onun için saç. Çünkü bugün kandil Kandilin mübarek olsun.</p>
<p>Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Miraç kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Duanız kabul, ameliniz makbul hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun. Kandiliniz kutlu olsun.</p>
<p>Dul ve yetimlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden ve gündüzleri oruç, geceleri ibadetle geçiren kimse gibidir.</p>
<p>Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği bu mübarek geceni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.</p>
<p>Gel ey Muhammed bahardır, dualar ardında saklı, aminlerimiz vardır. Hacdan döner gibi, Miractan iner gibi gel gel. Bekliyoruz yıllardır. Kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Gül bahçesine girenler gül olmasalar da gül kokarlar. Kainatın en güzel gülünün kokusunun üzerinizde olması temennisiyle&#8230; İyi Kandiller..</p>
<p>Gün vardır, bin yıldan uzun gelir bize, bir yıl vardır bir günden kısa gelir bize. Bire bin yazılan bu gecede dua edelim Rabbimiz&#8217;e. Hayırlı kandiller..</p>
<p>Güneşin güzel yüzü, yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler baş ucunda dursun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul, kandilin mübarek olsun.</p>
<p>Güneşin güzel yüzü, yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler baş ucunda dursun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki, duaların kabul, Miraç kandilin mübarek olsun.</p>
<p>Günler bize dostların güzelliği ile, geceler onların duaları ile mübarek oluyor. Umudumuz dostların hediyesi, duamız sizlerin sevgisi. Kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>Hayır işler, insanı kötü ölümden korur. Gizli sadaka, Allah&#8217;ın gazabını giderir. Sıla-i rahim akrabalara iyilikte bulunmak, ömrü uzatır. Bütün hayırlı işler bir çeşit sadakadır. Dünyada hayır ehli olan kimseler, ahirette de hayır ehlidirler. Dünyada münker kötü iş ehli olan kimseler, ahirette de münker ehlidirler. Cennete herkesten önce girecek olan maruf ehli kimselerdir.</p>
<p>Her müminin, riayet etmesi ve vefalı olması gerekli olan hususlar şunlardır:Din saygısı, edebe saygısı ve sofra saygısı.</p>
<p>Kadın, beş vakit namazını kılar, Ramazan Orucunu tutar, kendisini yabancıdan korur ve kocasına itaat ederse, kendisine: Hangi kapısından istersen Cennete gir denir.<br />
Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için kandiller vardır kutlamak ve af dilemek için Miraç kandiliniz mübarek olsun.<br />
Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için, kandiller vardır kutlamak ve af dilemek için.. Kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>Kandiliniz mübarek olsun!!</p>
<p>Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği, dostlukların bitmediği yine de mutlu, umutlu ve sevgi dolu,rahmetlerin yağmur gibi yağdığı nice kandillere&#8230;</p>
<p>Kim canı gönülden iman eder, kalbini her türlü günah, nifak ve bozgunculuktan temiz tutar, dili ile doğru ve tatlı konuşur, endişeye düşmeden haline razı olur, doğru ve güzel huylu olursa gerçekten mutluluğa erer.</p>
<p>Konsun yine pervazlara güvercinler, hu hulara karışsın aminler,mübarek akşamdır, gelin ey Fatihalar, Yasinler&#8230;. İyi Kandiller</p>
<p>Mübarek aylara selam olsun.. Selam olsun ey Regaip..</p>
<p>*Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbi&#8217;ne kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.</p>
<p>*Oruçlu olan kimse, bir kimsenin aleyhinde bulunmadıkça veyahut eza ve cefa yapmadıkça, ta orucunu bozuncaya kadar ibadetdedir.</p>
<p>*Regaip kandiliniz mübarek olsun! Kalpleriniz imanla dolsun!</p>
<p>*Regaip kelimesi bolluk, bereket, fazilet anlamına gelir. Bu gece Allah?ın lütuflarının bol bol verildiği bir gecedir ve üç ayların ilk kandil gecesidir. Hayırlı olsun..</p>
<p>*Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların seni sırılsıklam etmesi dileğiyle kandilin mübarek olsun.</p>
<p>*Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların seni sırılsıklam etmesi dileğiyle Miraç kandilin mübarek olsun.</p>
<p>*Size karanfilin sadakatini, sümbülün bağlılığını, menekşenin tevazusunu, lalenin gururunu, leyleğın saadetini versek, bize de dua eder misiniz? Kandiliniz mübarek olsun..</p>
<p>*Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapılmanız dileğiyle. Nice kandiller.</p>
<p>*Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapılmanız dileğiyle. Nice kandiller.</p>
<p>*Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>*Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle Miraç kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>*Yükü sevgi, özü saygı, gücü barış, süsü hoşgörü olan mübarek Miraç kandilinizi kutlarım Allah&#8217;a emanet olun. Güzel kandiller..</p>
<p>*Zâde duygular yükselsin göklere, yükseklerde hafakan, gözlerde yaşlar, ona susamış dudaklar kadar, açılan eller var. Kandiliniz mübarek olsun.</p>
<p>*Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalb zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahib olursa olsun yine fakirdir. Tamaı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir.<br />
15:52 &#8211; Temmuz 28, 2008 &#8211; yorum yaz</p>
<p></strong></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1096" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1096&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-mesajlari-beraat-gecesi-mesajlari-sms-kisa-mesaj.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BERAT KANDİLİ NEDİR? BERAT GECESİ NEDİR</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-nedir-berat-gecesi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-nedir-berat-gecesi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:21:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[beraat]]></category>
