<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iSLAMDENiZi iSLAM iSLAMiC MUSLiM iSLAM DiNi CHAT SiTELER WEBSiTES &#187; Güncel Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.islamdenizi.net/category/islami-haber/guncel-haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamdenizi.net</link>
	<description>iSLAMi SOHBET</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 13:35:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta büyük tehlike</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/facebookta-buyuk-tehlike.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/facebookta-buyuk-tehlike.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 05:17:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[facebook fan sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[facebook neden tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[facebook tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[facebook.com]]></category>
		<category><![CDATA[facebookda dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[neden facebook kullanmamalıyım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=815</guid>
		<description><![CDATA[Yüklenen bilgilerin ne amaçla kullanılabileceğinin farkında olunmadığı Facebook'ta sürekli değişen bilgi gizliliği politikalarına dikkat etmek gerekiyor.

Yarım milyar üyeye doğru ilerleyen Facebook, sahip olduğu içerikle bütün firmaların ağzını sulandırıyor. Kullanıcılarsa belirsizlikten ve sürekli değişen bilgi gizliliği politikalarından mustarip. Cambridge Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı şimdiye dek birçok benzerinin yapılması gereken bir araştırmaya başlarlar. Hedef sosyal ağların kullanıcı bilgilerine yönelik politikalarını ortaya çıkartmaktır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/05/facebook.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-816" title="facebook" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/05/facebook.jpg" alt="" width="296" height="220" /></a></p>
<p><strong><em><span style="color: #003300;">Yüklenen bilgilerin ne amaçla kullanılabileceğinin farkında olunmadığı Facebook&#8217;ta sürekli değişen bilgi gizliliği politikalarına dikkat etmek gerekiyor.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #003300;">Yarım milyar üyeye doğru ilerleyen Facebook, sahip olduğu içerikle bütün firmaların ağzını sulandırıyor. Kullanıcılarsa belirsizlikten ve sürekli değişen bilgi gizliliği politikalarından mustarip. Cambridge Üniversitesi&#8217;nden bir grup araştırmacı şimdiye dek birçok benzerinin yapılması gereken bir araştırmaya başlarlar. Hedef sosyal ağların kullanıcı bilgilerine yönelik politikalarını ortaya çıkartmaktır. </span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #003300;">Önceden belirledikleri 16 popüler sosyal ağa yarattıkları sahte profiller altında çeşitli fotoğraflar yükler ve etiketlerler. Ardından fotoğrafların tamamını silerler ve bir süre beklerler. Seçilen 16 sitenin arasında Yahoo Flickr, Google Picasa, Microsoft Spaces&#8217;in de bulunduğu dokuzunda silinen fotoğraflar siber alemin elektronik coğrafyasından tamamen kaybolur. Ancak aralarında Facebook&#8217;un da bulunduğu 7 sitedeki fotoğraflar silinmesine rağmen arama sonuçlarında çıkmaktadır. İşin garibi Facebook sitesinde kullanıcılar tarafından silinen fotoğrafların anında bütün kayıtlardan tamamen silindiğini iddia etmektedir. Daha da garibi 30 günlük bir zaman diliminin ardından da bu sonuçlar aynen sitelerde görünmeye devam eder.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">Bulanık haklar</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">Facebook sözcüleri bu araştırmayı yalanlayamasa da dünyanın farklı yerlerinde bulunan içerik ağlarının hepsinde linklerin silinmesinin zaman aldığı iddiasıyla durumu geçiştirir. Gerçi 2010 yılında değiştirdiği politikasıyla siteye yüklenen her türlü bilginin tüm haklarının kendisine ait olduğunu ilan eden Facebook&#8217;un ‘silmiyorum&#8217; deme durumunda da kullanıcıların itiraz hakkı bulunmuyor. Sitenin içerik silmeyle ilgili yeni argümanıysa “Facebook&#8217;ta sildiğiniz bir içerik, bilgisayarınızda sileceğiniz bir içeriği çöp kutusuna atmanıza benzer. Silinmesi zaman alabilir” şekline döndü (http://getir.net/ghk ).</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">En büyük sorunsa kullanıcıların birçoğunun yüklediği bilgilerin kimler tarafından ne amaçla kullanılabileceğinin farkında olmaması. Diğer yandan uygulamalar ve sürekli değişen site politikaları yüzünden mahremiyet ayarlarını yönetmenin çoğu kullanıcı için fazlasıyla karmaşık olması. Bu konuda yükselen endişelerden yola çıkan 4 ABD milletvekili siteye yönelik bir inceleme başlatmış durumda.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">Mevcut sorunlar arasındaki en kritik olanı siteye yüklenen fotoğraf ve videoların silinmesi durumunda yükleyen kullanıcının albümünden kalkmasına rağmen içeriğin linkinin aktif kalması. Yani karşıdaki birisinde fotoğraf ya da videonun linki varsa sitede listelenmese bile o içeriğe her zaman ulaşabiliyor.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">Erezyonun belgesi</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">Facebook&#8217;un yıllar bazında kullanıcı sözleşmesinde kullanıcılara seçme hakkı sunmadan dayattığı kurallar sitenin üye bilgilerine yönelik fikirlerinin nasıl değiştiğini de gözler önüne seriyor.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2005: Facebook&#8217;a yolladığınız bilgiler sizin izin vermediğiniz hiçbir kullanıcı ya da web sitesiyle paylaşılmayacaktır.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2006: Facebook&#8217;a yolladığınız bilgileri herkesle paylaşmak istemiyor oluşunuzu anladığımız için bunun kontrolünü size veriyoruz. Standart politikamız mezun olduğunuz okul ve yaşadığınız bölge gibi bilgileri sınırlamaktadır.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2007: Facebook&#8217;a yolladığınız bilgiler mahremiyet ayarlarında seçtiğiniz aynı gruptaki ağlardaki kullanıcılara açık olacaktır. İsminiz, okulunuz, profil fotoğrafınız aksini belirtmediğiniz sürece Facebook aramalarında çıkacaktır.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2008: Facebook bilgilerinizi herkesle kolayca paylaşmanız için tasarlandı. Facebook&#8217;a yolladığınız herkese açık bilgiler internette Facebook&#8217;a üye olmayanlar tarafından da erişilebilir, arama motorlarından ulaşılabilir. Sitenin standart ayarı bilgileri herkese açar. Bunu isterseniz kapatabilirsiniz.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2009: Facebook&#8217;a verdiğiniz isim, profil fotoğrafı, arkadaş listesi, cinsiyetiniz, coğrafi bölgeniz, ağlarınız, kullandığınız uygulamalar ve sevdiğiniz sayfalar herkese açıktır ve kapatılamaz. Ancak isterseniz bunların aranarak bulunmasını kısıtlayabilirsiniz.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;">2010: Bir uygulama ya da site ile bağlantı kurarsanız sizin ve arkadaşlarınızın isimlerini, profil fotoğrafınızı, cinsiyetinizi, kullanıcı adınızı, diğer bağlantılarınızı ve paylaştığınız her türlü bilgiyi alma hakkına sahip olur. Bu sizi rahatsız ediyorsa bağlanmayabililrsiniz.</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #003300;"><br />
</span></em></strong><strong><em><span style="color: #ff0000;">RADİKAL</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="color: #ff0000;"> </span></em></strong><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7673343755831947";
/* 300x250, oluşturulma 23.12.2009 */
google_ad_slot = "3377564893";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=815" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=815&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/facebookta-buyuk-tehlike.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müjde Kamuya 67 bin Memur personel alınacak</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/mujde-kamuya-67-bin-memur-personel-alinacak.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/mujde-kamuya-67-bin-memur-personel-alinacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 12:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[67 bin memur alınacak]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz kimse kalmayacak]]></category>
		<category><![CDATA[işssizlere yeni iş umudu]]></category>
		<category><![CDATA[kamuya yeni personel alınacak]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanı acıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanı mehmet şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanlıgı]]></category>
		<category><![CDATA[memur alımı]]></category>
		<category><![CDATA[memur olun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=765</guid>
		<description><![CDATA[Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 100 bin memur alımı konusunda, "Türkiye'nin ihtiyaçlarına ve bütçedeki kriterlere göre gereken düzenlemeleri yapacağız" dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/04/baka-mehmet-şimşek.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-766" title="baka-mehmet-şimşek" src="http://www.islamdenizi.net/wp-content/uploads/2010/04/baka-mehmet-şimşek.jpg" alt="" width="380" height="285" /></a></p>
<p><span style="color: #333399;"><em><strong>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 100 bin memur alımı konusunda, &#8220;Türkiye&#8217;nin ihtiyaçlarına ve bütçedeki kriterlere göre gereken düzenlemeleri yapacağız&#8221; dedi.</p>
<p>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Swiss Otel&#8217;de düzenlenen Dünya Bankası ve Gelir İdaresi&#8217;nin ortaklaşa düzenlediği &#8216;Kayıtdışılık:Nedenler, Sonuçlar , Politikalar, Türkiye: Ülke Ekonomik Raporu&#8217; Toplantısı&#8217;na katıldı.</p>
<p>Basın mensuplarının Başbakan&#8217;ın çok sayıda memur alımına yönelik sözlerine Şimşek, kendileri için mali program ve Orta Vadeli Programın önemli olduğunu belirterek, &#8220;Herhangi bir sapma görmüyoruz . Tabi ki, Bütçe Kanunu&#8217;nda emekli olanların yerine yüzde 25 oranında eleman alınabiliyordu. Biz bunu Orta Vadeli Programı ve bütçe çerçevesinde yüzde 50&#8242;ye çıkardık.</p>
<p>Ülkenin önceliklerini temel alan bir yapıdayız. Bizim için öncelik her zaman eğitim olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 40 bin kişilik bir kadro söz konusudur. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın 20 bin polis alımı konusunda talebi vardı. Bundan sonraki eleman alımında ağırlığımız denetim ve sağlık elemanı alımı konusunda olacak. Bütün bunları yaparken , 2010 bütçesi ve Orta Vadeli Programa koyduğumuz şekilde yürütüyoruz. Bizim için çıpa niteliğinde olan Orta Vadeli Programdan sapma söz konusu olmaz. Maliye Bakanlığı olarak programın sapmaması için her türlü tedbiri alacağız&#8221; dedi.</p>
<p>Kamuya memur alımının 100 bini bulup bulmayacağının sorulması üzerine Maliye Bakanı, rakam konusunda bir şey telaffuz etmek istemediğini belirterek, Türkiye&#8217;nin ihtiyaçlarına ve bütçenin kriterlerine göre gereken düzenlemeleri yapacaklarını bildirdi.</p>
<p>Maliye Bakanı Şimşek, denetim eleman sayısı konusunda sınır olmadığını kaydederek, &#8220;Sağlık personeli sayısı hakkında Sağlık Bakanlığı ile çalışıyoruz. Bu öğretmenler ağırlıklı olarak Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın talebi üzerine kadrolu olacak. Bütçe Kanunu&#8217;nda, kamu kurumları özürlü eleman alma yükümlülüğünü yerine getirmedi. Çünkü personel alımlarında bir takım sınırlamalar var. Özürlü personel alımı söz konusu olursa, bu personel üst limitlerine tabi olmaz. Özürlü personele 38 bin imkan sağladık. Bu yıl alınacak anlamına gelmiyor. 7 bin üniversite öğretim görevlisi kadrosu yine Bütçe Kanunu&#8217;ndadır. Bizim önceliklerimiz eğitimdir, kayıt dışılıkla mücadeledir&#8221; ifadelerini kullandı.</strong></em></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7673343755831947";
/* 300x250, oluşturulma 23.12.2009 */
google_ad_slot = "3377564893";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=765" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=765&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/mujde-kamuya-67-bin-memur-personel-alinacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternetin zararlı olduğunu düşünenlerdenseniz bu araştırmayı okumanızda fayda var</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/internetin-zararli-oldugunu-dusunenlerdenseniz-bu-arastirmayi-okumanizda-fayda-var.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/internetin-zararli-oldugunu-dusunenlerdenseniz-bu-arastirmayi-okumanizda-fayda-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 21:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[DİN SÖRFÇÜLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet ve Din]]></category>
		<category><![CDATA[İnternette imanlarını güçlendiriyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Vardı]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Online]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[İnternette imanlarını güçlendiriyorlar!

