ÇOCUKLAR VE İLETİŞİM EFSER SELAMET DERDE DEVA

Çocuklarla sağlıklı iletişim kurmanın püf noktalarından bahsetmeye ne dersiniz? Çocuklar dünyanın en iyi gözlemcisidirler. Ajans5.com yazarı Psk. Dan. Efser Selamet Yazdı…
Bizler onların onda biri kadar hayatı, insanları gözlemlesek emin olun iletişimde çok başarılı oluruz. Bir çocuk ebeveyninin tüm jest ve mimiklerini her an takip eder. Ebeveynin yaptığı, söylediği… çocuk için çok önemlidir ve her daim kontrol altında tutar çocuk ebeveynini. Ya biz ne yapıyoruz? Bu bir çocuk ve ben ne dersem onu yapmak zorunda… deyip bodozlama dalıyoruz hayata.
Şah ve mat
Evet çocuklar bizden daha küçük ve biz onlardan daha tecrübeliyiz. Ama unutuyoruz ki iyi bir gözlem, en iyi tecrübeden dahi daha etkilidir. Çocuklarımızı kâle almıyoruz. Daha doğrusu onları hafife alıyoruz:)) Çocuklar hafife almaya gelmez. Karşınızda pişmiş kelleler olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Çocuklarımız elbette düşmanımız değil lakin neticede bir mücadelenin, hayat çarkının içerisindeyiz. Oyunu kurallarına göre oynamak zorundayız. Aksi halde “Şah ve Mat”. Ben bu dünyaya kazanmaya geldim! Hiç bir güç benim kazanmama mani olamaz inşallah:)) İşte bu sebeple iletişimin kurallarını A’dan Z’ye aramaya, tanımaya ve tanımlamaya varım:)))
Masumlar:)
Çocuklarımızın nefs-i emmare üzere olduğunu daha evvel de belirtmiştim. Kaldı ki pek çok yaşı büyük insan da hala daha nefs-i emmare (maalesef). Nefs-i emmarenin özelliği kendisini ön planda tutmasıdır. Ben kavramı çok önemlidir onun için. Her şey onun etrafında dönmelidir. Onun istedikleri olmalı ve her şeyden önce o gelmelidir. Hal böyle olunca nefs-i emmare fırsat kollar ve eline geçen tüm fırsatları gözünüzün yaşına bakmadan kullanır. Masum:)) ebeveynler de evlatlarının kendilerine merhamet etmesini beklerler:))) Yok böyle bir şey:)) Bir çocuktan merhamet beklemeyin. Bu çocukların gaddar olduğu anlamına gelmez. Nefslerinin özelliğidir bu. Biz bu dünyaya bu özelliğimizi eğmek için gelmedik mi?! Düşünün ki nefs-i emmare olan bir ebeveynin yine nefs-i emmare olan evladıyla münasebetini! Ben düşünmek dahi istemiyorum. Sürekli kavga hali, sürekli anlaşmazlıklar ve “Ben” yarışı. Benim dediğim olacak!.. Hadi oradan sizde:)))
Taktik çalışalım!
Bir çocuğa isteklerimizi yaptırmamız gerekir elbette. Çünkü bizler tecrübe sahibiyiz, onlar bize emanet olarak gönderildi ve bizim onları layıkıyla eğitmemiz gerekiyor. Bunu sağlamak adına çok uzaklara gitmiyoruz, her zaman ki gibi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in eğitim tekniklerini kullanıyoruz. Nedir bu taktikler peki?
İşte size çocuklarla eğitimin püf noktaları:)
Nefret ettirmeyin!
En olumsuz durumlarda dahi nasıl davranmamız gerektiğini bize öğreten bir yaklaşımdan bahsedeceğim evvela. Ezanla dalga geçen bir çocuğa denk geldi Efendimiz (s.a.v.) “Ne kadar güzel sesin var, bu camide müezzinlik yapmak ister misin?” dedi. Ve bu çocuk yıllarca o camide müezzinlik yaptı. Efendimiz (s.a.v.) şayet çocuğa olumsuz yaklaşsaydı hatta bırakın olumsuzu “Neden böyle yapıyorsun evladım? Bu şekilde davranmamalısın…” deseydi dahi, nefret ettirirdi sevdirmezdi. Köpeğin leşinde dahi güzel dişleri görebilmektir bizim hayat felsefemiz. Çocuklarımız köpeğin leşi ile mukayese dahi edilemez. O halde köpeğin leşinin gördüğü muamelenin daha güzelini hak ediyor yavrularımız!
Bezelye yer misiniz:))
Bir diğer yöntemimiz çocuklara seçenek sunmaktır. Efendimiz (s.a.v.) meyve ağaçlarını taşlayarak, meyveleri yere düşürmeye çalışan çocuklara rastladı. “Çocuklar, yerlere dökülen meyveleri yesenize” dedi ve çocuklar O’nun (s.a.v.) sözünü dinlediler. Çocuklarımız kendileri için neyin hayırlı olduğunu bilemeyebilir. Ki bilmemesi de gayet normal, onlar henüz yavru, toy. Örneğin çocuğumuza bezelye temizleteceğiz. “Bezelye temizler misin?” diye sormuyoruz. “Bezelyeyi bu odada mı temizlersin, mutfakta mı?” Bezelye temizlenecektir, bu bir kaidedir. Çocukların istedikleri hususunda da bu geçerli. Kırmızı kazağını giymek isteyen bir çocuğumuz var diyelim ki, kırmızı kazağı giymesi doğru değil ise buna müsaade etmemiz çocuğumuza zarar verecekse şayet; “Mavi kazağını mı giyersin yoksa kırmızı kazağının üzerine yeşil hırkanı mı?” Çocuklarımıza seçenekler sunarak iletişim kurmayı alışkanlık haline getirdiğimizde göreceğiz ki çocuklarımız da bize aynı taktiği kullanıyorlar.
Dost
Çocuklarımız düşmanımız değil, onların ustası olduğumuzu, onların bizim çırağımız olduğunu, ruh arkadaşımız olduğunu aklımızdan çıkartmayalım! İletişim kurallarına devam edeceğiz inşallah..
Popularity: 1%

Bu haber 5 Şubat 2010 tarihinde Support tarafından iSLAMi HAYAT kategorisi altına yazılmış. 193 views defa okunmuş ve Yorum yapılmamış
Benzer Konular
Yorum yapılmamış