		<category><![CDATA[beraat gecesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kandili nedir]]></category>
		<category><![CDATA[berat kandili nedir]]></category>
		<category><![CDATA[berat nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1092</guid>
		<description><![CDATA[Berat gecesi

Sual:
 Berat gecesinin önemi nedir?
CEVAP
Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
(Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.) [Duhan 2,3]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/BERAAT-KANDİLİ-NEDİR.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-1093" title="BERAAT-KANDİLİ-NEDİR" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/BERAAT-KANDİLİ-NEDİR.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p><strong>Berat gecesi<br />
</strong><span style="color: #333300;"><strong><br />
<span style="color: #0000ff;">Sual:</span></strong></span><strong><br />
Berat gecesinin önemi nedir?<br />
<span style="color: #0000ff;">CEVAP</span><br />
Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:<br />
(Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.) [Duhan 2,3]Her sene, Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde, o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi.</p>
<p>Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
(Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.) [Nesai]</p>
<p>Âişe validemiz buyuruyor ki:<br />
(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]</p>
<p>Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:<br />
(Berat gecesi göklerin kapıları açılır, melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler.) [Nesai, Beyheki, A, Münziri]</p>
<p>(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]</p>
<p>(Şaban ayının 15. gecesi, rahmet-i ilahi dünyayı kaplar, herkes affolur. Ancak haksız yere müslümanlara düşmanlık besleyen ve Allahü teâlâya ortak koşan mağfiret olunmaz.) [Beyheki]</p>
<p>(Berat gecesini ganimet, fırsat biliniz. Çünkü belli bir gecedir. Kadir gecesi çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Berat gecesinde çok ibadet ediniz. Yoksa kıyamette pişman olursunuz.) [S. Ebediyye]</p>
<p>(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizi]</p>
<p>(Şabanda üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.) [Ey Oğul İlmihali]</p>
<p>(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.) [İ.Asakir]</p>
<p>(Cebrail aleyhisselam gelip, “Kalk namaz kıl ve dua et! Bu gece şabanın 15. gecesidir” dedi. Bu geceyi ihya edenleri Allahü teâlâ affeder. Yalnız, müşrik, büyücü, falcı, cimri, kinci, müşahin, içkici, faizci ve zaniyi affetmez.) [Taberani] (Müşahin, bid’at ehli demektir.)</p>
<p>(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]</p>
<p>(Allahü teâlâ Berat gecesinde, kâfirler hariç, müminleri mağfiret eder. Kindarları da, bu huylarını bırakıncaya kadar mağfiret etmez.) [Taberani, Beyheki]</p>
<p>(Allahü teâlâ, Şabanın 15. gecesinde müşrik ve müşahin hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]</p>
<p>(Allahü teâlâ, Şabanın yarısının [Berat] gecesinde, dünya semasına tecelli eder. Benikelb kabîlesinin koyunlarının kıllarından daha çok kimsenin günahlarını affeder.) [İbni Mace, Tirmizi]</p>
<p>(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]</p>
<p>(Allahü teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç herkesi affeder.) [İbni Mace]</p>
<p>(Allahü teâlâ şu dört geceyi hayırla süsler: Kurban Ramazan bayramı gecesi, Arefe gecesi Şabanın yarısının [Berat] gecesi ki, onda eceller, rızıklar yazılır.) [Deylemi]</p>
<p>(Salih akrabayı terk eden, ana babaya asi olan Berat gecesi affa kavuşamaz.) [Beyheki]</p>
<p>İçki içmek, cimrilik, kin gütmek, ana babaya isyan gibi günahları işleyen kâfir olmaz. İmanı düzgün ise, günahlarının cezasını çektikten sonra Cennete girer. Sevapları günahlarından daha çok ise Cehenneme girmeden de Cennete gider.</p>
<p>Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim ve ilmihal okumalı, bilhassa ilim öğrenmelidir. En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihal bilgileridir.</p>
<p>Peygamber efendimiz Berat gecesinde, (Allahümmerzuknâ kalben takıyyen mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakiyyen) duasını çok okurdu. (R.Nasıhin)</p>
<p>Hazret-i Âişe validemiz, (Ya Resulallah, Allahü teâlâ seni günah işlemekten muhafaza buyurduğu halde, neden Berat gecesinde çok ibadet ettin?) diye sordu. Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
(Şükredici kul olmayayım mı? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü teâlâya arz olunur.) [Gunye]</p>
<p>Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.</p>
<p>Hasan-ı Basri hazretleri, Şabanın 15. günü, sanki mezardan çıkmış gibi, yüzü çok solgun görülürdü. Bu üzüntünün sebebini sorduklarında buyurdu ki:<br />
(İlm-i yakîn ile biliyorum ki, günahım vardır. Günahım affedilmezse, sevaplarım da kabul edilmezse, hâlim nice olur diye korkumdan benzim sararıyor.)</p>