İnternetin zararlı olduğunu düşünenlerdenseniz bu araştırmayı okumanızda fayda var., 





İnternetin zararlı olduğunu düşünenlerdenseniz bu araştırmayı okumanızda fayda var., Çünkü Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Din Sosyolojisi Bilim Dalı Doktora öğrencisi olan Recep Vardı´nın yaptığı çalışma bu kanaatinizi. "İnternet ve Din" üzerine bir çalışma yapan Vardı, bu konuda bir de anket çalışması yürütüyor. Vardı ABD´de yapılan bir araştırmayı göstererek "İnternet-Din" ilişiksinin nasıl olabileceğini gösteriyor... İşte Vardı´nın yaptığı çalışmanın özeti...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800000;"><strong>İnternette imanlarını güçlendiriyorlar!İnternetin zararlı olduğunu düşünenlerdenseniz bu araştırmayı okumanızda fayda var.,</p>
<p>İnternetin zararlı olduğunu düşünenlerdenseniz bu araştırmayı okumanızda fayda var., Çünkü Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Din Sosyolojisi Bilim Dalı Doktora öğrencisi olan Recep Vardı´nın yaptığı çalışma bu kanaatinizi. &#8220;İnternet ve Din&#8221; üzerine bir çalışma yapan Vardı, bu konuda bir de anket çalışması yürütüyor. Vardı ABD´de yapılan bir araştırmayı göstererek &#8220;İnternet-Din&#8221; ilişiksinin nasıl olabileceğini gösteriyor&#8230; İşte Vardı´nın yaptığı çalışmanın özeti&#8230;</p>
<p></strong></span></p>
<h2><span style="color: #800000;"><strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;DİN SÖRFÇÜLERİ&#8221; İŞ BAŞINDA</span><br />
</strong></span></h2>
<p><span style="color: #800000;"><strong>İnternette yer alan dini içerikli siteler, internette sörf yapanlara; dini bilgiler, dini organizasyonlar, inançlar, dini kitap ve makaleler, diğer dinlere ait gelenek ve inançları öğrenme imkanı sunmaktadır.. Aynı zamanda on-line dini siteler kilisedeki ayinden, camideki namaza, dini törenlere, meditasyona, budist tapınaklarında uzlete çekilmeye davet etmektedirler.<br />
İnternet kullanıcıları, kendi inançları hakkında bilgi arama, diğer inançlar hakkında bilgi arama, dini müzik ve ilahi indirme, dini sitelere üye olma, dini sitelerden bilgi indirme, kutsal gece ve bayramlarda mesaj gönderme, e-mail yoluyla dini bilgi alma ve verme, dini chat (sohbet) odalarına girme, dini içerikli oyunlar oynama, online ibadete katılma, dini tartışma odalarına üye olma vb. faaliyetlerle internetten faydalanmaktadırlar.<br />
Dini iletişim, internet´le birlikte sınırsız kitleye ulaşma imkanına kavuştu. İnternet aracılığıyla adak kurban satın alma, fitre ve zekatınızı verme, namaz vakitlerini öğrenme, kutsal mekanları ziyaret, Kur´an-ı Kerim´in tefsirini okuma, dini kitap ve interaktif dini bilgi içeren CD´ler satın alma, e-posta yoluyla dini duygu paylaşımı, kanaat önderlerinin dini açıklama ve vaazlarını okuma ve dini konulardaki sorularına cevap arama vb. hizmetler sunulmaktadır.<br />
The Pew Internet &amp;American Life Project tarafından yapılan &#8220;Amerikalılar Online Olarak Dini Nasıl Takip Ediyorlar&#8221; başlıklı araştırmada, 2001 yılında 28 milyon Amerikalı´nın interneti dini ve ruhani bilgiler almak amacıyla kullandığı sonucu ortaya çıktı. ABD´li internet kullanıcılarının <span style="color: #ff0000;">%25</span>´i gibi bir orana karşılık gelen bu sonuç 2000 yılında <span style="color: #ff0000;">%21</span> idi.<br />
-28 milyon Amerikalı dini ve manevi bilgi almak için internet kullanmaktadırlar. Bu kişiler &#8220;Din Sörfçüleri&#8221; olarak adlandırılmaktadırlar. İnternet kullanıcılarının <span style="color: #ff0000;">%25</span>´i dini ve manevi bilgilerini online olarak aldılar. İnternet, günde 3 milyon kişi tarafından dini ve manevi bilgi almak için kullanılmaktadır. İnsanların internette, kumar oynama, açık arttırma sitelerine girme, hisse ticareti yapma, telefon görüşmesi, online bankacılık vb. servislerden çok dini ve manevi bilgi sunan siteleri kullanmaları dikkat çekicidir.<br />
-11 Eylül terör saldırısı milyonlarca internet kullanıcısını, internetteki dini yayın ve sitelere yönelmeye zorladı. Kendisini &#8220;Din sörfçüsü&#8221; olarak tanımlamayan internet kullanıcılarının <span style="color: #ff0000;">%41</span>´i dua dileği amacıyla e-mail gönderdi ya da aldı.<br />
-İnternet kullanıcılarının<span style="color: #ff0000;"> %23</span>´ü İslam´la ilgili bilgi almak için online kaynaklar yöneldi. İnternet kullanıcılarının <span style="color: #ff0000;">%7</span>´si ise dini yadım derneklerine bağışta bulundu.<br />
-Din sörfçülerinin çoğunluğu interneti kiliseye ait bir kütüphane olarak kabul ediyor ve genel manevi bilgilerini buradan araştırıyorlar.<br />
-Bununla birlikte kendi aralarında fikir alışverişinde ve dinsel destek de bulunurken diğer inançlara sahip kişilerle de diyaloga girmektedirler.<br />
-<span style="color: #ff0000;">% 67</span>´si kendi dinleri ile ilgili sayfalarda araştırma yaparken<span style="color: #ff0000;"> % 50</span>´si ise diğer inançlarla ilgili arama yaptı.<br />
-Dini bilgi istemekten çok manevi tavsiyelerde bulunuyorlar. <span style="color: #ff0000;">% 21</span>´i e-maillerle tavsiye alırken, <span style="color: #ff0000;">% 35</span>´i e-mail ile tavsiyede bulunuyor.<br />
-% 38´i dini isteklerini iletmek için e-mail kullanıyor. (Bu uygulama bir cemaate üye olanlarda daha yaygındır. Oran<span style="color: #ff0000;"> %42</span>´ye %12 dir.)<br />
-Din sörfçüleri için internet, kendi dinlerini yüceltme, ibadet mekanlarını tanıtma ve öne çıkarmak için en uygun bir araç olarak görülüyor.<br />
-Ayrıca herhangi bir inanca veya cemaate bağlı olmayanlara yardımcı olmak üzere internet kullanıyorlar. Din sörfçüleri başkalarının dini hayatlarını geliştirmek için web sitelerinin potansiyel olması konusunda iyimser olmakla beraber, internetin başkalarına kalıtımsal ve kültürel kaynaklarla zarar verebileceği konusunda endişe ediyor.<br />
-<span style="color: #ff0000;">% 15</span>´i, kendi inançlarına ait sorumluluklarını yerine getirme için internet kullanırken, <span style="color: #ff0000;">% 27</span>´si ise internetin kendi manevi hayatlarını mütevazı seviyede geliştirdiğini ifade ediyor.<br />
-<span style="color: #ff0000;">% 35</span>´i diğer kaynaklara göre internetin dini hayatlarında pozitif bir etkiye sahip olduğuna inanıyor<br />
-Din sörfçülerinin <span style="color: #ff0000;">% 81</span>´i kendi dini inançlarının çok kuvvetli olduğunu açıklarken, buna karşın<span style="color: #ff0000;"> %61</span>´i, Mart 2000 Gallup anketine göre dinin hayatlarında çok önemli olduğunu ifade etmektedirler.<br />
-<span style="color: #ff0000;">% 74</span>´ü haftada en az bir kez din servislerine bağlanıyor. The General Survey Gallup ve The National Election Study gibi servislerin anketleri Amerikalıların <span style="color: #ff0000;">%26 ve %39</span> arasında değişen değerdeki bir grubun her hafta düzenli olarak din servislerine bağlandığını ortaya koymuştu.<br />
Zaman Online</strong></span><strong></strong></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=560" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=560&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/internetin-zararli-oldugunu-dusunenlerdenseniz-bu-arastirmayi-okumanizda-fayda-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>11 Eylül saldırılarının daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/11-eylul-saldirilarinin-daha-once-hic-yayinlanmamis-fotograflari.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/11-eylul-saldirilarinin-daha-once-hic-yayinlanmamis-fotograflari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 21:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[11 eylül saldirisi]]></category>
		<category><![CDATA[işde 11 eylul fotolari]]></category>
		<category><![CDATA[onbir eylül saldiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[İşte yıllarca gizlenen sır kareler - Foto
11 Eylül saldırılarının daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları ortaya çıktı.
New York sokaklarında dalga dalga yayılan toz ve duman bulutu, 11 Eylül'den akıllarda kalan en yaygın görüntülerdi. Ancak şimdi, Dünya Ticaret Merkezi'nin çöküşünü gösteren ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğraflar ortaya çıktı.