<p></strong></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1092" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1092&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili-nedir-berat-gecesi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BERAT KANDİLİ</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:13:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[iSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kandili]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kandili nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Duası]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesi Duası]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesi ibadeti]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesi Namazı -I]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesi Namazı -II]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesinin Mahiyeti ve Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Berat Gecesinin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[berat kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Bu gece af dışı kalanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hadislerle Berat Kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Yıllık kader programı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=1087</guid>
		<description><![CDATA[Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr'in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir'de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat'ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur'anın sevabı yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( Said Nursî Şualar: 505)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/berat-kandili-resim.jpg" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1089" title="berat-kandili-resim" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/07/berat-kandili-resim.jpg" alt="" width="750" height="500" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev&#8217;inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr&#8217;in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir&#8217;de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat&#8217;ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur&#8217;anın sevabı yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur&#8217;anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( Said Nursî Şualar: 505)<strong><span style="color: #800000;">Hadislerle Berat Kandili</span></strong></p>
<p>- Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardı:<br />
Recep, Allahın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ayıdır. Bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz.</p>
<p>Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.</p>
<p>Ebu Hüreyre Radıyallahu Anddan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:<br />
Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:<br />
Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.<br />
Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:<br />
Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.</p>
<p>Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: &#8220;Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.<br />
Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: &#8220;Ne mutlu bu gece rüku edenlere.<br />
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: &#8220;Bu gece secde edenlere ne mutlu&#8221;.<br />
Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: &#8220;Bu gece dua edenlere ne mutlu.&#8221; Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -&#8221;Bu gece, Allah&#8217;ı zikredenlere ne mutlu&#8221;.<br />
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: &#8220;Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu.&#8221;<br />
Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: &#8220;Bu gece Müslümanlara ne mutlu.&#8221; Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: &#8220;Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.<br />
Bunları gördükten sonra, Cebrail&#8217;e sordum: &#8220;Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?<br />
Şöyle dedi: &#8220;Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder.&#8221;</p>
<p>- Hz. Ayşe Radıyallahu Anha anlatıyor: &#8220;Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: &#8220;Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa&#8217;ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Berat Gecesinin Mahiyeti ve Önemi</span></strong></p>
<p>Yıllık bir program çerçevesinde yürütülen ticari faaliyetler yıl sonunda o program esaslarına göre kontrol) ve teftiş edilir. Kâr zarar hesapları yapılır. Kesin hesabın tespitinden sonra da gelecek yılın programı hazırlanarak şeklini alır.<br />
Her yıl tekrar edilen bu kontrol ve tespit işlemleri sayesinde ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur.<br />
Bu misalin ışığında manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım. Dünya, âhiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeri olduğuna göre, o ticaretle ilgili faaliyetlerin de yıllık muhasebeye tabi olması gayet tabiidir.<br />
Bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. Berat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten devreye rastlar.<br />
Duhan Sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Berat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle:<br />
&#8220;O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.&#8221;<br />
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Ebi Cehil&#8217;in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Berat Gecesi olduğunu söylemişlerdir. Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir?</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Yıllık kader programı</span></strong><br />
İbni Abbas&#8217;tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:<br />
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.<br />
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.<br />
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.<br />
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil&#8217;e verilir ki bu büyük bir melektir.<br />
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.<br />
Fahreddin er-Râzî&#8221;nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.1<br />
Berat Kandilinin &#8220;bütün senede bir kudsi çekirdek hükmünde ve beşer mukadderatının programı nev&#8217;inden olması cihetiyle Leyle-i Kadrin kudsiyetinde&#8221; olması bu manalara dayanmaktadır.2<br />
Kur&#8217;ân&#8217;ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:<br />
Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Berat Gecesinin özellikleri</span></strong><br />
Tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde mü&#8217;min kullarına berat yazar. Zaten bu gecenin dört adı vardır: &#8220;Mübarek Gece&#8221;, &#8220;Berae Gecesi&#8221;, &#8220;Sakk Gecesi. Belge ve senet. (Allah Teala bu gece mü&#8217;min kullarına beraet yazar)&#8221;, &#8220;Rahmet Gecesi.&#8221;<br />
&#8220;Berat, beraet&#8221; kelimesi &#8220;el-berâe&#8221; kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir.<br />
&#8220;Berâet&#8221; iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü&#8217;minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.<br />
Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs&#8217;teki Mescid-i Aksâ&#8217;dan Mekke&#8217;deki Kabe istikametine çevrilmesinin Hicretin ikinci yılında Berat Gecesinde gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.3<br />
<span style="color: #800000;"><strong>Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır.</strong></span><br />
1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.<br />
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.<br />
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.<br />
4. Allah&#8217;ın af ve bağışlamasının coşması.<br />
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.<br />
Bir rivayette bildirildiğine göre Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam Şâban&#8217;ın onüçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etti, üçte biri verildi. Ondördüncü gecesi niyaz etti üçte ikisi verildi. Onbeşinci gecesi niyaz etti, hepsi verildi. Ancak Allah&#8217;tan devenin kaçması gibi kaçanlar başka&#8230;<br />
Zemzem kuyusunun bu gecede açık bir şekilde coşup çoğalması da bu manaları kuvvetlendiren kutsal bir işaret olarak yorumlanmaktadır.4</p>
<p>Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde nazara vermektedir.<br />
&#8220;Şâban&#8217;ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:<br />
&#8220;İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. &#8220;Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.<br />
&#8220;Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.<br />
&#8220;Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.&#8221;s<br />
Çünkü o gece İlâhi rahmet coşmuştur. Berat Gecesi beşer mukadderatının programı çizilirken insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle Cenab-ı Hakka iletip isteklerini Ondan talep eden ve belalardan Ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. Buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Bu gece af dışı kalanlar</span></strong><br />
Peygamber Efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:<br />
&#8220;Muhakkak ki, Allah Azze ve Celle Şâban&#8217;ın onbeşinci gecesinde rahmetiyle yetişip herşeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna.&#8221;6 &#8220;Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna.&#8221;7<br />
&#8220;Allah Teâlâ Şâban&#8217;ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah&#8217;a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar.&#8221;8<br />
Üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren Peygamber Efendimiz özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi<br />
Bir Berat Gecesinde uyanıp da Resulullah Aleyhissalâtü Vesselamı yanında bulamayan Hz. Âişe kalkarak Efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetü&#8217;1-Bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.<br />
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam mübarek hanımına Berat Gecesinin faziletini şöyle anlattı:<br />
&#8220;Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şâban&#8217;ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder.&#8221;5</p>
<p>Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna.&#8221;6 &#8220;Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna.&#8221;7<br />
&#8220;Allah Teâlâ Şâban&#8217;ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah&#8217;a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar.&#8221;8<br />
Üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren Peygamber Efendimiz özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi<br />
Bir Berat Gecesinde uyanıp da Resulullah Aleyhis-salâtü Vesselamı yanında bulamayan Hz. Âişe kalkarak Efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetü&#8217;1-Bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.<br />
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam mübarek hanımına Berat Gecesinin faziletini şöyle anlattı:<br />
&#8220;Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şâban&#8217;ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder.&#8221;9</p>