ABC televizyonu tarafından yayınlanan kareleri, New York polisinin saldırı sırasında çektiği açıklandı. O günden sekiz yıl sonra yayınlanan fotoğraflarda binalardan çıkan duman ve binaların çöküş anı görüntüleri şok edici yıkımı tekrar hatırlatıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte yıllarca gizlenen sır kareler &#8211; Foto<br />
11 Eylül saldırılarının daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları ortaya çıktı.<br />
New York sokaklarında dalga dalga yayılan toz ve duman bulutu, 11 Eylül&#8217;den akıllarda kalan en yaygın görüntülerdi. Ancak şimdi, Dünya Ticaret Merkezi&#8217;nin çöküşünü gösteren ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğraflar ortaya çıktı.</p>
<p>ABC televizyonu tarafından yayınlanan kareleri, New York polisinin saldırı sırasında çektiği açıklandı. O günden sekiz yıl sonra yayınlanan fotoğraflarda binalardan çıkan duman ve binaların çöküş anı görüntüleri şok edici yıkımı tekrar hatırlatıyor.<br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/1.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/2.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/3.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/4.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/5.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/6.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/7.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/8.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/9.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/10.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/11.jpg" alt="11 eylül" /><br />
<img src="http://www.islamdenizi.net/images/11eylul/12.jpg" alt="11 eylül" /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7673343755831947";
/* 250x250, oluşturulma 23.12.2009 */
google_ad_slot = "6237458820";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=351" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=351&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/11-eylul-saldirilarinin-daha-once-hic-yayinlanmamis-fotograflari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekoncu Zekeriya Beyaz yine yaptı yapacağını</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/ergenekoncu-zekeriya-beyaz-yine-yapti-yapacagini.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/ergenekoncu-zekeriya-beyaz-yine-yapti-yapacagini.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 23:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Balçiçek Pamir]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz hoca]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz hoca hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz hoca sanane ulan dedi]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz hocanin bilinmeyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekoncu hoca]]></category>
		<category><![CDATA[zekeriya beyaz kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=322</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekoncu Zekeriya Beyaz yine yaptı yapacağını. Canlı yayında günah işleme özgürlüğü isteyen Beyaz ağzını da fena bozdu: Sana ne ulan!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><img class="alignleft" title="zekeriya beyaz" src="http://image.ajans5.com/photos/380151776.jpg" alt="" width="272" height="204" /></h2>
<h2><span style="color: #ff0000;">Ergenekoncu Zekeriya Beyaz yine yaptı yapacağını. Canlı yayında günah işleme özgürlüğü isteyen Beyaz ağzını da fena bozdu: Sana ne ulan!</span></h2>
<p><span style="color: #808000;">Zekeriya Beyaz, &#8220;günah işleme özgürlüğü&#8221; istedi söyledikleri karşısında Balçiçek Pamir bile şaşırdı. Canlı yayında &#8220;açılım tartışmalarına&#8221; katılan Beyaz, &#8220;ulus devlet&#8221; çağrısı yaparak &#8220;ana dilde eğitim&#8221; tartışmalarına sert çıktı.İlahiyatçı Zekeriya Beyaz, Habertürk&#8217;te Balçiçek Pamir&#8217;in canlı yayın konuğu oldu. Ülkenin kalkınabilmesi için ulus devlet anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyleyen Beyaz, Avrupa&#8217;dan örnekler vererek ana dilde eğitimin karışıklığa neden olacağını, ülkeyi bölünmeye kadar götürebileceği imasında bulundu.</p>
<p>Konuşmasında bir ara &#8220;ülkede sevapların kıymeti için günah işleme özgürlüğü&#8221; olması gerektiğini söyleyen Beyaz, anlattıklarıyla Balçiçek Pamir&#8217;i bile şaşırttı<span style="color: #ff0000;"><br />
</span></p>
<p></span></p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=322" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=322&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/ergenekoncu-zekeriya-beyaz-yine-yapti-yapacagini.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ertuğrul Sağlam Hayatinda Bilinmeyenler</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/ertugrul-saglam-hayatinda-bilinmeyenler.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/ertugrul-saglam-hayatinda-bilinmeyenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 23:21:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[AYVAYI DA TOKADI DA YEDİK]]></category>
		<category><![CDATA[bursa spor]]></category>
		<category><![CDATA[Ertugrul saglam]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul saglam bilmecesi]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul saglam hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul saglam kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul saglamin bilinmeyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul saglamin öz gecmişi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[Bursaspor'un başarılı teknik adamı Ertuğrul Sağlam kendisi ve hayatıyla ilgili bilinmeyen pek çok şeyi anlattı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="ertugrul saglam" src="http://image.ajans5.com/photos/215161760.jpg" alt="" width="272" height="204" /></p>
<p>Bursaspor&#8217;un başarılı teknik adamı Ertuğrul Sağlam kendisi ve hayatıyla ilgili bilinmeyen pek çok şeyi anlattı.</p>
<p><span style="color: #808000;">MİLYONLARI REDDETİM KALPLERİ FETHETTİM!..</span></p>
<p>&#8220;Kimisinin önceliği para, kimisinin şampiyonluktur. Ben Beşiktaş&#8217;ı bırakırken önceliğim haysiyetimdi. Milyon euroları elimin tersiyle ittim ama milletimizin saygısını kazandım&#8221;</p>
<p>Bursaspor tarihinde Türkiye&#8217;ye ün salmış yeşil-beyazlı taraftarların özel beste yaptığı iki teknik direktörden birisi o.. Diğeri de Nejat Biyediç. Ne var ki Biyediç, Bursa tarihine geçmiş, bu kulüpte yıllarını geçirmiş birisi.. Ertuğrul Sağlam ise daha &#8216;taze anıların&#8217; ismi.. Hele bir de, Bursa taraftarının şu sıralar hiç geçinemediği Beşiktaş orjinli olması nedeniyle, gösterilen müthiş sevgi daha da anlam kazanıyor. Sağlam&#8217;ın iç dünyasını da size daha yakından tanıma fırsatı verecek olan röportajımıza başlıyoruz..</p>
<p><span style="color: #808000;">BEŞİKTAŞ&#8217;A KIRGIN MISINIZ?</span></p>
<p>Değilim.. Ama hiçbir insan durup dururken istifa etmez. (O dönem, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören&#8217;in Lucescu ile görüşmesini gerekçe göstererek, bunu etik bulmadığını söyleyip istifa etmişti) Tamam bir Metalist yenilgisi şanssızlığı yaşadım. Ama bıraktığımız hafta takım ligde lider oldu! Temelini kurduğumuz takım sezon sonu şampiyon oldu. Kimi insanların hayattaki önceliği para, kimisinin kupadır. Bizim kisi onurumuz ve haysiyetimizdir. Bunları koruma adına hayatımızda sahip olduğumuz her şeyi feda ederiz. Bunlar, bir antrenörün gelebileceği en yüksek nokta bile olsa milyon euroları elimizin tersiyle iteriz. Yaptık, yine gözümüzü kırpmadan aynısını yaparız! Sayın Demirören görevde kalmamızı istemişti ama artık bir şeyler kopmuştu. Kırgınlık yok, futbol bu! Belki o gün öyle davranmasaydık, bugün milletimizin bize sunduğu saygıya sevgiye zarar vermiş olurduk. Sonra İnönü&#8217;ye çıktım ben, 30 bin kişi elleri patlarcasına alkışladı. Oradaki saygınlığı 20 milyon euroya satın alamazsınız!</p>
<p><span style="color: #808000;">ENKAZ EDEBİYATI YAPTIRMADIMŞAMPİYONLUKTA PAYINIZ VAR MIYDI?</p>
<p></span></p>
<p>Onun değerlendirmesini bu işten anlayanlar yapıyor zaten. Ama ben şu konuda çok rahatım. Hangi takımdan ayrıldıysam, lerimize gelen hoca teşekür etmiştir. Kimse gelip enkaz edebiyatı yapmadı. Gittiğimiz yeri sahipleniyoruz çünkü. Yarınlar için yatırım yapıyoruz. Çalıştığımız hiçbir kulüpte futbolcuyla güven bunalımı yaşamadık. Çünkü hepsine netimdir. Yaparsan kalırsın, yapamazsan başkası gelir yapar, deriz. Futbolcuma ilk sözüm, dürüstlük ve emeğe saygı üzerinedir.</p>
<p><span style="color: #808000;">HİÇ YUHALANDINIZ MI?</span></p>
<p>Gerçek anlamda bunu hiç hissetmedim. Adamın takımına 3 tane atmışsınız, sizi tabi ki tepkiyle yollar. Ancak kişisel olarak bunu hiç görmedim açıkcası.</p>
<p><span style="color: #808000;">CİKLETLERDEN TANIDIK!FUTBOLCULUĞUNUZDA ÖRNEK ALDIĞINIZ İSİMLER HANGİLERİYDİ?</p>
<p></span></p>
<p>&#8220;Bizim çocukluk dönemimizde da futbol  popüler bir spordu ancak iletişim bu denli güçlü değildi. Dolayısıyla futbolcuları gazoz kapaklarından, cikletlerden çıkan kağıtlardan tanırdık! Her an televizyon izleyip futbolcuları görme, tanıma imkanı bulamıyorduk. Yine de bazıları oldu. Belki de yapı itibariyle bize benzedikleri için Beşiktaş&#8217;ta Zekeriya, Fenerbahçe&#8217;de Cemil Turan, Trabzonspor&#8217;da Ali Kemal gibi futbolculara sempati duydum.</p>
<p><span style="color: #808000;">FİLMİ GEÇMİŞE SARIYORUM!</span></p>
<p><span style="color: #808000;">TEKNİK DİREKTÖRLERDEN KENDİNİZE MODEL ALDIĞINIZ İSİMLER VAR MI?<br />
</span>Ben bu işte kendimi çok şanslı sayıyorum. Çünkü kendisini ispat etmiş ve dünyaca tanınan ünlü birçok teknik adamla çalıştım. Fatih Terim, Daum, Rasim Kara, Toshack, Scala, Feldkamp, Briegel, Multescu, Erdoğan Arıca, Özkan Sümer.. Baktığınız zaman bunlar çok önemli insanlar. İyi taraflarını aldık. Tabi kötü taraflarını da uygulamamaya çalışıyoruz. İyiyi, kötüyü kendimce şöyle elde ettim; empati yapıyorum sürekli. Filmi geçmişe sarıyorum.. Futbolcuyken ne hoşuma giderdi, ne gitmezdi diye.. Ancak ben iyi bir profesyoneldim. Bu nedenle, iyiyi, kötüyü doğru ayırt edebildiğime inanıyorum. Çalışmayı, disiplini severdim. Dolayısıyla, şimdi bir futbolcu bunu istemese bile, &#8216;empati yapıyorum, futbolcu bunu sevmez&#8217; deyip yapmamazlık yapmam.</p>
<p><span style="color: #808000;">AİLEDEN ÜNİVERSİTELİYİMEĞİTİMLİ BİR AİLEDEN GELİYORSUNUZ. OKUL VE FUTBOL NASIL YÜRÜDÜ?</p>
<p></span></p>
<p>Babam üniversite mezunu. Abim memur, bir diğer abim elektronik mühendisi. Aile böyle olunca, gelenek devam etsin istedim. Fakat futbolla bir arada hiç kolay olmadı. Zaman zaman üniversiteye ara verdim. Fenerbahçe&#8217;de genç takım, paf takım, genç milli takım derken, bir tercih yapmam gerekti. O sıralar Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji (Maden-Metal) Bölümü&#8217;nü kazandım. Çok çalışma ve ağır dersler gerektiren bir bölümdü. Devamlılık da istediler. Ayrıldım.. Ama Samsun&#8217;da 20&#8242;li yaşlarda belki kendi işimize de uygun olmasıyla Spor Akademesi&#8217;ne girip bitirdim. Aynı zamanda bu, antrenörlük hayatımız için o günlerden atılmış bir temel oldu. Masterımı da tamamladım. Futbol oynadığım dönemde 7 yılımı, futboldan sonraki hayatım için harcadım. Hakikaten baktığınız zaman zor dönemler geçirmişiz. Bugünlere hiç kolay gelmedim. 20 yaşında her sabah okula gider, oradan idmana gelirdim. Fedakarlık şart yani. Ama sonuç olarak baktığımızda, bir şeyler vermeden, alamıyorsunuz.  O zaman verdik, şimdi almaya çalışıyoruz.</p>
<p><span style="color: #808000;">BU SEVGİ, GEÇMİŞİN YANSIMASIBURSA&#8217;DA SİZE ÖZEL TEZAHÜRAT YAPILMASININ NEDENİ NEYDİ?</p>
<p></span></p>
<p>Aslında şu bir gerçek ki, ülkemizde &#8216;sonuç kültürü&#8217; var. Yani skorları istenilen gibi alıyorsanız, beğeniliyorsunuz. Ama Bursa taraftarlarıyla bizim aramızdaki bağ, çok farklhı oldu. Daha ilk imzada başladı. O günkü imza töreni muazzamdı. Düşünsenize, üstelik siz Beşiktaş orjinlisiniz. 6 sene futbol oynamış, 2 sene antrenörlük yapmışsınız orada. Kulüplerin arasındaki gerelim de ortada! O günkü destek, bugünkü başarılı durumun da alt yapısı oldu. Bursa&#8217;daki sevgi, geçmişte kamuoyuna verdiğimiz mesajların, halkın gözünde saygınlık olarak bize yansıması olsa gerek. Bursaspor olarak daha fazla sorumluluk alıp, bu takımı özlenen hedeflere taşıyacağız. Önümüzdeki sene Avrupa kupalarında oynayan bir Bursaspor düşünüyorum.</p>
<p><span style="color: #808000;">KAZANIRSAK &#8220;OH BE!&#8221; DEYİP OKULA GİDİYORFUTBOL SADECE SAHADA OYNANAN BİR OYUN MU?</p>
<p></span></p>
<p>Değil!.. Toplumumuza baktığımız zaman, bu özellikle Bursa&#8217;da çok fazla yaşanıyor ki, futbol hayatın ta kendisi olmuş. Kaybeden işe, okula gitmiyor. Kazanan formayla gidiyor! Benim oğlum bile kaybettiğimizde &#8220;Baba okula gitmek istemiyorum&#8221; diyor. Kazandığımıda formasını giyip kapıdan çıkarken &#8220;Oh be! Bugün arkadaşlarımı ben kızdıracağım diyor! Bakıyorsunuz, adam işsiz ama takımı kazanınca her şeyi unutuyor. Gençler, futbolcuları saç stiline kadar taklit ediyor. Demek ki bu işin toplumsal boyutu çok büyük.</p>
<p><span style="color: #808000;">PEKİ FUTBOLU YÖNETENLER BU KONUDA HASSAS MI?</span></p>
<p>Türkiye&#8217;de bu konuda sorumlu davranılmıyor. Kazanan kendini kral gibi görüyor. Kaybeden ortada. Futbolun, içinde kaybetmenin de olduğu bir spor olduğunu kimse kabul etmiyor.</p>
<p><span style="color: #808000;">FUTBOLU EKONOMİ Mİ YÖNLENDİRİYOR?</span></p>
<p>Evet.. Rakamlar büyünce futbolun içinden rant sağlayan kesimler çıkıyor. Marketing, medya, turizm, tekstil hatta şimdi de iletişim.. Süper Lig&#8217;de takımı olan bir ilimiz futbol turizmiyle ekonomisini geliştiriyor.</p>
<p><span style="color: #808000;">FUTBOLU TAM OLARAK KEŞFETTİK DİYEBİLİR MİYİZ?</span></p>
<p>Diyemeyiz.. Demek de yanlış olur zaten.. Hiçbir zaman futbolun getirisinin sonu gelmez. Her geçen gün yeni pazarlarlar, ilgi alanları çıkıyor. Bir defa bu işin sonu yok. O yüzden futbolu yönetenler olayı koordine değerlendirip, futbolun gücünden sonuna kadar faydalanmalı.</p>
<p><span style="color: #808000;">İNSANLIĞINDAN ŞÜPHE EDERİM!&#8221;SOKAKTA AÇ BİR ÇOCUK GÖRSEM AĞLARIM&#8221; DEDİNİZ Mİ?</p>
<p></span></p>
<p>Dedim.. Zaten o halde bir çocuğu görüp de ağlamayanın insanlığından şüphe ederim. Duygusal bir insanım. İnsancılımdır. Yardım etmeyi severim. Ama duygularımı kontrol etmeyi biliyorum. Allah&#8217;a şükür, duygularımız hassas olduğu için kendi vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmenin de huzurunu yaşıyoruz. Tabi daha fazlasını yapabilir miyiz? İnşallah da yaparız..</p>
<p><span style="color: #808000;">BABAM SAĞOLSUN!NASIL BİR ÇOCUKLUK YAŞADINIZ?</p>
<p></span></p>
<p>Üç erkek kardeştik, üçümüz de futbol oynardık. Eve girmek bilmezdik. Annemizden, babamızdan Allah razı olsun. Bize bir bir terbiye verdiler. Tabi dedim ya, futbol kanımızı kaynatırdı. Yağmur, çamur dinlemedn sokakta futbol oynardık. Düşünün işte bizi o halde evde bekleyen annemizi.. Zonguldak  Ereğli&#8217;de yaşadık tüm bunları. Babam Ereğli Demir Çelik Fabrikası&#8217;nda çalışıyordu. Sağolsun babam çok çalışıp her türlü imkanımızı sağladı. Lise sona kadar oradaydık. Aslen Gümüşhane Ziganalı&#8217;yım.</p>
<p><span style="color: #808000;">AYVAYI DA TOKADI DA YEDİM!HİÇ ÇOCUKLUK YALANINIZ OLDU MU?</p>
<p></span></p>
<p>Bir kere yalan söyledim. Onda da babamın ilk ve tek tokadını yedim! Evimizin üstünde bir meyva bahçesi vardı. İçinde de güzel bir ayva ağacı.. İki tane kopardım. Ama öyle böyle değil, tabiri caizse kafam kadar ve mis gibi! Eve getirdim. Annem sordu, &#8220;Nereden aldın?&#8221; diye. Bahçenin sahibi verdi, dedim. Meğerse adam evimizi biliyormuş. Arkamızdan gelip şikayet etti. Sonra ayvayı da tokadı da yedik yani..</p>
<p><span style="color: #808000;">ÜLKEYİ YÖNETİYOR OLSAYDINIZ.</span>.</p>
<p>Ülkeyi yönetenler zaten ellerinden geleni yapıyor. Ülke yönetmek ayrı meziyetler ve sorumluluk ister. Çok kutsal bir görev. Şu anda ülkeyi yönetenlerin de gecesini gündüzlerine katarak memleketin mutluluğu için çalıştıklarını çok iyi biliyorum. Onlardan daha iyisini yapamazdık diye düşünüyorum.</p>
<p><span style="color: #808000;">FUTBOLU YÖNETİYOR OLSAYDINIZ.</span>.</p>
<p>Kesinlikle kulüplerin bütçelerini denetlerdim. Hele bu yayın ihalesinden sonra iki kere denetlerdim! Borcu olan kulüplerin, borçlarını, yayın ihalesinden gelen paradan belirli ölçülerde kesip, daha güçlü ekonomiye sahip kulüpler oluştururdum. Bir de kulüpleri yönetenlerin, yaptıkları borçlandırmalardan sorumlu olmalarını sağlardım. 50 milyon dolar borç yapıp, istifa edip, &#8220;Bir hata yaptık&#8221; deyip gitmelerini engellerdim. Alt yapıya çok önem verirdim. Yapmayanın tesisini yapar, alacağından düşerdim. Transferleri gözlem altına alırdım. Ekonomiyi düzelttiğiniz vakit gerisi gelir çünkü.</p>
<p><span style="color: #808000;">YABANCI SINIRLAMASI KALKSIN MI?</span></p>
<p>Kesinlikle hayır.. Buna tamamen karşı çıkarım. Yabancının artması, yerliye çok para vermemeleri, yabancıyı daha ucuza almaları nedeniyle ekonomik olarak iyi görünebilir. Ama işin milli takım tarafı var. Ülke gençilğinin durumu var. Bu serbestlik, Türk Milli Takımı&#8217;nın temelini çürütmek gibi bir şey olur.</p>
<p><span style="color: #808000;"> &#8220;KEŞKE&#8221; DEDİĞİNİZ FUTBOLCULAR VAR MI?</span></p>
<p>Bir antrenör aslında bu soruyu çok farklı futbolcuların isimlerini vererek cevaplayabilir. Ama biz gerçeklerimizle yaşıyoruz. Hayam peşinde koşmamak lazım. Beğendiğim oyuncular ise, Arda mesela.. Şimdi formda olmasa da Beşiktaş&#8217;ta Serdar Özkan, Fenerbahçe&#8217;de Gökhan Ünal.. Bizim takımda da çok beğendiğim oyuncularım var.</p>
<p><span style="color: #808000;">SERCAN 20 MİLYON DOLAR EDER Mİ?</span></p>
<p>Eder.. (Rıdvan Dilmen Bursa&#8217;daki bir konuşmasında &#8220;Sercan&#8217;ı bu sene 10 milyon dolara almadılar. Yayın ihalesi sonrası seneye 20 milyon dolara ancak alacaklar&#8221; demişti) Sercan da biliyor ki aslında kapasitesi, bugünkünün iki katı. Zaten şu anda kafasını transferden uzaklaştırdı. İkinci yarıya da iyi başladı. Umarım Avruya&#8217;da transfer olur. Zaten o da biliyor ki, daha yeni futbolcu oldu! Futbolu yeni öğreniyor. Sindire sindire gidiyor. Rıdvan hocanın dediği gibi 20 milyon dolar eder.</p>