<p>İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur&#8217;ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir.</p>
<p>Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.<br />
&#8220;Onun için elden geldiği kadar Kur&#8217;ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır.&#8221;10</p>
<p>Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü&#8217;min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Berat Gecesi ibadeti</span></strong><br />
Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur&#8217;ân tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.</p>
<p>İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur&#8217;ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir</p>
<p>Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.<br />
&#8220;Onun için elden geldiği kadar Kur&#8217;ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır.&#8221;10</p>
<p>Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü&#8217;min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.</p>
<p>İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhyâ&#8217;da, Berat Gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs&#8217;te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid&#8217;at bile olduğunu ifade eder.</p>
<p>Bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. Bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez.<br />
Çünkü ibadet alışkanlıklarının iyice azaldığı zamanımızda insanların bu vesileyle namaza yönelmelerini hoşgörü ile karşılamak faydalı olacaktır.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Berat Gecesi Duası</strong></span><br />
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:<br />
&#8220;Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.&#8221;11</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Berat Duası</strong></span><br />
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:<br />
&#8220;Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, &#8216;Allah dilediğini<br />
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır.&#8221;12<br />
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Berat Gecesi Namazı -I</strong></span><br />
Şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz ; yüz rekattır. Bu namazın her rekatında, Fatihadan sonra on kere ihlas süresi okunur. Yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.<br />
Bu namaza hayır namazı da denmiştir. Geçmiş büyükler bu namazı toplu halde cemaatle de kılmışlardır. Bu namazın çok fazileti olduğu gibi, hesaplanama-yacak kadarda çok sevabı vardır.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Hasan-ı Basri Rahmetullahı Aleyh&#8217;den gelen rivayete göre:</span></strong><br />
&#8220;Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: &#8220;Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise. Allah-u Teala&#8217;nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u Teala&#8217;nın mağfiretidir.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Berat Gecesi Namazı -II</span></strong><br />
Berat gecesi kılınan namazlardan biride iki rekat olarak kılınır.<br />
Birinci rekatta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir. Rükudan doğrulur ve secdeye gidilir. Secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir tahdit yoktur, ne kadar dayanabilirsen.<br />
İkinci rekatta da aynı şekilde Fatihadan sonra kısa bir sure okunur. İlk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. Gücünüzün yettiği kadar. Secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir. Selam ile birlikte eller dua için alemlerin Rabbine kalkar&#8230;<br />
Bu namaz hakkında Hz. Aişe Radıyallahu An-hum&#8217;a validemiz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem&#8217;in şöyle buyurduğunu nakletmiştir.<br />
-&#8221;Ya Aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin? Bende<br />
-&#8221;En iyisini, Allah ve Resulü bilir.&#8221; Dedim. Şöyle buyurdu:<br />
-&#8221;Bu gece şaban ayının yarısıdır. Dünya işleri ve kulların işleri bu gece Yüce Hakka arz edilir. Bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. Bu gece bana izin verir misin&#8221;?<br />
-&#8221;Olur&#8221; dedim. Kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekata kaktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:<br />
&#8220;Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem&#8230;&#8221;<br />
Sonra kendisine sordum: &#8220;Ya resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım. Böyle demem üzerine, bana sordu: &#8220;Sen onları öğrenebildin mi&#8221;? Bu sorusuna karşılık: &#8220;Evet&#8221; deyince, şöyle buyurdu:<br />
&#8220;Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret.&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Kaynaklar</span></strong><br />
1 Hülâsâtü&#8217;l-Beyân. 13:5251.<br />
2 Şualar, s,426.<br />
3 TDİ.&#8221;Berat&#8221; maddesi.<br />
4 Hak Dini Kur an Dili, 5:4295<br />
5 İbni Mâce, İkame, 191.<br />
7 et-Tergîb ve&#8217;t-Terhib, 2:118.<br />
8 İbni Mace, İkametü&#8217;s-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38.<br />
9 Tirmizî, Savm:39.<br />
10 Şualar, s.426.<br />
11 et-Tergib ve&#8217;t-Terhîb, 2:.119, 120.<br />
12 Rad Suresi, 39; Mecmuatül-Ahzab, 1:597.</p>
<p></span></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=1087" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=1087&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/berat-kandili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