<p><span style="color: #808000;">EN ÇOK HANGİ ŞARKIYI MIRILDANIRSINIZ?</span></p>
<p>Kubat&#8217;ı çok severim. Şu sıralar da dilimde hep &#8216;Yar demedim..&#8217; türküsü var.</p>
<p><span style="color: #808000;">İZLEDİĞİNİZ DİZİLER VAR MI?</span></p>
<p>Bir ara Aşk-ı Memnu&#8217;yu izlerdik. Sonradan takip edemedik. Hanımın Çiftliğini de takip ederiz. (Yardımcısı Öztürk hocaya soruyor burada, &#8216;Başka hangi dizi vardı hocam?&#8217;) Evet bir de Kasaba&#8217;yı ilgiyle takip ediyoruz.</p>
<p><span style="color: #808000;">TEK KELİMEDE HİSLERİ.</span>.</p>
<p><span style="color: #333399;">SAMSUN: &#8220;MemleketBURSA: &#8220;Yeni hayat&#8221;</p>
<p>BEŞİKTAŞ: &#8220;Güzel geçmiş&#8221;</p>
<p>PARA: &#8220;Araç&#8221;</p>
<p>AŞK: &#8220;İlknur&#8221;</p>
<p>MİLLİ TAKIM: &#8220;Hedef&#8221;</p>
<p>ARDA: &#8220;Yetenek&#8221;</p>
<p>SERCAN: &#8220;Evlat&#8221;</p>
<p>TOSHACK: &#8220;Stoper&#8221;</p>
<p>TERİM: &#8220;Baba&#8221;</p>
<p>TEKSAS: &#8220;Motivasyon&#8221;</p>
<p></span></p>
<p>RÖPORTAJ: Ahmet KONANÇ<br />
KAYNAK:AJANS5</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=296" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=296&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/ertugrul-saglam-hayatinda-bilinmeyenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google ABD İstihbaratı İle Ele Ele Verince</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/google-abd-istihbarati-ile-ele-ele-verince.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/google-abd-istihbarati-ile-ele-ele-verince.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 21:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[google istihbarata mi calişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[google nsa işbirligi]]></category>
		<category><![CDATA[google ye yakişmadi]]></category>
		<category><![CDATA[googlede cuvalladi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[Google, Çin’den gelen siber saldırılar bahanesiyle kullanıcı bilgilerini, yasadışı telefon dinlemeleriyle sabık ABD Ulusal Güvelik Ajansı (NSA) ile paylaşmaya karar verince büyük tartışma koptu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" title="google" src="http://haksozhaber.net/images/news/4075.jpg" alt="" width="250" height="188" /></p>
<p style="text-align: center;">Google, Çin’den gelen siber saldırılar bahanesiyle kullanıcı bilgilerini, yasadışı telefon dinlemeleriyle sabık ABD Ulusal Güvelik Ajansı (NSA) ile paylaşmaya karar verince büyük tartışma koptu.</p>
<p style="text-align: center;">Washington Post&#8217;un haberine göre 1952&#8242;de ABD&#8217;nin milli güvenliğini güçlendirmek için gizlice hayata geçirilen ve daha çok Echelon benzeri dinleme faaliyetleriyle gündeme gelen NSA, siber saldırılardan korunması için Google&#8217;a yardım edecek.</p>
<p>Özel hayatlar NSA ile paylaşılacak</p>
<p>İnternet arama motoru Google kendi sistemini hedef alan siber saldırıları analiz edip NSA&#8217;ya iletecek, NSA da art niyetli bilgisayar kodlarının ayıklanması için çalışacak. Google&#8217;ın aralıkta başlayan siber saldırılar yüzünden kullanıcılarının özel bilgileri de dahil kaynak kodlarını  NSA ile paylaşacağı kaydediliyor. İki kurum işbirliği haberlerine yorum yapmazken, milyonlarca insanın eposta ve özel bilgilerine sahip Google&#8217;ın Bush döneminde 200 milyon Amerikalı&#8217;nın telefonlarını yasadışı yollarla dinleyen NSA ile paylaşması büyük tepki çekti. Tepkiler üzerine adını vermeyen bir güvenlik yetkilisi işbirliğinin Google&#8217;ın kullanıcılarına taahhüt özel hayatın korunması ilkelerinin dışına çıkmayacağını belirterek, &#8220;NSA kullanıcıların Google arama geçmişlerini ya da epostalarını görmeyecek&#8221; dedi. Ancak güvenlik uzmanı Ellen McCarty, &#8220;Kritik soru şu: Amerikalılar özel hayatlarının ne kadarlık bir bölümünü NSA ile paylaşmak ister ki?&#8221; tepkisini verdi. Yine NSA üzerine araştırmalarıyla bilinen uzman Matthew Aid de, &#8220;Google&#8217;ın seviyesine baktığınızda&#8230; Bağımsızlığıyla övünen bir şirket görüyorsunuz. Ama şimdi böyle bir şirketin ulusal güvenlikle işbirliği yapmasından rahatsızım. Tamamen savunma amaçlı olsa bile&#8221; dedi. (Radikal)</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=285" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=285&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/google-abd-istihbarati-ile-ele-ele-verince.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVI YENİDEN DEĞİŞİYOR!</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/universiteye-giris-sinavi-yeniden-degisiyor.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/universiteye-giris-sinavi-yeniden-degisiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 22:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ösym aciklama]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite sistemi degişti]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteye giriş]]></category>
		<category><![CDATA[ünivertsiteye hazirlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), üniversiteye giriş sınavını yeniden değiştirecek. Birkaç yıl sonra yapılması düşünülen değişiklikle adaylara açık uçlu sorular da sorulacak. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://image.ajans5.com/photos/521880398.jpg" alt="universiteye giriş" /><br />
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), üniversiteye giriş sınavını yeniden değiştirecek. Birkaç yıl sonra yapılması düşünülen değişiklikle adaylara açık uçlu sorular da sorulacak. Öğrenciler altında 5 tane seçenek yer alan soruların dışında kendi yorumlarını ifade eden soruları da cevaplama imkânı bulacak. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ABD ve Avrupa ülkelerinde uygulanan açık uçlu soru sorabilmeleri için 2 milyon civarında olan öğrenci sayısının 500 bine indirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından düzenlenen 9. Antalya Sempozyumu&#8217;na katılarak, &#8216;ÖSS&#8217;de Yeni Yapılanma&#8217; başlıklı bir konuşma yapan ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, Türkiye&#8217;nin sınavlarla 1960&#8242;lı yıllarda tanıştığını söyledi. ÖSYM&#8217;nin kurulduğu 1974&#8242;te öğrenci sayısının 200 bin, kontenjan miktarının ise 38 binler civarında olduğunu kaydeden Yarımağan, aradan geçen 36 yılda öğrenci sayısının 2 milyona yaklaştığını, kontenjanların da 600 binlere çıktığını söyledi.</p>
<p>Yükseköğretimle ilgili dünyada ciddi değişiklikler olduğunu, Türkiye&#8217;nin ise bunun dışında kalmasının söz konusu olmadığını ifade eden ÖSYM Başkanı, sınav sistemi üzerinde yapılan değişiklikleri eleştirenlere, &#8220;1974&#8242;teki sistemi aynen devam ettirmemiz söz konusu değildi. Sistemi çok değiştirdiğimiz konusunda eleştiriliyoruz. Ne aynı kaldı ki, sınavlar aynı kalsın! 1974 yılından beri yediğimizden, içtiğimizden, giyindiğimizden tutun, televizyonlarımızı, otomobillerimizi, eğitim sistemimizi, okullardaki ders kitaplarını düşünün, eğitimin amaçlarını düşünün. Her şey değiştiği için doğal olarak sınav sistemi de değişti.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;28 ŞUBAT ÖĞRENCİLERİ BİLGİ AÇISINDAN YETERSİZLEŞTİRDİ&#8221;<br />
Yükseköğretim sınav sisteminde 28 Şubat dönemini içine alan 1998 yılında ciddi bir değişiklik yapıldığın hatırlatan Yarımağan, &#8220;O değişikliğin amacı lise müfredatına dayalı soru sormama biçimindeydi. Sadece, &#8216;ortak müfredata dayalı sorular soralım, böylece bilgi eksiğini gidermek için daha çok yeteneğe dayalı olsun sınav, bilgi eksiğini gidermek için adaylar dershanelere gitmeye ihtiyaç duymasınlar&#8217; noktasından hareket edildi. Daha doğrusu o günkü karar vericiler bu düşüncedeydi. Biz ÖSYM yönetimi olarak bunun doğru olmadığını o gün de savunduk. Ama karar vericiler o yönde karar aldılar. 1999 yılından itibaren sınavlar sadece ortak müfredata dayalı, çoğunlukla 9. sınıf sonuna kadar olan konulardan yapılmaya başlandı. Gerek orta öğretimde, gerekse yüksek öğretimde bunun olumsuz ektileri görüldü. Orta öğretimde yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz öğrencileri derslere çekemedi. Öğrenci nasıl olsa üniversite giriş sınavında sorulmuyor diye 10. ve 11.sınıflardaki derslere ilgi göstermemeye başladı. Bunun doğal sonucu olarak da öğrenci üniversiteye bilgi açısından yetersiz geldi.&#8221; ifadelerinin kullandı.</p>
<p>O dönemki yanlışlığı düzeltmek için sınav sisteminin 2006&#8242;da yeniden değiştirildiğini anımsatan Yarımağan, &#8220;Müfredata dayalı bir sınav yapmaya başladık. Seçmelilere değil, zorunlu alan derslerine yer verdik. Açıkçası biz o günden bugünleri planladık. Yani 2006 yılında tüm değişikliği bir anda yapmak yerine birkaç aşamalı yapmayı düşündük. 2006 yılında sadece içeriği değiştirdik. Tek aşamalı sınavı değiştirmedik. İkinci aşamasını bu yıl gerçekleştiriyoruz. Sınavları yayıyoruz. Bu sefer içeriği değiştirmeden uygulamayı değiştirip, sınavları yayıyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;BİRKAÇ YIL SONRA YENİ BİR DEĞİŞİKLİK PLANLANIYOR&#8221;<br />
Sınavların bu yıl iki aşamalı hale getirilmesi dışında bir üçüncü değişiklik daha yapmayı düşündüklerini anlatan ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, &#8220;Bir de üçüncü aşama var. Üçüncü aşamada, tabi kesin konuşmak pek mümkün değil ama 3-5 yıl sonra gerçekleştirilebileceğini sanıyorum, o da çoktan seçmeli soruların yanında açık uçlu soruların da sorulması biçiminde. Açık uçlu soruların sorulabileceği bir alt yapı oluşturmayı amaçladık.&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>Dünya üzerinde tüm ölçme değerlendirme sistemlerini çoktan seçmeli testlerle yapan tek ülkenin Türkiye kaldığını, gelişmiş ülkelerin bunun yanında açık uçlu sorularla da ölçme değerlendirme yaptıklarını dile getiren Yarımağan, &#8220;Çünkü her şeyi çoktan seçmeli sorularla ölçerseniz öğrencilerin belirli yetenekleri gelişmiyor. Öğrenciler belirli yeteneklerini geliştirmek için gayret sarf etmiyor. Bunu gören ABD ve Avrupa ülkeleri çok sayıda adayın girdiği sınavlarda bile açık uçlu sorulara yer vermeye başladı. Biz tam tersini yapıyoruz. Sınav sayısını artırıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sınavları yaydı. Biz sınav sayısını artırdık ama yaymıyoruz. İkisinin arasında bir fark var. MEB sınavları 3 yıla yaydı. Üç yıl üst üste sınav yapıyor. Biz aynı yıl içinde sınav yapıyoruz. En azından öğrencinin sınav stresine üç yıl süreyle girmesini önleyerek, birbirini izleyen sınavlarla iki ay içinde bitirmeye çalışıyoruz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Çoktan seçmeli sınavın sakıncaları nedeniyle açık uçlu soruların da sorulabileceği bir alt yapı oluşturmaya çalıştıkları bilgisini veren ÖSYM Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Alt yapıyı oluşturmak için de aday sayısının azaltılması lazım. 2 milyon kişiye açık uçlu soru sormak çok zor ama biz kabaca 500 bin rakamını amaç aldık. 500 binin altına inince yapabiliriz dedik. Çünkü yapan ülkeler var. İngiltere gibi. Açık uçlu soru dediğimizde şu anda sizlerin sınavlarınızda sorduğunuz gibi tamamen serbest formatta değil. Yine kısa sorular olacak. Neredeyse bugün sorduğumuz sorulara yakın uzunlukta veya onlardan biraz daha uzun. Aradaki tek fark, sorunun altında 5 tane seçenek yok. Adaydan bir yorum yapmasını, bir işlem yapmasını, bir sonuç bulmasını istiyorsunuz. Talimatları da hazırlayıp değerlendirme yapacak öğretmenlere verince bu değerlendirme objektif biçimde yapılabiliyor. Bütün dünyada yapıldığını gördük, bizim de yapabileceğimiz kanaatine vardık.&#8221;</p>
<p>Ünal Yarımağan, açık uçlu soruların bu sene iki aşamalı hale getirilen sınavların birinci değil ikincisinde sorulacağını da sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=190" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=190&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/universiteye-giris-sinavi-yeniden-degisiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>işsizlere Yeni iş umudu 50 bin kişi icin</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/issizlere-yeni-is-umudu-50-bin-kisi-icin.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/issizlere-yeni-is-umudu-50-bin-kisi-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 20:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[50 kişiye iş]]></category>
		<category><![CDATA[iş ariyorum]]></category>
		<category><![CDATA[iş başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[iş imkani]]></category>
		<category><![CDATA[işci alacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[işiniz olsun]]></category>
		<category><![CDATA[işssizmisiniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[50 bin kişiye iş doğuracak sektörler
Çevre, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları binlerce iş fırsatı yaratıyor. Birkaç yıl içinde 50 bin yeşil yakalı istihdamına ihtiyaç duyulacak. En popüler yeşil işlerse rüzgar teknikerliği, karbon satıcılığı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://haber7media.noc.com.tr/haber/haber7/photos/857020100130043204404.jpg" alt="50 kişiye iş" /><br />
Son ağaç kesildiğinde, son nehir zehirlendiğinde, son balık öldüğünde paranın yenilemeyeceğini göreceksiniz&#8230;” Bir Kızılderili bilgesi, Amerika’yı kuran beyazlarla yerliler arasında yaşanan savaş sırasında söylemiş bu sözü. Aslında günümüzde yaşanan küresel çevre felaketine daha çok uyuyor gibi.</p>
<p>Evet, tüm dünya artık bu felaketin yaklaşmakta olduğunu anladı. Bazıları gönülsüz de olsa hemen herkes bir şekilde önüne geçmeye çalışıyor. Karbon vergisi, Kyoto Protokolü, yenilenebilir enerji yatırımları, çevre bilinci oluşturma çabaları derken; uluslararası anlaşmalar, ortak kararlar, ülkeler arasında işbirlikleri birbirini izliyor.</p>
<p>Bütün bu çabalar, bir yandan da yeni iş alanları ve çok sayıda yeni meslek ortaya çıkarıyor. “Green jobs” yani yeşil işlerden söz ediyoruz. İnsan kaynakları (İK) uzmanları buna “yeşil yakalı” da diyor. Mavi, beyaz derken, kariyer planları artık yeşil yakalı işleri de kapsıyor.</p>
<p>Para Dergisi&#8217;nden Erkan Kızıloca ve Tuğçe Altınsoy&#8217;un haberine göre, halen dünyada çokça yeşil iş ve yeşil meslek var. Önümüzdeki dönemlerde daha da yeni yeşil işler ortaya çıkması bekleniyor. Şu anda istihdamı yaygınlaşan meslekler arasında; yenilenebilir enerji danışmanlığı, yenilenebilir enerji mühendisliği, rüzgar enerjisi uzmanlığı, rüzgar enerjisi teknikerliği, yeşil pazarlama danışmanlığı, karbon satış uzmanlığı, yeşil insan kaynakları yöneticiliği, çevre ve enerji hukuku uzmanlığı, organik tarım mühendisliği, doğal yaşam koçluğu, ekolojik turizm danışmanlığı, ısı yalıtım uzmanlığı, çevre mühendisliği, ekolojik bina tasarımcılığı, şehir planlama mühendisliği, atık su uzmanlığı ve içilebilir su uzmanlığı dikkat çekiyor.</p>
<p>Merkezi ABD’de bulunan ve bu alanda istihdam arayışına cevap veren Green Jobs şirketinin araştırmasına göre, halen dünya genelinde yenilenebilir enerji sektöründe çalışanların sayısı yaklaşık 2.5 milyon. En çok yeşil yakalı sırasıyla Çin, ABD, Brezilya ve Almanya’da çalışıyor. </p>
<p>2030’a kadar yeşil iş yaratmada liderliği biyolojik yakıt sektörünün alması ve 12 milyon yeni işin ortaya çıkması bekleniyor. Bunu 6.3 milyon işle güneş enerjisinden elektrik üretme sektörü izlerken, rüzgar enerjisinden elektrik üretme sektörünün 2.1 milyon iş yaratması bekleniyor. </p>
<p>50 BİN YEŞİL YAKALI</p>
<p>Türkiye’de de yeşil işler son dönemde yapılan yenilenebilir enerji yatırımları ve AB ile başlayan çevre müzakereleriyle ivme kazanıyor. Şu anda istihdam edilen pozisyonlar arasında; yenilenebilir enerji danışmanlığı, yenilenebilir enerji mühendisliği, rüzgar enerjisi uzmanlığı, organik tarım mühendisliği, doğal yaşam koçluğu, ısı yalıtım uzmanlığı ile çevre mühendisliği başı çekiyor. </p>
<p>Hem kamu hem de özel sektörde yeşil işlerle ilgili ilerleyen yıllarda ciddi bir büyüme potansiyeli bulunuyor. İnsan kaynakları uzmanlarına göre, Türkiye’de daha çok organik tarım ve rüzgar enerjisi alanında yoğunlaşma dikkat çekiyor. Şu anda çoğu büyük şirket de enerji ihtiyaçlarını azaltmak ve yenilenebilir enerji kullanabilmek için çalışmalara başlamış durumda. </p>
<p>İlerleyen yıllarda daha çok şirketin yeşil enerjiye yönelmesi bu süreci tetikleyecek. Veriler, Türkiye’de 8 bin 500’ü kamu kurum ve kuruluşlarında olmak üzere 50 bin yeşil yakalının çalıştığını gösteriyor. Birkaç yıl içerisinde bu sayının iki katına çıkması muhtemel görünüyor. Hatta yeni meslekler bile ortaya çıkabilir. Örneğin, yeşil kozmetik veya organik kozmetik, ileride canlanması beklenen sektörlerden. Bu da yeni istihdamlar yaratabilir.</p>
<p>OKULLAR YEŞİL ENERJİYE YOĞUNLAŞIYOR</p>
<p>İstihdam ihtiyacı nedeniyle bu alanda eğitim veren kurumların sayısı da gün geçtikçe artıyor. Örneğin, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü, enerji mühendisi yetiştiriyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerjiyle ilgili branşlarda da eğitim veriyor. Bu alanlarda eğitim verilen başka bir bölüm de Bahçeşehir Üniversitesi’nde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği…</p>
<p>İK uzmanları, bu bölüm mezunlarını oldukça güzel işlerin beklediğini düşünüyor. Rüzgar enerjisi alanında ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren bir kurum da var: Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor. </p>
<p>Enerji hukuku alanında çalışan Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü var. Bu kurumlar da enerji hukuku alanında sertifika veriyor. Ayrıca endüstri meslek liseleri ve iki yıllık meslek yüksek okullarının elektrik-elektronik bölümleri yeşil enerji alanındaki tekniker açığını kapatabilir.</p>
<p>MAAŞLARI DAHA YÜKSEK</p>
<p>Bu alanda yetişmiş eleman azlığı ve artan istihdam ihtiyacı, yeşil işlerde istihdam edilenlerin ücretlerine olumlu yansıyor. Pazarlama uzmanı Cengiz Çatalkaya’ya göre, yeşil yakalıların normal ücretlere oranla yüzde 50, hatta yüzde 100 daha fazla ücret alması mümkün. Çünkü yeşil işler tutkulu ve yetişmiş kişilere ihtiyaç duyuyor ve şimdilik bu alanda eğitim veren fazla kurum olmadığı yok. Bu yüzden yetişmiş personel de çok fazla değil. Bu da ücretlerin yüksek olacağına işaret ediyor.</p>
<p>Türkiye’de bu alandaki ilanlar, özellikle rüzgar enerjisiyle ilgili olanlar daha çok kariyer siteleri aracılığıyla duyuruluyor. İşe alım politikasına gelince&#8230; Normal işe alım politikası uygulanıyor. Ancak bu alanda çalışacak kişilerin çok yönlü olmasına dikkat edilmeli. Örneğin yenilenebilir enerji danışmanı, mühendislik bilgisinin yanında pazarlama, işletme bilgisine de sahip olmalı. Yeşil insan kaynakları yönetmeni, insan kaynakları haricinde pazarlama, iletişim, reklam, psikoloji, sosyoloji ve çevre; enerji hukuku uzmanı ise hukuk haricinde enerji, çevre ve maliye konularında da bilgi sahibi olmalı&#8230;</p>
<p>Çatalkaya, yeşil yakalıların ilerleyen yıllarda mesleklerinde uzmanlaştıkça sektörlerinde aranılan kişi haline geleceğini savunuyor. “Bu da çalışma şartları ve maddi olanakları daha yüksek bir işleri olacağı anlamına geliyor” diyor. Çatalkaya’nın bu alanda kariyer yapmak isteyenlere yönelik bir tavsiyesi var: “Geleceğin yeşil meslekleri, karma disiplinlerden, yaratıcılık ve hayat boyu eğitim ve gelişim gerektiren meslekler olacak. </p>
<p>Bu yüzden yeşil işlerde çalışmak isteyen kişilerin kendilerini sürekli yetiştirmeleri, alanları dışında pazarlama, iletişim, reklam, psikoloji, sosyoloji gibi disiplinler hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekiyor.”</p>
<p>ÇEVRE YATIRIMLARI TETİKLEYECEK</p>
<p>Avrupa Birliği ile çevre faslı için müzakereler geçen yılın sonuna doğru başladı. Bu alanda kamu ve özel sektörün yükümlülüğü, ciddi bir yatırım hamlesine işaret ediyor. Çevre alanında 50 ila 70 milyar euro’luk yatırım ihtiyacı bulunuyor. İK uzmanları, çevre alanında önümüzdeki 2 yıl içinde 20 bin yeni iş yaratılmasını bekliyor. </p>
<p>Prometheus Danışmanlık Genel Müdürü Yücel Atış’a göre, lise mezunlarından ekonomist ve mühendislere kadar yeni pozisyonlar doğacak. Mevcut şirketlerin yeşil şirketlere dönüşümü de yeni işler yaratacak. Süreçler yeniden analiz edilecek, standartlar gözden geçirilecek, tüm bölümlerde yeşil şirket sistemlerine uyum süreci yaşanacak. 2 yıl içinde oluşacak 20 bin yeni istihdamın yarısı bu alanda danışmanlık verenler ile mal ya da hizmet üreten şirketlerde sağlanacak. </p>
<p>Diğer ülkelerdeki yeşil işlerin başlangıçta hızlı bir artış gösterdiğine dikkat çeken Atış, sonrasında ise yıllık yüzde 10-15 arası dengeli bir büyüme gözlendiğini belirtiyor. Atış’a göre, Türkiye’de bu trendi yakalamak, denetimin etkinliğine bağlı olacak. İlk aşamada kalite bölümleri içinde mühendis düzeyinde pozisyonlar oluşacak. Süreç içinde ise çevre bölümleri oluşacak.</p>
<p>MANPOWER ÖNCE ANALİZ EDİYOR</p>
<p>Yeşil yakalı istihdamında uzman İK şirketlerinden biri de Manpower. Şirketin Türkiye Genel Müdürü Ebru Coş’un verdiği bilgiye göre, “yeşil yakalı” pozisyonu henüz terminolojimize girmiş değil. Talep olan pozisyonların hangisinin yeşil yakalı olduğu analiz sürecinden sonra anlaşılıyor. Ve bu anlamda Türkiye’de 8 bin 500’ü kamu kurum ve kuruluşlarında olmak üzere 50 bin yeşil yakalı çalışıyor. Manpower Professional, bu tarz spesifik alanlarda uzmanlaşmış profesyonellerin bulunması ve işe yerleştirilmesi alanında hizmet sunuyor. </p>
<p>Manpower Professional’ın portföyündeki enerji, yalıtım, gıda, pazarlama şirketlerinin çoğunun çevresel iyileştirmeye yönelik faaliyetleri var ve bu alanlarda uzmanlaşmış veya uzmanlaşmaya açık adaylar için talep sürekliliği gözleniyor. Yeşil yakalı işlerin çevre dostu ürünleri ve servisleri içerdiğini söylen Coş’a göre, çevreyle ilgili çalışmalarını geliştirmek isteyen firmalar yeni yeşil yakalı meslekler yarattılar. Yeşil yakalı sektör süratle büyüyor ve gelişiyor. </p>
<p>Örneğin yeşil işler, ABD’de şu anda beşinci büyük sektör haline gelmiş durumda. Ayrıca yenilenebilir enerji alanında gelinen nokta, bu alandaki uzmanlara duyulan ihtiyacı beraberinde getiriyor. Yenilenebilir enerji danışmanları ilk akla gelen yeşil yaka pozisyonlar. Bugüne kadar enerji mühendisliği olarak adlandırılan mühendislik dalı, günün koşullarına uygun olarak faaliyet alanını güncelliyor. Yenilenebilir enerji mühendisi diye tanımlanmasa da önemli bir yeşil yaka pozisyonunu temsil ediyor. </p>
<p>Çevre mühendisliği, sürdürülebilir kalkınma trendiyle birlikte yeniden parlamakta olan mesleklerden biri. Bu eğitimi veren kurumlarda da birtakım inovatif bakış açıları hayata geçirilerek mesleğin değerini yükseltmek mümkün. </p>
<p>Organik tarım ve pazarlama alanı hareketlenen bir başka alan. Bu noktada klasik mesleki bilgilerin ötesinde bir vizyona sahip olan ziraat mühendisleri, yüksekokul mezunları ve pazarlamacılar da değer kazanıyor.</p>
<p>ATIK YÖNETİMİ ÖNEM KAZANACAK</p>
<p>AB mevzuatına uyum konusunda şirketlere danışmanlık hizmeti veren CPS AG’nin Yönetim Kurulu Başkanı Tulu Gümüştekin’e göre, AB’nin çevre müktesebatı içerisinde en kapsamlı düzenlemelerden biri sanayi kirliliğinin önlenmesine yönelik atık yönetimi. Dolayısıyla Türkiye’de de sanayi işletmeleri, lisans ve emisyon limit değerleri temelinde sıkı koşullara tabi tutulacak. </p>
<p>İşletme izin prosedürlerini yürüten farklı kamu kurumları arasında etkin bir eşgüdüm mekanizması oluşturulacak. Buna ilaveten, atık oluşumu ve bertaraf edilmesi, enerji verimliliği, hammadde kullanımı, gürültü, kazaların önlenmesi gibi hususlar bütünsel bir yaklaşımla ele alınacak. Kirliliğin kaynakta kontrolü, azaltılması, yeniden kazanımı ve geri dönüşümü gibi önlemler yoğunlaşacak. </p>
<p>Şirketlerde çok geniş kapsamlı bir geri dönüşüm süreci yaşanacağına dikkat çeken Gümüştekin’e göre, AB çevre politikasına uyum kapsamında yeni arıtma tesisleri çıkacak, bunlar da yepyeni iş sahaları yaratacak. Çevre alanında yapılacak yatırımlar 50 ila 70 milyar euro arasında değişiyor. Altyapı yatırımları en fazla masrafın yapılacağı yatırımlar olacak. Ölçüm sistemleri, yeraltı sularının temizliği, gürültü haritalarının çıkarılması gibi konularda özel sektör için yeni iş sahaları açılacak.</p>
<p>MONSTER: İSTİHDAM 100 BİNİ BULABİLİR</p>
<p>Merkezi ABD’de bulunan ve yeşil işler alanındaki kariyer imkanlarına yer veren Monster, green careers, green MBA ve alt başlıklarda yol gösteriyor. Monster Türkiye’ye göre ulaşım, inşaat, enerji, tarım gibi sektörlerde yeşil işlerin gelişmesi çok daha kolay görünüyor. Bu alanda kamu ve özel sektörün işbirliğine bağlı olarak karbon salımının azaltılması yönündeki çabalar karşılığını bulabilir.</p>
<p>Yenilenebilir enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisine yapılacak yatırımlar kısa sürede yüz binlerce yeni istihdam yaratacak. Yine yenilenebilir enerji sektöründe bulunan jeotermal, hidroelektrik, biyokütle alanlarında da yüksek seviyede istihdam potansiyeli bulunuyor. </p>
<p>Kamuda çevresel faaliyetlerde istihdam edilenlere ve özel sektörde rüzgar endüstrisinde, organik tarımda, ekolojik pazarlarda çalışanlara ve çevre mühendislerinin sayılarına bakıldığında, 50 bin kişilik bir istihdam olduğu varsayılıyor. Sadece hidroelektrik santrali, rüzgar santralleri ve jeotermal projelerin hayata geçmesiyle bu sayının 100 binin üzerine çıkması mümkün.</p>
<p>Yeşil meslekler</p>
<p>*Yenilenebilir enerji danışmanlığı: Son dönemde yenilenebilir enerji yatırımları hız kazandı. Bu şirketler için hem PR ve pazarlama açısından hem de yeni enerji kaynaklarını kullanma açısından önemli bir hamle olabilir. Bu alanda kendini geliştirecek başarılı mühendisler, MBA veya pazarlama mastırı da yaparlarsa ilerleyen yıllarda çok iyi şartlarda rahatlıkla iş bulabilirler. </p>
<p>*Yenilenebilir enerji mühendisliği: Şu anda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü enerji mühendisi yetiştiriyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerjiyle ilgili branşlarda da eğitim veriyor. Buradan mezun olacak kişiler ilerleyen yıllarda yenilenebilir enerji mühendisi unvanını alabilir ve bu alanda oluşacak meslek açığını kapatabilir. Bu alanlarda eğitim veren başka bir bölüm de Bahçeşehir Üniversitesi’nde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Bu bölüm mezunlarını oldukça cazip kariyer fırsatları bekliyor. Bu bölümden mezun olup MBA veya pazarlama mastırı yapanların önü ise daha da açık. </p>
<p>*Rüzgar enerjisi uzmanlığı: Rüzgar, en bilinen ve en popüler yenilenebilir enerji kaynaklarından biri. Ülkemizde şu anda çok sayıda şirket, rüzgar türbini yapmaya başladı. Bu meslek açısından da büyük açık var. Rüzgar enerjisi alanında ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren sadece bir kurum var. O da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgar enerjisi, rüzgar türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor. </p>
<p>*Green marketing danışmanlığı: Şirketlerin çevre politikaları ve çevreyle ilgili sosyal sorumluluk planlarını yürütmek ve duyurmaktan sorumlu. Ürünün üretiminden tüketimine kadar çevre ve doğa dostu olmasını ve doğaya katkı yapmasını sağlamak gibi görevleri yürütecek, pazarlama, işletme, endüstri veya çevre mühendisliği bölümlerden mezun, kendini pazarlama odaklı yetiştirmiş kişiler bu alanda çalışabilir. Şirketler, çevre bilinci geliştikçe böyle danışmanlara daha fazla ihtiyaç duyacaklar. </p>
<p>*Yeşil insan kaynakları yönetmenliği: Çalışanlar arasında çevre duyarlılığı yaratmaya, onların şirket kaynaklarını daha tasarruflu kullanmalarını sağlamaya yönelik bir pozisyon. Gereksiz kaynak tüketimini engelleyecek, ortak araç uygulaması, personelin çevreyle ilgili projelere katılımı, ofis ve çevrenin doğaya uygun ve doğaya zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi işlerini yapacak; işletme, insan kaynakları, çevre konusunda bilgili insan kaynakları yönetmenlerine ve uzmanlarına ilerleyen yıllarda daha çok ihtiyaç duyulacak. </p>
<p>*Çevre ve enerji hukuku uzmanlığı: Şirketlerin doğal kaynaklar ve enerji konularını yasal mevzuata uygun şekilde ve çevreyle uyumlu şekilde yönetecek uzmanlara ihtiyaçları var. Bu uzmanlar, kamu ve özel sektör arasındaki hukuksal konuları çözecek, ilerleyen yıllarda AB uyum yasaları çerçevesinde şirketlerin bu yasalara uygun çalışmasını sağlayacak. Bu şekilde çalışacak enerji hukuku uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak. Bu alanda bir Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü kurulmuş durumda. </p>
<p>*Organik tarım mühendisliği: Organik ürün yetiştiriciliği son dönemde çok gelişti. Henüz bu alanda eğitim veren bir üniversite yok. Ancak ziraat mühendisleri kendilerini bu alanda geliştirirlerse önemli bir iş imkânına kavuşabilirler. </p>
<p>*Doğal yaşam koçluğu: Gıda mühendisliği, ziraat mühendisliği, çevre ve ekoloji mühendisliği alanlarından birinden mezun olup sosyoloji, iletişim, psikoloji, sağlık alanında da kendini takviye eden meslek sahipleri doğal yaşam koçu olabilir. Bunlar, hizmet verdikleri kişinin yediği yemeklerden yaptığı sporlara, tatil yapacağı yere kadar her şeyi planlayabilir. İnsanların daha uzun ve kaliteli yaşamasına katkıda bulunabilirler. </p>
<p>*Ekolojik turizm/tatil uzmanlığı: Önümüzdeki yıllarda doğa ve ekolojik turizm konusunda uzmanlaşmış, kendini yetiştirmiş rehberlere/uzmanlara ve tesislere ihtiyaç olacak. Doğal kaplıcalara sahip yerler, yaylalar, ekolojik tatil köyleri, tatil çiftlikleri, orta yaş üstü tatilcilerin ve sağlıklı tatil isteyen kişilerin çekim merkezi olacak.</p>
<p>Yeşil işlerde çalışan sayısı</p>
<p>Kaynak Dünya geneli Seçilmiş ülkeler</p>
<p>Rüzgar 300.000<br />
Almanya 82.100<br />
ABD 36.800<br />
İspanya 35.000<br />
Çin 22.200<br />
Danimarka 21.000<br />
Hindistan 10.000</p>
<p>Solar PV 170.000<br />
Çin 600.000<br />
Almanya 35.000<br />
İspanya 26.449<br />
ABD 15.700 </p>
<p>Solar Thermal 624.000<br />
Çin 600.000<br />
Almanya 13.300<br />
İspanya 9.140<br />
ABD 1.900</p>
<p>Biyokütle 1.174.000 </p>
<p>Brezilya 500.000<br />
ABD 312.200<br />
Çin 266.000<br />
Almanya 95.400<br />
İspanya 10.349</p>
<p>Hidroelektrik 39.000<br />
Avrupa 20.000<br />
ABD 19.000</p>
<p>Jeotermal 25.000<br />
ABD 21.000<br />
Almanya 4.200</p>
<p>Toplam 2.332.000</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=181" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=181&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/issizlere-yeni-is-umudu-50-bin-kisi-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TARAF GAZETESi ÇiRKiN BiR TUZAK MI KURULDU</title>
		<link>http://www.islamdenizi.net/taraf-gazetesi-cirkin-bir-tuzak-mi-kuruldu.html</link>
		<comments>http://www.islamdenizi.net/taraf-gazetesi-cirkin-bir-tuzak-mi-kuruldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 19:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Support</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[taraf gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[taraf gazetesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[taraf gazetesine tuzak]]></category>
		<category><![CDATA[taraf ne kadar taraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamdenizi.net/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Tuhaf bir ülkede yaşadığımız için her şey biraz tuhaflaşıyor. 
Bize bir tuzak kurulduğunu haber aldık, elimizde belge olmadığı için bunun ne olduğunu söyleyemiyoruz.

Onun için önce “şubemiz yoktur” türünden tuhaf bir açıklama yapmalıyım.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://image.ajans5.com/photos/523027666.jpg" alt="TARAF GAZETESI" /><br />
Tuhaf bir ülkede yaşadığımız için her şey biraz tuhaflaşıyor.<br />
Bize bir tuzak kurulduğunu haber aldık, elimizde belge olmadığı için bunun ne olduğunu söyleyemiyoruz.</p>
<p>Onun için önce “şubemiz yoktur” türünden tuhaf bir açıklama yapmalıyım.</p>
<p>Bütün savcılara buradan duyuruyoruz, “hiçbir yayın organına Balyoz Darbe Planı’nın dış tehdit bölümleriyle ilgili belge ve bilgi vermedik. Böyle bir haber yayınlanırsa o haberin kaynağı Taraf değildir. O haber onlara başka yerden gelmiştir.”</p>
<p>Bu saçma sapan gözüken açıklamadan sonra gelelim asıl konumuza.</p>
<p>Sabah gazetesi dün “bu ülkede Kürtlerin nasıl acı çektiğini”, yasaların Kürtlere acı çektirmek için nasıl “insaf çizgilerini” aşan biçimlerde tasarlandığını, insanın içini acıtan bir örnekle manşet yapmıştı.</p>
<p>Muhteşem bir gazetecilikti bence yayımladıkları haber, yazana da, manşete çıkarana da saygı ve hayranlık duymamak elde değildi.</p>
<p>Batman’da 9 ekimde bir grubun yaptığı eyleme katıldığı, bu eylem sırasında polise taş attığı ve bazı sloganlar söylediği için gözaltına alınan 15 yaşındaki Berivan, önceki gün Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı.</p>
<p>İnanmayacaksınız ama “taş ve slogan atmakla” suçlanan bu küçük kız tek celsede 13,5 yıl hapse mahkûm oldu, yaşı küçük olduğu için cezası yedi yıl dokuz aya indirildi.</p>
<p>Eylem görüntülerini izleyen polis, yüzü poşuyla sarılı bir kızın Berivan olduğuna karar vermişti.</p>
<p>Yüzü bile görülmeyen Berivan, “taş attığı” iddia edildiği için yıllarca hapis yatacak.</p>
<p>Bu karardan vicdanı yaralanmayacak kimse var mı bu ülkede?</p>
<p>On beş yaşında bir çocuğun, “taş attı” diye yıllarca hapis yatmasını adil bulan kimse var mı?</p>
<p>Küçücük çocukları “taş attı” diye hapislerde süründüren bir devlete ve o devleti yöneten siyasi iktidara kim güvenir?</p>
<p>Başbakan Erdoğan yedi yıldır iktidarda.</p>
<p>Yedi yıldır yönettiği ülkede hâlâ çocuklar böyle insafsızca cezalandırılabiliyorsa bundan hiç mi acı çekmez, hiç mi vicdanı sızlamaz?</p>
<p>“Şu kadar yol yaptık, bu kadar okul yaptık, bu kadar hastane yaptık” diye övünürken “bu kadar çocuğu hapse attık” diye de mi övünecek?</p>
<p>Her yaptığıyla övündüğüne göre çıkıp insanların önünde “hapse atılan çocuklarla” da övünse ya&#8230;</p>
<p>Yapılan yolların sorumlusu başbakan da, hapse atılan çocukların sorumlusu başka biri mi?</p>
<p>Yollardan sorumlu başbakan ve çocukları hapse atmaktan sorumlu başbakan diye iki ayrı başbakanı mı var bu ülkenin?</p>
<p>Berivan on beş yaşında.</p>
<p>Taş attığı için falan değil “Kürt olduğu” için hapiste bugün.</p>
<p>Onun gibi daha çok çocuk var hapislerde.</p>
<p>Hem “Kürt açılımı” diyeceksin hem de on beş yaşındaki kızları yıllarca zindanlarda süründürecek yasaları değiştirmeyeceksin.</p>
<p>Çocukları hapislerden kurtarmayacaksa bu “açılım” ne işe yarayacak?</p>
<p>Küçücük çocukları hapisten kurtarmaya gücün yetmiyorsa, koskoca Kürt sorununu çözmeye nasıl gücün yetecek?</p>
<p>Ne kadar yol yaparsan yap, devr-i iktidarında çocuklar hapsediliyorsa o iktidarın utançla lekelenir.</p>
<p>“Bizi gaza getirmeyin” diyor Erdoğan, bence “biraz gaza gelse” iyi olur, bu kadar “frenle” bu araba yürümüyor çünkü.</p>
<p>Bence başbakan hiç duraksamadan hemen “gaza gelsin” ve bu çocukları kurtaracak bir yasa için uğraşsın, mücadele etsin, dövüşsün.</p>
<p>Mücadelenin bundan daha kutsalı olmaz.</p>
<p>Hem unutmasın ki kendini devirmek için birbiri ardına yapılan bütün o “darbe” planları, ülkedeki bu demokrasi eksikliğinden, acıdan, huzursuzluklardan besleniyor.</p>
<p>Eğer Berivanlar hapsedilmese, Kürtlere bu kadar eza çektirilmese, ülke tam bir özgürlüğe ve eşitliğe kavuşmuş olsa, insanlar huzuru ve mutluluğu hissetse, savaş bitmiş olsa, daha geçen ay “Kafes” kod adlı darbe planını hazırlayanlar bunu yapmaya cüret edebilirler miydi?</p>
<p>Onlar çocukların acılarından medet umarak darbe hazırlıyorlar.</p>
<p>Doğu’da Kürt çocukları hapsedilirken, darbeciler de Batı’da çocukları bombalarla havaya uçurmaya hazırlanıyorlardı.</p>
<p>Biz o darbenin planlarını yayımladığımız zaman medya günlerce sessiz kalmıştı, kılını kıpırdatmamıştı, “olur mu canım bu kadar” diye mırıldanmışlardı.</p>
<p>Kafes Darbe Planı şimdi iddianameye girdi, mahkemeye sevk edildi.</p>
<p>Sanıklar darbecilikten ve “çocukları öldürmeyi planlamaktan” yargılanacaklar.</p>
<p>Kendisini yıkmak için “çocukları bile öldürmeyi” planlayabilen bu darbecilerden kendisini kalın çizgilerle ayırmalı Erdoğan, çocukları koruyabilmeli.</p>
<p>On beş yaşındaki çocukları hapsettiren başbakan olarak anılmamalı.</p>
<p>İnsan olmak, vicdanlı olmak, adil olmak, merhametli olmak başbakan olmaktan daha önemlidir.</p>
<p>Bir başbakanlık koltuğu için değmez çocukları hapsettirmeye</p>
<p><a href="http://www.islamdenizi.net/?ibsa=share&id=155" id="share-link-" rel="nofollow">Paylaş</a></p><img src="http://www.islamdenizi.net/?ak_action=api_record_view&id=155&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamdenizi.net/taraf-gazetesi-cirkin-bir-tuzak-mi-kuruldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
